Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 10)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Şans ve Balık! Sahi engel kimde?

Hayvanlar için yapılan yürüme aparatlarını görmüştüm. Sanırım pek çok kişi de görmüştür. Kedi, köpek, at, kaplumbağa gibi pek çok çeşitli hayvan sakat kalıp, engelli hale geliyor. Ama takılan bir aparat sayesinde rahatça yürüyor, hayatını böyle sürdürüyor. Ancak bir balık için yapılanını görünce şaşırmamak elde değil. Bir balık bir aparat sayesinde akvaryumda rahatça yüzüyor. Çok ilginç…

Paylaşılan fotoğraf gören herkesi yüreğinden yakalayacak türden… Balık çok sevimli ve çok tatlı görünüyor. İnsanı gülümsetiyor. Bir Japon balığı bir aparat sayesinde karın üstü durabiliyor, su altında kalabiliyor ve tek başına rahat rahat yüzebiliyor. Garip geliyor değil mi? Kimin aklına gelir? Balığa böyle bir şey yapmak… Engelli bir balık “yüzer tekerlekli sandalye” ile akvaryumda. Şaşırtıcı bir görüntü Devamını Oku »

Kişisel Çıkar mı? Adalet mi? – Hangisi Daha Önemli?

Sizi bir deneye davet ettiklerini düşünün. Deneyin kurgusu çok yalın: Siz ve tanımadığınız bir kişi iki ayrı odaya alınıyorsunuz, kura çekilerek ikinizden birine 1.000 TL veriliyor. Parayı alan kişi –siz ya da diğeri- parayı arzu ettiği oranda bölüştürüyor. Eğer diğeri bu bölüşümü kabul ederse herkes hakkına düşeni alıyor ve deney bitiyor; ama kabul etmezse kimse para alamıyor.

Diyelim ki siz “bölüştüren” oldunuz, kendinize yarıdan fazlasını alırsanız karşınızdaki kabul eder mi? Mesela kendinize 700 lira alsanız diğer kişi 300 lirayı kabul eder mi? Ya da siz “bölüştüren” değil “onaylayan” konumunda olsaydınız hangi oranı “hakkaniyetli” bulurdunuz? Diğer kişi kendine 900 lira alıp size 100 lira önerse siz “100 lira hiç yoktan iyidir.” diye düşünüp parayı almayı mı tercih edersiniz yoksa paylaşımı kabul etmeyip bölüştüren kişiyi de 900 lira almaktan mahrum mu edersiniz Devamını Oku »

99 kez başarısız mı oldunuz? Tebrikler.. İşe alındınız!

Hangisini işe alırsınız?

Bir işi 100 kez deneyip hiç başarısız olmayan birini mi? Yoksa denediği 100 farklı işin doksan dokuzunda başarısız olup sadece birinde başarılı olmuş birini mi?

Neden 99 kez başarısız olmuş bir kişiyi işe almanız gerektiğini açıklayayım:

Eğer bir şeyi hiç başarısız olmadan 100 kez başarmışsanız, bu hiç risk almadığınızı gösterir. Demek ki kendinizi sağlama almışsınız. Yeni hiçbir şey denememiş, ya da hiçbir engelle karşılaşmamışsınız. Bir damla bile ter dökmemişsiniz. Ayrıca mecbur kalmadığınız için, yeni bir şey öğrenmek zorunda da kalmamışsınız. Başarılı olmuş olabilirsiniz… ama ileri de gidememişsiniz demektir. Devamını Oku »

Filizlenen Çiçeklerden Pek de Farkımız Yok

Dünyaya gelişimizi düşünecek olursak doğada filizlenen çiçeklerden pek de bir farkımız yok. Anne ve babasının kimler olacağını önceden seçebilen birini görebilmek pek de mümkün değil. Mikro anlamda bile milyonlarca sperm ve bolca yumurta arasında oluşmuş bir tesadüfün eseriyiz. Felsefi mânâda da insan dışındaki canlılardan bir iki farkımız var. Benliğimizi ve zamanı fark edebiliyoruz. Ayrıca bilinçli bir şekilde düşünebiliyor ve onlara bağlı olarak birçok boyutta ve derinlikte üretebiliyoruz.

