Anasayfa / Etiket Arşivi: gelişim

Etiket Arşivi: gelişim

Geribildirim : Sürekli Gelişimin Anahtarı

Güçlü yanlarının bilincinde olmak, kuvvetli yanlarını nasıl geliştireceğini öğrenmek ve onlarla nelerin yapılamayacağını bilmek sürekli gelişimin temel anahtarıdır.

Bir Cizvit papaz ya da Kalvinist rahip ne zaman önemli bir şey yapsa (anahtar bir karar almak gibi), bundan ne gibi sonuçlar beklediğini yazılı olarak açıklaması beklenir. Dokuz ay sonra, gerçekleşen sonuçlara bakarak bu beklentilerine dair geribildirim alır. Bu da çok geçmeden neleri iyi yaptığını ve güçlerinin neler olduğunu ona gösterir. Ayrıca neleri öğrenmesi gerektiğini ve hangi alışkanlıklarını değiştirmesi gerektiğini de gösterir. Son olarak, hangi konuda Tanrı vergisi bir yeteneğe sahip olmadığını ve neyi iyi yapamadığını gösterir. Ben kişisel olarak bu yöntemi elli yıldır uyguluyorum. Bu yöntem güçlü yanlarınızın neler olduğunu ortaya çıkarıyor-ve bu, kişinin kendisiyle ilgili öğrenebileceği en önemli bilgidir. Bu yöntem hangi noktalarda ve ne çeşit bir iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Devamını Oku »

Ortada “soru” yoksa, “sorun” var demektir!

Yaşamı nasıl bir süreç olarak ele alıyorsunuz? Tüketilmesi gereken mi, yoksa üretilmesi gereken mi? Dünyaya keşfetmek için mi bakıyorsunuz, yoksa izlemek için mi? Her güne yeni sorularla mı başlıyorsunuz, yoksa dünün izlerini takip ederek mi? Bütün çocuklar, konuşur konuşmaz soru sormaya başlarlar. Daha ayaklandıkları ilk anda etraflarındaki eşyalara dokunarak onların ne olduğunu sorarlar; bilmedikleri kelimelerin anlamını; anlamadıkları her şeyi sorarlar, sordukça sorarlar. Bu merak dünyayı, hayatı keşfetmek Devamını Oku »

Kelebek acı çeker mi?

Tırtılın kozasından çıkıp kelebeğe dönüşmesi değişimi en iyi anlatan metafordur. Peki bu süreçte kelebekler acı çeker mi? Bu sorunun cevabını vermek zor. Ancak kesin olan şu ki değişim her zaman konfor alanından uzaklaşmayı göze almayı gerektirir… Değişim, en büyük korkularımızdan biri. Ama düşünün, tırtıl kozasının yırtıp çıkmazsa nasıl kelebeğe dönüşebilir? Devamını Oku »

Öğrenmede istek ve azim

“Yaptığınız, şeyler için pişmanlık zamanla geçer, ne var ki; yapmadığınız şeylere pişmanlığın çaresi yoktur.”  İnsanı diğer canlılardan farklı kılan en önemli özellik, yeni deneyimler yaşayabilmesi yani her an öğrenmesi ve öğrendiklerinin bilincinde olmasıdır. Öğrenmek demek her yeni deneyimlerle hayatı anlamlı bir bütün haline getirmek, ufkumuzu olabildiğince genişletmek demektir. Devamını Oku »

Dinlemenin Gücü!

Dinleme, bir tür manyetik alan yaratır. Çevremizde bulunan kişilerden sadece bizi dinleyenlere yaklaşırız. Dinlenen insan, açılan bir hediye paketi gibidir; içindeki güzellikleri çıkarır.

Dinlemek pasif bir eylem sanılsa da Devamını Oku »

Sağır Kurbağa!

Bizi hedeflerimize ulaşma yolundan bir çok engelin alıkoyduğu bir gerçek. Ama bazı zamanlarda en yakınlarımızın bizi engellediğini hiç düşündünüz mü? Yakın çevremizde kötü niyetle olmasa bile “potansiyelimizi” ortaya çıkarmamızı engelleyen bir çok insan bulunabiliyor. Devamını Oku »

Kendine Güvenmek!

İnsanlar kendileri hakkında genellemeler yapıyorlar. Bazı insanlar kendilerini özgüvenli buluyor. Bazıları da “benim kendime hiç özgüvenim yok.” diyor. Bunların sınırını aşan genellemeler. Aslında herkesin kendine güvendiği konular vardır. Örneğin Devamını Oku »

Telafisi Olmayan 4 Şey!

Büyük bir hava meydanının bekleme salonunda, genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu. Uçağın hareketine saatler olduğu için zaman geçirmek için bir kitap ve bir paket küçük kurabiye satın aldı. Dinlenmek ve kitabını okumak için VIP salonunda bir koltuğa yerleşti. Devamını Oku »

Mevsimler Ve İnsanlar!

Mevsim ve insan ilişkisi-etkileşimi hep merak edilip ilgi çekmiştir. Her bir mevsim bir çok sanatcıya ilham kaynağı olmuştur. Şairler şiirler yazmış, ressamlar mevsimine özgü resimler çizmiş, edebiyatçılar en güzel edebi eserlerini yazmıştır. Mevsimlerdeki Devamını Oku »

Beyin Neden Unutur?

Hepimizin şikâyetçi olduğu ortak bir nokta var: Unutuyoruz. İsimleri, yerleri, yüzleri, yapmamız gereken işleri, aramamız gereken şahısları unutup kalıyoruz… Hatta bazılarımız amnezi adı verilen “hafıza kaybı” hastalığına tutulmuş durumda. Bazı yaşlılarımız ise “bunama” olarak adlandırabileceğimiz Devamını Oku »