Anasayfa / Başarı Yazıları / Resmin bütününü görebilmek

Resmin bütününü görebilmek

Liderlik yapmak, inisiyatif kullanmak kurallara uymak kadar bu kuralları bozacak istisnai durumları sezebilmek demektir. İnisiyatif almak için hem farkındalık hem de resmin bütününü görmek gerekir… Sanayi sonrası dönemde şirketler artık daha yaratıcı, daha esnek ve daha hızlı olmak zorunda. Bunun için de çalışanların daha fazla inisiyatif alması ve departmanlar arası işbirliğinin artması gerekiyor. Eskinin tek elden yönetilen hiyerarşik ve bürokratik organizasyonları artık ömrünü dolduruyor.

DURUMDAN VAZİFE ÇIKARMAK

Bugünün organizasyonlarında her kademede daha çok kişinin liderlik yapması gerekiyor.

Liderlik yapmak, kimseden talimat beklemeden inisiyatif kullanmak, karar alma becerisini göstermek demektir. İnisiyatif kullanmak kurallara uymak kadar bu kuralları bozacak istisnai durumları sezebilmek demektir. Hangi kademede olursa olsun gerçek bir lider, kendi sorumluluklarının farkında olup hangi durumda ne yapması gerektiğini bilen insandır. Liderlik, böyle bir sağduyuya sahip olmak demektir.

İnisiyatif almak için hem farkındalık hem de resmin bütününü görmek gerekir. Resmin tamamını göremeyenlerin inisiyatif kullanması mümkün değildir.

Sağduyu göstermenin ve inisiyatif almanın Türkçesi de “durumdan vazife” çıkarmaktır. “Neme lazım!” dememektir.

Bugün rekabet o kadar sert ve değişim o kadar hızlı ki şirkette herkesin her konuyu “kendi üzerine vazife” edinmesi gerekiyor.

İlgili Yazı :   Mutlu son için, bahanelerinizden vazgeçin!

İnsanın bir konuyu “üzerine vazife” edinmesi o konuda sorumluluk üstlenmesi demektir. İngilizcedeki sorumluluk anlamına gelen “responsability” kelimesinin aslında “response – ability”, yani “cevap verme kabiliyeti” kelimelerinden türemesi tesadüf değildir.

Karar almayanlar, risk ve sorumluluktan kaçanlardır.

Şüphesiz sorumluluktan kaçmak sadece bireysel değil kurumsal iklimle de ilgili bir konudur. Korku kültürüyle yönetilen, hataya hoşgörü göstermeyen organizasyonlarda çalışanların sorumluluk alması, inisiyatif kullanması da kolay değildir elbette.

Bugün birçok şirkette insanlar inisiyatif almaktan korkuyorlar. Başarısızlık korkusundan ötürü inisiyatif alamıyorlar. Bu durum şirketlerin önemli kararları zamanında alamamasına, fırsatları kaçırmasına neden oluyor.

Şirketlerin hataya ne kadar hoşgörülü oldukları onların ne kadar yenilikçi ve yaratıcı olacaklarını belirler. Alışkanlıkları yıkarak pek gidilmemiş yollardan gitmek yaratıcılığın ön koşuludur. Eğer yenilikçi ve yaratıcı şirketler yaratmak istiyorsak hataya hoşgörüsü yüksek ortamlar yaratmak da boynumuzun borcudur.

Bunun için de insanların başarısızlık korkularının altında neler yattığını daha iyi anlamamız gerekiyor.

resmin bütününü görmek

Başarısızlık korkusu yaşayanlar başkalarından yardım isteme konusunda da zorluk yaşarlar. Yetersiz algılanma korkusuyla yardım isteyemezler. Yeni bir karar söz konusu olduğunda başarısızlık korkusuyla eyleme geçemezler.

Başarısızlık korkusu farkında olmadan tepkisel bir ruh hali ve anksiyeteyi de beraberinde getirir. Bu insanların iş ortamındaki neşeleri ve üretkenlikleri düşer. Problem çözmek ve sonuç almak için çaba göstermezler.

İlgili Yazı :   Durup, Kendini Farketmek

Bir liderin en önemli görevlerinden biri etrafındaki insanların başarısızlık korkusunu yenmelerine yardımcı olmak, onların sahip oldukları ama hayata geçirmedikleri potansiyellerini kullanmalarına imkan vermektir. Gerçek lider, başarısızlığın psikolojisini çok iyi bilen ve çalışanları yetkilendirirken onları başarısızlık korkusundan arındıran liderdir.
Başarısızlık korkusu olmayan insanlar, başarısızlık durumunda daha yapıcı tutum içinde olurlar. Etrafta olumsuz bir hava estirmek ve herkesin moralini bozmak yerine bir dahaki sefere daha başarılı olmanın yollarını ararlar. Başarısızlıkları birer başarısızlık olarak değil gelişim ve öğrenme fırsatı olarak değerlendirirler. Hem kendilerinin hem de çevresindekilerin gelişimlerine imkan tanırlar. Birlikte çalıştıkları insanların başarılı olabilmelerine destek olurlar.
Amerika’nın en önemli düşünürlerden Henry David Thoreau “İnsanın yaşam düzeyini bilinçli bir çabayla yükseltme yeteneğinden daha cesaret verici bir gerçek bilmiyorum.” der.

Gerçekten de hayatta gösterdiğimiz cesaret ve kararlılık aslında korkularımızla nasıl başa çıktığımızla ilgilidir.
Eğer kendimize ve birlikte çalıştığımız insanlara bu cesareti verebilirsek daha tatminkar ve daha anlamlı bir hayata sahip oluruz.

Yazan : Temel Aksoy

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

TAVSİYE

değerinizi ne belirler

Değerimizi Ne Belirler?

Bir şeyleri başardığımızda, bir yere geldiğimizde kendimizi değerli hissederiz, başaramadığımız zaman ise ...