Anasayfa / Motive Olmak / “Ölüm” Nasıl Güzel Bir Günde Gerçekleşir?
Güzel bir günde ölmek
Ölmeden önce herkes, neden kaçtığını ve neye koştuğunu ve bunun nedenini, öğrenmeye çalışmalıdır.

“Ölüm” Nasıl Güzel Bir Günde Gerçekleşir?

Ölüm güzel bir günde gerçekleşebilir mi? Şöyle düşünün… Hayata gözlerimizi açtığımız andan itibaren bize ayrılan sürenin sonuna doğru yavaşça ilerliyoruz. Her geçen gün, takvim yaprakları birer birer azalmaya devam ediyor. Özellikle kendimizle daha çok baş başa kaldığımız pandemi döneminde, aklıma takılan bir soru oldu. Nasıl olur da güzel bir gün ölmeyi başarırız?

Güzel bir gün ölmek fikri başta çok garip gelse de, düşüncenin içine girdikçe hayatın en önemli sınavını en güzel gününde vermenin inanılmaz bir his olacağı fikrine kapıldım. Hatta şu an bize ‘son gününüzü nasıl yaşamak isterdiniz?’ diye sorsalar, eminim ki çoğumuz en sevdiğimiz insanlar ile çok mutlu bir gün geçirdikten sonra bu hayata veda etmek isteriz.

Ölüm Kaçınılmaz Sondur

Şüphesiz ki ölüm, biz canlılar için kaçınılmaz bir sondur. Yakınlarınızdan veya çok sevdiğiniz birisini kaybetmemiş biriyseniz ki öyleyse bu konuda çok şanslısınız, bu duyguyu anlamanız sizin için biraz daha karmaşık olabilir. Her şeye çözüm olarak gösterilen paranın dahi asla çözüm olmadığı ucu bucağı olmayan bir duygudur. Zamanın önüne geçemez, ilerletemez ve adeta sizi silkeleyip kendi hayatınızı sorguladığınız bir an yaşatır.

Bu hayattaki amacım nedir? sorusundan başlayıp, öldükten sonra geride kalanları düşünmeye kadar gider bu an. O kısa zamanda hatırladığımız yerden itibaren hayatımızı göz önünden geçiririz. Hayatımıza girip bizde iyi kötü iz bırakanlar insanlar, hatta daha çok kötü iz bırakanlar, bizi sevmeyenler, bizim daha çok sevdiklerimiz, okulumuz, arkadaşlarımız, akademik başarılarımız her şey bir anda önümüze serilmeye başlar. İşte tam o an kocaman bir şüphe kaplar içimizi. ‘‘Peki ben tüm bunlara rağmen güzel bir günde ölebilecek miyim?’’

Bir isteğin olduğu sürece, yaşamak için bir nedenin vardır, kesin tatmin ölümdür. – Bernard Shaw

İdeal Hayat ve Başlangıçlar

Toplumun bize dayattığı ideal hayat için bazı kurallar vardır. Eğitim hayatımızdaki ilk önemli ve tekrarı olmayan sınavımız olan liseye geçiş sınavında iyi bir okul kazanmak önemli bir başlangıç olacaktır. Daha sonra gireceğimiz üniversite sınavında yine iyi bir okul kazanmamız beklenir ki eşe dosta gurur duyarak kazandığımız okul anlatılsın. Üniversite biter iyi bir işe girmemiz beklenir. İş koşullarımız ne kadar iyi olursa olsun devlet kurumlarında çalışmadığımız sürece yine eşi dostu memnun edemeyecek hale düşmüş oluruz. İyi bir işten sonra artık iyi bir eş sözü kulaklarımıza fısıldanmaya başlar. Sıraya göre gidecek olursak iyi bir eşten sonra tabii ki iyi bir -bir kaç- çocuk yetiştirmek gelir. Bu sıra bizim bu dünyadan silinip gideceğimiz ana kadar uzayıp gider. Toplumun bize bir faydası olmadan bizden vermemizi istedikleri hiç bitmez.

Güzel Anılar Biriktirmek

Bir isteğin olduğu sürece, yaşamak için bir nedenin vardır, kesin tatmin ölümdür. – Bernard Shaw

Başarmaya çalıştığımız her olgunun başında ‘iyi’ sıfatının olmaması bizi hayatta başarısız olarak görmeleri için yeterlidir. Sözde eşin dostun bize dayatmış olduğu ideal hayat algısı peşimizi hiç bırakmaz. Peki biz bu ideal hayattan ne kadar mutlu olacağız? Bu hayatta gerçekten iyi bir işimin olmaması beni tüm hayatımda başarısız damgasıyla yaşamaya mı mahrum bırakacak? Veya bir kadın olarak çocuk doğurmamış olmam, benim kadınlığımı alıp götürecek mi? Maalesef ki toplumun bize küçüklüğümüzden beri beynimize ince ince işlenen bu ideal hayat tutsaklığından çıkamadığımız sürece, bu soruların cevabı hayatımız boyunca alnımızda kocaman bir EVET yazısı olarak kalacaktır.

Ölmeden önce herkes, neden kaçtığını ve neye koştuğunu ve bunun nedenini, öğrenmeye çalışmalıdır. – James Thurber

Güzel Bir Günde Ölebilmek mümkün mü?

Şimdi en baştaki soruya dönecek olursak, bunlara rağmen güzel bir günde ölebilecek miyim? Bu sorunun cevabı buraya kadar okuyanlar için çok kolay olması gerekmektedir. Güzel bir günde ölebilmek için yapmamız gereken tek şey kendimizi sevip kendimize sahip çıkmaktır. Herkesin fikrini dinleyip değerlendirip, en sonunda kendi kararlarımızı vermektir. Sonuçları ne olursa olsun her hatayı cebimize tecrübe diye ekleyip hayata devam etmektir. Keşke kelimesini kullanmak yerine İYİ Kİ kelimesini günlük yaşantımızda çoğaltmaktır. Hayatımıza girip bizi yaralayıp giden insanların yükünü, hayatımız boyunca kendi omuzlarımıza yük etmemektir. Benliğimizin benimsediği ideal hayat konseptini yaşamaktır. Kısacası hayatımızın merkezine gerçek anlamda kendimizi koyduğumuz zaman ölümün bizi güzel bir günde bulması muhtemeldir. Çünkü dolayısıyla her günümüz güzel geçecektir.

Zaman düşüncelerimizin ötesinde işliyor. O yüzden artık sadece düşünce yetmiyor. Ancak aslına bakılacak olursa da, her şey tek bir düşünce değişikliği ile başlıyor. Siz de bugün kendinize bir iyilik yapıp, kaçınılmaz gerçeğimiz olan ölümün güzel bir gün gerçekleşmesi için yollar arayın. Son olarak dinlemeyi çok sevdiğim, bu konuda bana ilham kaynağı olan Teoman’ın Güzel Bir Gün şarkısına da buradan ulaşıp dinlemenizi tavsiye ederim. Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkürler.

Yazan ve Kaynak : Esra Altıok, medium

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

2 yorum

  1. Şarkıyı dinledim, ruhum açıldı,(yazı da çok gerçekçi ve pozitif) çok çok teşekurler.

  2. Sinan Canbolat

    Çok güzel bir yazı olmuş gerçekten, teşekkür ediyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.