Varlık nedenimiz benzer, farkımız düşünsel olunca, işler bizim için biraz karışabiliyor. Çiçek düşünemediği için öylece devam ediyor ancak varoluş bizim için paradoksa dönüşüyor. Her şeye mânâ yüklemeye çalışıyoruz. Anlamaya gayret ediyoruz ancak buna gücümüz yetmeyince de kestirmelere sapıp düşünsel olarak kendimizi sürekli ikna etmeye çalışıyoruz. Bu böyledir, şu şöyledir, diğeri iyidir, öbürü kötüdür, bu doğrudur, o yanlıştır gibi yakıştırmalar ve etiketlemeler yapıyoruz. Oysa bunların hiçbirinin doğa ve barındırdığı sistemle bir korelasyonu yok. Devamını Oku »

Saygınlık mı? Sevilmek mi?

Çoğu zaman profesyonellerin sevilme ve saygı duyulma gereksinimlerini karıştırdıklarını görürüz. İşyerinde ikisi de gereklidir ancak birine diğerinden daha fazla odaklanmak gerekir. Etkili liderler işletme için yararlı kararlar alma konusunda yeteneklidir, diğer insanların bu kararlar sonucunda kendileri hakkında ne düşüneceğiyle ilgili endişe duymazlar.

Linkedin’de yayınladığı yazısında, Fortune 500’e giren şirketlere kurumsal danışmanlık yapan Kurumsal Eğitmen Shivani Bhagi, bilgi işlem ve yönetim danışmanlığı yapan şirketlerle çalıştığında, verdiği kararların bir kısmının çevresindekileri mutsuz ettiğini gözlemlerdi. Bhagi kısa zaman içinde, amacının popülarite yarışmasında birinci olmak olmadığının bilincine vardı ve kurum için optimum çözümler üretmenin peşine düştü. Devamını Oku »

Girişimciler için söylenmiş en güzel “özlü sözler”

Hepsini tanıyoruz. İsmen. Edindikleri sarsılmaz itibarlarıyla. Sözünü ettiğimiz isimler, yaşayan efsaneler, jenerikleşmiş ev aletleri isimleri, süper starlar. Bu girişimciler her türlü aksiliğe ve engele rağmen, kendilerinin bile hayal edemeyecekleri başarılara ulaşmış kahramanlar. Peki, bu hayal güçlerini aşan başarılara nasıl imza attılar? Onları ne harekete geçirdi, onlara yön gösterdi? Onları fişekleyen şey neydi?

Olağan bir değişimden mi geçtiler? Her şey üstün zekâlarının bir ürünü müydü, yoksa şans her şeyi lehlerine mi çevirdi? Aslında bunlardan biri değil, her birinin bir araya gelmesi ve beklenmedik bir tepkime yaratmaları. Hayranlık uyandıran, akıllı iş modellerinin ve çekici kişisel markalarının ardında, derin bir karakter mevcut. Çok az insanın düşündüğü şekilde düşünme yetisine sahipler. Devamını Oku »

“Kendini başkasıyla kıyaslama” huyumuzdan nasıl kurtulabiliriz?

 

En yaygın ve en yıkıcı günlük alışkanlıklardan biri, sürekli olarak kendini ve hayatını başkalarıyla ve onların hayatlarıyla kıyaslamaktır. Arabaları, evleri, işleri, ayakkabıları, parayı, ilişkileri, popülariteyi, kısacası her şeyi kıyaslarsınız.

Günün sonunda özgüveniniz dibe vurur ve olumsuz duygular sizi sarar. Peki ne yapabilirsiniz? Bu alışkanlıktan nasıl kurtulabilirsiniz?

