Anasayfa / Kadınlar / Kadının başına gelen ya meraktan ya da…

Kadının başına gelen ya meraktan ya da…

Annemizin karnından çıktığımız günü bir hatırlasak… Bir aileye doğmuşuz, bir şehirde, belli bir dili konuşan, belli bir dine inanan, belli bir kültürde yaşayan, belli yargılara ve ahlak kurallarına sahip.. Sonra gün be gün büyümeye başlamışız. Çıplak doğmuşuz da, üzerimize giysi, kural, din, ırk diye örtülenlerle şekillenmişiz. Türkçe, İngilizce veya Almanca konuşmayı öğrenmişiz; Müslüman, Hıristiyan veya Musevi olmuşuz; kız veya erkek çocuğu olmamıza göre de toplumda belli bir yere, konuma, haklara sahip olmuşuz. Çok soru sormamışız. “İnsanın başına gelen ya meraktan..” demişler, inanmışız. Herşeyi olduğu gibi almışız, kabul etmişiz. Bundan farklı olması mümkün değilmiş gibi benimsemişiz bize sunulan hayatı. Sorgulamadan.

Neden sorgulamıyoruz? Neden herşeyi kopyala-yapıştır yöntemi ile alıp, bize hizmet etmeyen doğruları sorgulamadan kabul edip, istemediğimiz hayatlar yaşıyoruz? Mesela Türkiye’de, neden evlilik öncesi cinsellik kadına yasak da erkeğe değil? Neden yabancı filmlerde gördüğümüz hayatları ayıplıyoruz da, acaba aslında o da olabilir mi diye sorgulamıyoruz? Tanrı erkeği kadına göre daha mı üstün yarattı? O zaman neden kadına da, erkeğe de 9 ay kendi bedeninde taşıyıp can veren kadın? Neden bir kadın, bankadan aldığı bir spermle bile bir çocuk sahibi olabilecekken, bir erkek her şekilde bir kadın rahmine ihtiyaç duyuyor bir çocuğu olabilmesi için. Kadın bedeni olmadan bir erkeğin bir çocuğu olamıyor, ancak bir kadın bir erkek bedenine ihtiyaç duymadan da bunu gerçekleştirebiliyorsa, nerede erkeğin üstünlüğü?

Asıl sorulması gereken en önemli soru: Neden kadınlar buna ses çıkartmıyor?

Neden cinsellik bu kadar tabu mesela kadın için? Veya erkeğe de yasaksa, neden bu kadar çok erkek evlilik öncesi cinselliği yine de yaşıyor ve kimse bunu ayıplamıyor? Peki bu erkekler cinselliği kimle yaşıyor? O kadınlar kim? Neden evlenilecek ve eğlenilecek kadın ayrımı yapılıyor? Neden bir erkeğin tek başına yaşaması gayet normal karşılanırken, bir kadının yaşaması ayıp kaçıyor? Ve asıl sorulması gereken en önemli soru: Neden kadınlar buna ses çıkartmıyor???

kadinlar-ve-merak

Hani biz kadınlar meraklıyızdır ya..

Bu soruların cevaplarını henüz bilmiyor olabilirsin. Ama en azından soruların var artık. Sor, sorgula, merak et, araştır. Bilgiye erişim artık hiç olmadığı kadar kolay. Hani biz kadınlar meraklıyızdır ya, bu merakımızı araştırmaya, öğrenmeye yönlendirsek mesela? Daha çok okusak, daha çok sorsak, daha çok araştırsak?  Zaten biz sorguladıkça, cevapları da önümüze geliyor.

Kabımıza sığmıyoruz, çünkü yanlış bir kaba konuyoruz, belki bir kaba konuyor olmamız bile yanlış..

Tanrı’ya, evrene bir güvensek, sorduğumuz sorunun cevabını önümüze getireceğine dair. Tek yapmamız gereken, önümüze sunulan hayatı sorgulamak. Hiçbirimiz istemediğimiz bir hayat yaşamak zorunda değiliz. Ve içten içe biliyorum ki, hiçbirimiz ikinci sınıf olarak görüldüğümüz bu toplumda bu şekilde yaşamaktan memnun değiliz. Sadece çocuklara bakmak, evi çekip çevirmek, yemek yapmak, kocasına ve çocuklarına hizmet etmekten daha fazlasıyız. Hepimiz içimizde bunu hissediyoruz. O içimizdeki boşluk, tatminsizlik, huzursuzluk hissimiz işte bundan. Kabımıza sığmıyoruz, çünkü yanlış bir kaba konuyoruz, belki bir kaba konuyor olmamız bile yanlış.

Kadın, özünde kadın, çok yüce bir varlık. Erkeğe de, kadına da hayat veren kadın SENSİN. İstediğin, özlemini duyduğun hayatı da yaşayabilirsin. Sadece kendini dinle. İçini dinle. O içeride sana bir şeyler fısıldayan ses, senin özünün sesi.. Bir bıraksan, bir izin versen de çıksa dışarı.. Kulak ver bakalım sana neler diyecek.. Korkma ondan.. Başkalarının sana direttiği doğrular değil, o içinden gelen ses sana doğru yolu gösterecek.. Hep söylenildiği gibi, sev kendini ve içindeki o sesi.. Sen de, o ses de, çok önemli ve değerlisiniz, ve dinlemeye değersiniz.. Hadi, derin bir nefes al ve kendini dinlemeye başla artık..

Yazan : Esra Paça / Mobius Danışmanlık

Hakkında Esra PAÇA

Esra Paça, herşeyden önce bir kadın olarak, İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası Finans bölümününden birincilikle mezun oldu, daha sonra İngiltere’de Essex Üniversitesi’nden Uluslararası Yönetim dalında yüksek lisans diplomasını alıp Türkiye’ye döndü. Aldığı Bireysel Gelişim eğitimlerinden sonra Mobius Danışmanlık isimli kendi şirketini kurdu. Halen “önce kadın” Eğitimleri’yle, ataerkil dünyada, kadın gücünü, kadınlara hatırlatmayı hedeflediği eğitimler vermektedir.