Anasayfa / Özgüven Geliştirme / Hayata güvenebilmektir yaşamın temeli

Hayata güvenebilmektir yaşamın temeli

Hayat sonsuz bir arayış. Sonu olmayan keşiflerle dolu zamanlara dalış. Sanırız ki para kazanmayı, kariyer sahibi olmayı ya da başarılı olmayı öğütleyen ebeveynler çocuklarının daha rahat bir gelecek elde etmesini istediklerinden bu tür öğütlerde bulunurlar… Oysa, çabaların çoğu, tatminkar bir hayat umududur. Tatminkar hayat rahat hayattan farklıdır. Tatminkar hayatın içinde zorluklar bulunur, umut bulunur, azim bulunur, tutku bulunur, hareket bulunur, sevinç bulunur, amaç ve anlam bulunur.

Rahat hayatsa durağandır. Sıkıntı yaratır.

Hayatın hangi noktasında olursanız olun, hangi gelir seviyesinde olursanız olun, hangi yaşanmışlıklardan geçerseniz geçin, tatminkar hayatın daha sağlıklı ve mutlu bireyler yarattığını göreceksiniz.

Tatminkar bir hayat için hayata güvenmeyi öğrenmek gerekiyor. Çünkü hayata güven, umudu getiriyor. Umut yaratma isteğini tetikliyor, yaratmak hareketi körüklüyor. Hareket ilerlemeyi getiriyor.

Bizler hayattan ve hayatın içinde var olanlardan besleniriz. Hayata güvenmek hayatın bize sunacaklarının güzelliğine ve verimliliğine de inanmaktır. Hayata güvenmek kendimize güvenmekten daha farklı bir durum… çünkü zorlukların üstesinden gelebilmek, amaçlarımıza ulaşabilmek, kendimize güven kadar hayatın içindekilere güveni de gerektirir. Öyle ki, hayata güvenmek, etrafınıza da güven saçabilmeniz anlamına gelir. Güvene dayalı her birliktelik, ileri doğru sağlam adımlar atabilmektir. Güveniniz kırıldığında yeniden yükselebilme cesaretini içimizde bulabilmektir…

İlgili Yazı :   "Böyle olacağı belliydi" demekten kurtulmak için

hayata güven

Bu düşünceleri yazmama sebep olan geçen hafta Hindistan’ın Rajahstan köylerinde dolaşırken, köylülerin yoklukları diz boyu olduğu halde yüzlerinde yakaladığım ifadeleri oldu. Tanrı’nın unuttuğu uçsuz bucaksız noktalarda içme suyunuzun olmadığı, elektriğinizin çalışmadığı, aşınızın kısıtlı olduğu, eğitiminizin mümkün olmadığı, yani kısaca dünyayla kopuk yaşadığınız bir ortamda nasıl tatminkar bir hayat yaşayabilirsiniz ki?

Bu sorunun güçlü cevaplarından biri önce “hayata güven” oldu. Ümidi kaybolan bir toplum yaşayabilir miydi ki?

Yazan : Fatmanur Erdoğan / Kariyer Yolculuğu

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

10 yorum

  1. SLM BEN BU YAZIYI BEĞENDİM AMA YAZININ İÇİNDE TANRININ UNUTTUĞU DİYE BİR YAZININ GEÇMESİ HİÇ HOŞUMA GİTMEDİ ÇÜNKÜ ALLAH HİÇ KİMSEYİ UNUTMAZ UNUTAN BİZİM GİBİ VEFASIZ İNSANLARDIR.KEŞKE BİR GÜZEL YAZI YAZARKEN BÖYLE ALLAH’I KARIŞTIRMASAK ÇOK DAHA GÜZEL OLUR VE GÜNAH İŞLEMEYİZ.

  2. Ben de arkadaşa katılıyorum.Böyle kelimeler kullanmayalım lütfen.Alemlerin Rabb i yarattığı kullarını unutacak değildir.Bu tür olaylar hem bizlere hem de bu olayları yaşayanlara bir imtihandır.Sizin yazdıklarınızı büyük-küçük herkes okumaktadır.Daha dikkatli olalım lütfen.Yazarak bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim.

  3. “Tanrı’nın Unuttuğu” Sadece Deyimdir. Unutulmuş, Terk Edilmiş, Issız Gibi Anlamlara Gelir. Günah Ağızdan Çıkan Bu İki Kelimeyle İşlenmez, Günah İnsanın İçinde, Hal ve Hareketlerindedir. Yazıdan Çıkarmanız Gereken Onca Ders Varken O İki Kelimeye Nasıl Oldu da Takılabildiniz Hayret Ettim Doğrusu.

  4. Yazıyı büyük bir begeniyle içtenlikle okuyordum ki;şu cümle>>>”Tanrı’nın unuttuğu uçsuz bucaksız noktalarda”yazının güzelligi aldı gitti sanki.İnanç değerine ters düşen bir cümle kullanılmış.Herkesin okuyabilecegini düşünülerek yazılmalıydı oysaki.

  5. bu kelime deyim olsa bile hoş karşılanmayan bir ifadedir o kelime orada yazılmasa idi cok güzel bir yazı dizisi diyebilirdim ama yinede emeğe saygı için güzel diyorum

  6. laf ağızdan çıkana kadar bizim esirimizdir çıktıktan sonra biz onun esiri oluruz…

  7. Şöyle bir düşünecek olursanız tanrıya verilen değer vardır ifadede.
    Bu kelimeye takılmanız gereksiz bir polemik. Dar açılardan bakmayalım lütfen, okuduklarımızı anlamak yükümlülüğü de yok ayrıca.

  8. yazıyı çok beğendim, işin dini boyutunu her şahıs kendine saklasın ve yazan kişiye de haksızlık edilmesin, sonuçta sizin de bu yazıyı okuyup birşeyler başarma içgüdünüz yine dünyalık bir başarı içindir, bunlara takılırsanız zaten yazının asıl anlatmak istediğini bu tartışma esnasında unutmuş olursunuz, okuyun, emeğe saygı duyun, geçin ,,,

  9. sevcan kardeş,’günah ağızdan çıkan bir kelimeyle işlenmez’ifaden aslında günah kavramını tam alarak kavrayamadığını sanıyorum.(küfür ağızla işleniyor,günah değil mi?)yazar genel manada anafikir olarak güzel bir konuya temas etmiş,ama tanrının unuttuğu yer diye bir cümle kurması yanlış(dinimizde şirke sayılabilecek veya dini manada hoş olmayan cümleleri bilmediği kanısındayım.art niyet ile söylenmiş bir cümle değildir.çokta takılmamak gerek almamız gerekeni alalım bu bize kafi…

  10. söyledikleriniz cok makul, insani umutlandiriyor ama inanc boyutu cok yanlis, hayata güvenmek nasil olurki kimki bu hayatta ona güveneyim.Dogrusu Allaha güvenmektir. böyle sizin gibi zeki bir insan nasil olurda Allahi tanimaz,aklim almiyor dogrusu. Sonra insani hayat” unutur” ama Allah asla unutmaz,bu cümlede biraz arka mahalle agziyla yazilmis gibi..

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

TAVSİYE

özgüvensizlik ve güvensizlik

Güvensizlik Duygusunu Nasıl Yeneceğiz?

Raymond içine kapandı. Sandra tamamen çöktü. Halbuki ikisinin de başarılı bir geçmişi ...