Bu alışkanlıkla başa çıkmanıza yardımcı olacak 3 basit adımı paylaşacağız, ancak bunları gerçekleştirmek zaman aldığından kendinize biraz süre tanıyın ve sabırlı olun Devamını Oku »

Özgeçmişimde yalan söylersem başıma neler gelir?

İş görüşmelerinde sizleri öne geçirecek önemli noktalar arasında yer alan özgeçmişler hazırlanması oldukça zor formlar olarak değerlendirilebilir. Başarılı bir özgeçmiş sizler hakkında geniş bilgilerin edinildiği kaynak görevi üstlenmektedir. Bu kaynak insan kaynakları personelleri tarafından oldukça dikkate alınmaktadır ve mülakat görüşmelerinin özgeçmiş çerçevesinde ilerlemesini sağlamaktadır.

Üstün özelliklerinizin vurgulandığı özgeçmişleriniz de sizlerin mevcut işe alınacak ve o işe en iyi uyumu sağlayacak aday olmanızın eşleştirilmesi ile gerçekleşmektedir. Bu noktaya ortaya çıkan bir sorun ise, özgeçmişte yalan ifadelerde bulunulmasıdır. Özgeçmişinizde yazdığınız bilgilerin insan kaynakları tarafından doğru olarak değerlendirilmesi sizlere işe alım sürecinde öne geçirmektedir. Ancak bu bilgilerin doğruluğu işe alım aşamasından hemen önce teyit edilebilir Devamını Oku »

Yalancının Mumu “Çok Düşününceye” Kadar Yanar

Kendi Kutup Yıldızını Bul 2” adlı kitabında Nüvide Gültunca Tulgar ilham veren kısa hikâyelere yer verir. Okul Telefon Rehberi hikâyesi bir tebessümle sevdiklerimiz için uydurduğumuz bahaneleri, yalanları mizahi bir kalemle ele alır. Okulun santraline bağlandığınızda, sizi şöyle bir ses kaydı karşılar:

“İyi günler. Okulumuzun otomatik santraline ulaştınız. Lütfen aradığınız numarayı tuşlayınız. Numarayı bilmiyorsanız;

Çocuğunuzun okula neden gelmediğiyle ilgili yalan söylemek için -1’e

Çocuğunuzun ödevini neden yapmadığıyla ilgili bahaneler uydurmak için -2’ye

Yaptıklarımızla ilgili şikâyette bulunmak için -3’e”

diye devam eder.

Keşke diğer alanlarda da söylenen yalanları ve uydurulmuş bahaneleri saptamak, çocuklarımız için söylediğimiz yalanları saptamak kadar kolay olsa diyebilirsiniz. Velilerin sıklıkla söyledikleri beyaz yalanları tespit etmek için yalan makinelerine ihtiyaç yoktur Devamını Oku »

Amacınızı Bulamıyorsanız Yaratın

“Amacımı nasıl bulacağım?”

6 yıl önce, Daniel Gulati ve Oliver Segovia ile birlikte Passion & Purpose’ı yayımladığımızdan beri, genç ve yaşlı birçok insandan amaç ile ilgili yüzlerce soru aldım. Hepimiz bir amaç arıyoruz. Çoğumuz hiçbir zaman bulamayacağımızı, kaybetmiş olduğumuzu ya da bir şekilde yetersiz kaldığımızı düşünüyoruz.

Tüm bu endişelerin içinde, amaç ile ilgili temel olduğunu düşündüğüm bazı kavram yanılgılarından da muzdarip oluyoruz. Bu kavram yanılgıları, en temiz biçimde, benim sık sık muhatap olduğum şu soru ile özetlenebilir: “Amacımı nasıl bulabilirim?” Bu kavram yanılgılarıyla mücadele etmek, daha derli toplu bir amaç vizyonu geliştirmemiz için hepimize yardımcı olabilir Devamını Oku »