Anasayfa / Etiket Arşivi: sevgi

Etiket Arşivi: sevgi

Pişmanlık da sevdaya dahil mi?

Bu kez hayat hakkında tespitte bulunup öğütler vermek yerine kendimle ilgili eleştiride bulunmak, belki de biraz içimi dökmek istiyorum müsadenizle.

Konumuz sevgi ve pişmanlık. Sizi bilmem ama ben pişmanlık yaşamadan bir insanı sevdiğimi, ona değer verdiğimi anlayamıyorum. Ne acı değil mi? Evet genelde duygusal ilişkilerde oluyor bu durum. Bir takım korkular, kalıplar ve önyargılar sayesinde önce akıl almaz hatalar yapıyor veya olduğum gibi davranamıyorum. Sonra karşıdan tepki aldığımda dank ediyor her şey. “Ben ne yaptım böyle?” diyorum. Diyorum, diyorum da zamanı geri alamıyorum ki! Çoğu zaman kendini anlatamıyorsun da karşı tarafa. Devamını Oku »

Sevginin fazlası da zehirliyor. Nasıl mı?

“Daha fazla sevgi göstermemin zararı olmaz”, “ne kadar sevsem yetmez” diyorsanız her an bir sorunla karşılaşmak üzere olabilirsiniz! Uzmanlara göre sevginin fazlası zarar. Hatta sevgi zehirlenmesine yol açabilecek kadar büyük zarar. Duyguların aşırı yaşandığı, kişinin davranışlarını kontrol edemez hale geldiği durumlarda kendini gösteren sevgi zehirlenmesi, aşırı odaklanma, kontrol duygusu ve kaygı şeklinde belirtiler veriyor…  “Sevgi de zehirler mi” demeyin. İşin uzmanına göre, duyguların aşırı yaşandığı Devamını Oku »

Sevgiyi bilmek ve o yüreği taşımak çok önemli

Alışverişe çıkmak üzere evden ayrılan bir kadın, kapısının önündeki kaldırımda oturan bembeyaz sakallı üç yaşlıyı görünce önce duraksadı, sonra onları, tüm içtenliğiyle evine çağırdı : “Burada böyle oturduğunuza göre, üçünüz de kesinlikle acıkmış olmalısınız”, dedi ve ekledi “Lütfen içeri gelin, size yiyecek bir şeyler hazırlayayım.” Üç yaşlıdan biri, kadına, eşinin evde bulunup bulunmadığını sordu. Kadın, kocasının biraz önce çıktığını ve evde olmadığını söyledi. Yaşlı adam, başını iki yana salladı; “Eşiniz evde değilse, biz de davetinizi Devamını Oku »

Düşündüm de sevmek…

Düşündüm de, ya sevmek diye bir şey olmasaydı… Her sabah güneşi karşılayabilmek için kilometrelerce yolu yürüyüp o tepeye çıkabilir miydik(?) ve bazı akşamlar gidişine üzülüp arkasından ağlamak… El açıp yalvarabilir miydik, bizi onsuz bırakmasın diye… Düşündüm de, sevmek olmasaydı varoluşta, nasıl yaşardı yaşamları yok edenler… Onların da seveni var, hem çok uzakta hem de yakın… Öylece izliyor sevdiğini, bir gün kendisini hatırlar mı diye. Kaçıyorsa sevilen, seven “yolun açık olsun” diyor, hoşgörü ile. Devamını Oku »

Beynimizde neden fırtınalar kopuyor?

Beynimiz sadece pozitif düşünceler üretmiyor. Bazen de negatif düşüncelerin karanlık sularında fırtınalar patlıyor. Peki neden beynimizde ansızın fırtınalar kopuyor? Günlük hayatımızdaki gelgitlerin arkasında ne var? İşte cevabı… İnsanlar sevgi, şefkat, empati, mizah gibi dünyayı daha iyi ve yaşanılabilir kılan özellikler kadar; kötülük, nefret, acımasızlık, ihanet ve yanlış anlama gibi karanlık özellikllere Devamını Oku »

Lev Tolstoy ve Mutluluğun 3 Anahtarı

Bugüne kadar yazılmış romanların en iyisini yazdı. Soyluydu, zengindi, meşhurdu ama mutluluğun bunda olmadığını hissediyordu. Hayatının belli devresini “boşa geçmiş yıllar” olarak tanımlasa da, hakikat arayışına koyulduğu günden itibaren mutluluğun kaynağına doğru yılmadan ilerledi. 82 yaşında evinden ayrıldığında sırtında ufak çuvalı, aklında büyük düşünceleri, ruhunda yüce duyguları vardı; hakikatle buluşmak için zamanın gitgide daraldığının farkındaydı. Birkaç gün sonra küçük bir istasyonda vefat ettiğinde, istikametin İstanbul olduğunu pek az kimse biliyordu. Devamını Oku »

Eğer O’nu hatırladıkça… (Aşkın Tarifi)

O’nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz… Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz… ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin… O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain… Devamını Oku »

İş yaşamında ‘bağışlama, sevgi, vicdan ve ruh temizliği’

İnsanlar yaşamlarında ve işlerinde anlam bulmayı öncelikleri arasına yerleştirirken maneviyat ve pozitivizm gibi kavramlar önem kazanmaya başladı. Bağışlama, sevgi, vicdan, ruh temizliği gibi kavramlar da iş yaşamına giriyor. Devamını Oku »