Anasayfa / Başarı Yazıları / Yapıcı ve Yıkıcı Düşünme!

Yapıcı ve Yıkıcı Düşünme!

Eleştirel düşünme, gelişmenin anahtarıdır. Eleştirilebilen bir şeyin geliştirilebilen bir tarafı vardır. Dolayısıyla her türlü eleştiri bir tür hediyedir. Eleştiriler yapıcı ve yıkıcı olarak ikiye ayrılabilir. Yapıcı eleştiriler, herhangi bir şeyin geliştirilebilir yönüne dikkat çeken eleştirilerdir. Yıkıcı eleştirilerse, sadece yıkmak ve yok etmek için getirilen eleştirilerdir. Yıkıcı eleştirilerin yaygınlığı, yapıcı eleştirilerin değerinin anlaşılmasını engellemiştir. Aslında yıkıcı eleştirilerden de öğrenilecek bir şeyler vardır; ancak yıkıcı eleştiri getiren kişinin düşmanca tavrı, bu eleştiriye uğrayan kişiyi duygusal olarak bozguna uğratır ve eleştiriden yararlanabilecek durumu kalmaz.

“Bu araba çok sarsıyor” dediğimiz de aslında bir eleştiri getirmiş oluruz. Ancak bu eleştirinin söylenme şekli, yapıcı ya da yıkıcı eleştiri olmasını belirler. “Bu araba çok sarsıyor” dediğimizde, arabada düzeltilmesi gereken bir tasarım hatası olduğunu ya da değiştirilmesi gereken bir parça olduğunu söylemiş oluruz. Arabanın sahibi, gerekli değişiklikleri yaptığında arabanın sarsılması sona erecektir. Bununla birlikte “Bu araba çok sarsıyor” sözü, bir şikayet olarak ya da “Senin araban beş para etmez” anlamına gelen bir aşağılama olarak da söylenmiş olabilir. Bu şekilde söylendiyse yıkıcı eleştiri sınıfına girer. İnsanları zaten üzen ve eleştirilerden uzak durmak istemelerine yol açan bu aşağılama türünden eleştirilerdir.

İlgili Yazı :   Anlatmak için yaşamak

Eleştirel düşünme, sorgulamayı ve daha iyisini istemeyi talep etmeyi ve alternatifini önermeyi içerir. Bununla birlikte eleştirel düşünme bazen şikayetlerle karıştırılır. Örneğin, yoğun kar yağışı yolları kapattıysa, “Allah kahretsin, neden kar yağıyor” demek; herhangi bir değişikliğe yol açmayacak gereksiz bir şikayettir. Getirilecek eleştiri; bir iyileştirme / geliştirme önerisi içermese de değişiklik yapılabilir bir konuda olmalıdır. İnsanoğlunun kar yağışına bulabildiği bir çare yoktur. Biz istesek de, istemesek de kar yağacaktır. Bizim yapabileceğimiz tek şey yolları açık tutmakla ilgilidir.

Eleştirel düşünmeyi, yıkıcı eleştirilerden ve şikayetlerden ayırmalıyız. Eleştirel düşünmenin bir akışı vardır. Öncelikle var olanlar eleştirilir. Bu anlamda çevremizde olanlar ve bazen olmamaları dolayısıyla sorun olarak var olanlar incelenir. Aynı zamanda rutin olarak yaşamımızda var olanlarda sorgulanır. Aşağıdaki soru seti, eleştirel düşünme için kullanabileceğimiz bir soru setidir: Bu neden var? Bu neden yok? Bunun daha iyisi olamaz mı? Bunun daha pratik olanı yok mu? Bu tamamen olmadan yaşayamaz mıyız? Başka bir koşul olsaydı, daha iyi olur muydu? Bu nesnenin / sistemin / kavramın olmaması neyi değiştirir? Bunun olması mantıklı mı? Bu olması gereken bir şey mi? Yoksa bir şekilde yaşamımıza bir gün girmiş ve o günden beri var mı? Sorgulanması ve yaşamımızdan çıkarılması mı gerekiyor?

İlgili Yazı :   Öncelikle "başarısız olmak" öğretilmeli!

Eleştirel soru setinin kullanımını birkaç değişik konuda inceleyebiliriz.
Neden bütün dersler okullarda yapılıyor? Derslerin bazı bölümleri, müzelerde işlenemez miydi? Örneğin tarih dersi müzede olamaz mıydı? Coğrafya dersinin bazı kısımları açık havada işlenemez miydi? Belgeseller neden ders olarak gösterilmez?

Neden okul servislerinde öğrenciler için emniyet kemeri olmaz? Öğrenciler, emniyet kemeri taksalardı daha güvenli seyahat etmezler miydi? Üstelik serviste emniyet kemeri takma alışkanlığı kazanan çocuk yetişkinliğinde de bu bu alışkanlığı sürdürmez miydi? Emniyet kemeri, inmeyi binmeyi zorlaştırmaz mı?

Deri mont giymek hayvan severleri kızdırıyor da, neden deri ayakkabı giymek kızdırmıyor?

Yazar: Melih Arat
www.meliharat.com

Hakkında Dr. Mustafa KURT

İzmir'de doğdu. Dumlupınar Üniversitesi İktisat bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Aynı üniversitede başladığı yüksek lisans programını 2000 yılında tamamlayıp İstanbul Üniversitesi İşletme Yönetimi ve Organizasyon ABD dalında doktora programına devam etti. Daha sonra Kocatepe Üniversitesi'nde göreve başlayarak doktora derecesini bu üniversiteden aldı. 2008-2009 yıllarında post doktora programı kapsamında University of Bradford, School of Management'ta çalışmalarını sürdürdü. 2009 yılında Türkiye’ye dönerek doçent oldu. Halen The University of York, The York Management School’da misafir araştırmacı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Bilgi yönetimi, kurumsal teori, işletmecilik tarihi ve yönetim danışmanlığı konularında çalışmalar yapmaktadır.

5 yorum

  1. POET PRINCESS ÜLKÜ

    Benim eleştirilerim her zaman yapıcı eleştirilerdir; yapıcı eleştirileri kabul ederim… Yıkıcı eleştirileri kaale almam. Çünkü azınlıktır… 100 kişiden 1 tanesi yapıyorsa:)))

  2. o 1 kişinin yaptığı eleştri 99 kişininkine bedel olabilir dostum. sorgulaman gereken 99 u iyimser eleştrirken 1 kişinin neden aksi yönde eleştirdiği değilmi.

  3. ya azizim cok güzel ve faydalı bir site yapmışsın ALLAH razı olsun. hz Ali derki bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum..ve diğer br hadisi şeriftede insanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır.ve amellerin en büyüğüde hizmettir. ALLAH yolunu bahtını açık bu tür eylemlerininde destekcisi olsun.. selam ve dua ile

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

TAVSİYE

İki Kat İş Yarım Zamanda Nasıl Yapılır?

Yönetici Koçumuz ve ilham kaynağımız Hülya Mutlu’nun tavsiyesiyle okuduğum bu kitap, birçok ...