Anasayfa / Motive Olmak / Kayıp Çocuk Mutluluk

Kayıp Çocuk Mutluluk

“İnsan ruhunun en az sabır gösterdiği şey mutluluktur. Şöyle bir düşünelim; acıyı uzun süre taşırız omuzlarımızda, nefreti, kini yıllarca saklarız zihnimizin keseciklerinde, sabrederiz yoksulluğa, yolsuzluğa amansız saldırılara, suratımızı asıp otururuz saatlerce duyguları yaşarız yıllarca ama ya mutluluk?.. Ona sabrımız yoktur, gelir geçer ömür misali bir an, ansızın.”

Mutluluk, vardığınız yer değil, çıktığınız yolun ta kendisidir. 

Görürsünüz insanlar hep arayış içersindedir. Araba, ev, çocuk, iş, arkadaş, şan, şöhret, sevgi veya sevgili…. Ve bakarsınız birçoğuna, diğer çoğunluğun bulamadıklarına sahiptirler, onlar aradıklarını bulmuşlardır. Ama mutlu değildirler, çünkü kafalarında bir yerde elde ettikleri nesneleri veya durumları mutluluk olarak tanımlamışlardır.

Kayıp Çocuk

O arabayı, evi, sevgiliyi bulunca; mutlu olacaklarına inandırmışlardır kendilerini. Oysa mutluluk bu sürecin hepsidir. Eve sahip olmak sonuçtur. Süreç; eve sahip olmak için geçirdiğin her adım, her aşamadır. Yani mutluluk varacağın yere varmış olmak değil yolda olmak ve yolda olduğunu bilmektir.

Ahmet Hamdi Tanpınar der ki: “İnsan ruhunun en az sabır gösterdiği şey mutluluktur. Şöyle bir düşünelim; acıyı uzun süre taşırız omuzlarımızda, nefreti, kini yıllarca saklarız zihnimizin keseciklerinde, sabrederiz yoksulluğa, yolsuzluğa amansız saldırılara, suratımızı asıp otururuz saatlerce duyguları yaşarız yıllarca ama ya mutluluk?.. Ona sabrımız yoktur, gelir geçer ömür misali bir an, ansızın.”

Bir şeyi saklamak istiyorsanız en görülen yere koyun derler; çünkü insanların en az baktığı yer, gözlerinin önündeki şeylerdir.

Tavsiye Yazı :   Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalığa nasıl dönüştü?

İşte o, uğruna zorlukları göze aldığımız mutlulukta sanılanın aksine gizli, saklı, gizemli değildir; aksine göz önünde bulunan, sıradan bir yapıya sahiptir. Biz zor yerlerde onu ararken elimizin altındaki mutluluğu ıskalarız.

Oysa mutluluk yaşamımızın hedefi değil de kendisi olsa, sahip olduğumuz şeyi aramak gibi bir gaflete düşmeyiz. Zaten o her yerdedir, her an vardır. Var olanlarla kaplı ve bütündür.

Küçük çocukların saklambaç oyunlarını izlediniz mi hiç bilmem ama kendiniz hatırlamasanız da mutlaka oynamışsınızdır. Özelliklede 2-3 yaşlarındaki çocuklar saklambaç oynarken tüm bedenlerini saklamazlar. Saklandıkları yerde görülürler, ebe koşar ve saklanan çocuğun yanına gider ve birlikte çığlık atıp diğer saklananlara doğru koşarlar. Öylesine saf, öylesine berraktır ki bu sevinç; her yerde mutluluğu hissedebilirsiniz.

İşte çocukların o saf saklanışı ve açıkta kalan bedenleri gibi mutlulukları da saf ve apaçıktır. Nesneden ve durumdan kurtulmuştur mutluluk.

Mutluluk, penceremizdeki çiçekler gibidir. Perdelerimizi kapalı tuttuğumuz sürece yokturlar, oysa perdelerimizi açtığımızda görür, camları açtığımızda kokusunu ciğerlerimize çekebilir ve dokunduğumuzda hissedebiliriz.

Mutluluğa camlarınız hep açık olması dileğiyle…

Onlara doğruyu söyleyin; birincisi  en doğru şey bu olduğu için, ikincisi nasıl olsa doğruyu öğrenecekleri için. (Paul Galvin)

Yazar : Bülent ŞENYÜREK

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

8 yorum

  1. Mutluluk.. doyumsuz olduğumuz tek duygu sanırım..

    küçük şeyler beni çok mutlu edebiliyor.. ama çok mutluyken bile hala başka mutlulukların peşinden koştuğumu biliyorum…

    korkum; mutlu olduğum anlarda başka mutluluklar ararken, sonunda mutsuz bir hayat sürmek…

    paylaşım için teşekkürler özgür..

  2. @Elif’çim,

    Sendeki yetinmekle ilgili bir sıkıntı.
    Elindekinin değerini bilebilmek bile ayrı bir mutluluk olabilmeli.

    Küçücük bir şey ama şunu düşün :
    “Şekeri çok seviyor olabilirsin. Şeker bu ya… Tatlı!
    Ama çayının ya da içtiğin herhangi bir şeyin içine o şekerden fazlaca attığını düşün.
    Hatta abarttığını düşün…
    Sonra iç, içebilirsen?”

    Gördüğün gibi tatlı olan şey bile bir yerden sonra tatsızlığa neden oluyor.

    Her şeyin bir dengesi var derken sanırım bundan bahsediyor yazı.

    Mutluluk camın açık olsun ama mutluluğu açlığın “mutsuzluğuna” neden olmasın.

    Saygılar.

  3. Haklısın..

    teşekkürler yorum için.

  4. Gerçekten çok güzel betimlemeler ve çok güzel benzetmeler bu güzel ifadeleri kullanmak bir sanat sanırım..ewet ewet sanat sizde sanatçısınız özgür bey…ama bu işin püf noktalarını anlatırmısınız bize …sanırım tecrübe..yada çok okumak ya da neysene ;) biraz bhseder misiniz

  5. Daha önceden yabancı kaynaklardan okuyup öğrendiğim şeyleri, bana çok daha etkili ve anlamlı bir şekilde tekrar anlattığın için çok teşekkür ederim.aralardaki eksik olan boşlukları sayende doldurdum.

  6. Yüreginize sağlık çok özel bi yazı olmuş….

  7. Harika bir paylaşım tşkler…

  8. Arkadaslat kisaca yine herşey insanin bakiş açisinda bitio….

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

TAVSİYE

Neden başkalarının daha iyi bir hayat yaşadığını düşünüyoruz?

Ördek Sendromu : Başkalarının Daha İyi Yaşadığını Düşünmek

Bu yazı, dışarıdan “en” nitelendirmesiyle bahsettiğimiz insanların da aslında bizden pek bir ...