Anasayfa / Etiket Arşivi: başarı yazıları

Etiket Arşivi: başarı yazıları

Hayallerine kavuşmak istiyorsun. Peki kendine “gerçekten” inanıyor musun?

Uzun süredir iş arıyorsun ya da sevmediğin işini değiştirmek istiyorsun. Ancak yaptığın iş başvurularından ve girdiğin mülakatlardan istediğin sonucu alamıyorsun. Eğer aklından da sürekli, Ne yaparsam yapayım iş bulamıyorum düşüncesi geçiyorsa, bu yazı tam sana göre… Devamını Oku »

Michael Crossland : İmkansızlıklardan Mucize Yaratan Adam

Michael Crossland, Avustralya’nın en ünlü ilham veren konuşmacılarından, filantropist, işadamı. Çok Satanlar listesinde ilk sırada yer alan, Çocuklar Kanser Olmaz kitabının yazarı. Trajik bir yaşamı, kahramanlık öyküsüne dönüştürmüş. Başarılı, tutkulu, inançlı, çok güçlü bir insan…

Birinci yaş gününden önce “terminal kanser” teşhisi konulan küçük Michael’ın yaşamının mihenk taşı annesi olmuş. Doktorların “Eve gidin çocuğunuzun son günlerini ya da aylarını ailesiyle mutlu geçirmesini sağlayın. Yapabileceğimiz başka bir şey yok.” sözüne, “Oğlumun hayatta kalma şansı nedir?” sorusuyla karşılık vermiş Michael’ın annesi. Doktorlar durumun umutsuz olduğunu, Michael’ın ölme olasılığının %96 olduğunu söylemişler anneye. Michael’ın annesi demir bir iradeyle, o cılız %4’e odaklanmış. Yani bardağın dolu kısmına… Devamını Oku »

Kendin Düştüysen, Kendin Kalkabilirsin!

Başkalarının gösterdiği yol iyi bir eğitim, sağlıklı bir hayat ya da zenginlik getirebilir. Ama o zaman onların istediği insan olursunuz. Kendin olmak ise düşmek ve kalkmak, denemek ve başarısız olmak, tekrar denemek ve başarmak ya da başaramamaktan geçer.

O bana yardım etmedi. Ben hep yalnızdım. Elimden hiç tutan olmadı. Beni destekleyen biri olsaydı, böyle mi olurdum gibi bitmek tükenmek bilmeyen bahaneler ile insanın kendisini neden başarısız olduğuna ikna etmesi mümkündür. Devamını Oku »

Kendi kariyerinizi baltalamanın 10 altın kuralı (!)

Kariyerinizde bir yere gidemediğinizden mi şikayetçisiniz? Çevrenizdeki iş arkadaşlarınız başka şirketlerden teklif alıyor, şirket içi terfiler söz konusu olduğunda hep başkalarının adı geçiyor, siz ise kendinizi görünmez gibi mi hissediyorsunuz? Hep talihsizliğinizden şikayet ediyorsunuz, haksızlığa uğruyorsunuz, her şey kontrolünüz dışında gelişiyor… Gerçekten de öyle mi?

Fast Company yazarı Stephanie Vozza‘ya göre, iğneyi başkalarına çuvaldızı kendinize batırmanın zamanı gelmiş olabilir. Çevrenizdekileri suçlamak, her türlü hatayı, talihsizliği veya olumsuz gelişmeyi kendiniz dışındaki etkenlere bağlamak aslında işin kolayına kaçmak ve kaderci bir şekilde durumunuzu kabullenmek anlamına geliyor. Böyle bir bakış açısı yerinde saymanızın en büyük sebebi. Tarafsız bir durum değerlendirmesi yapın ve kontrolü elinize alın. Devamını Oku »

Aykırı olmak mı, uyum sağlamak mı? Hangisi başarıyı getiriyor?

Herkes gibi olmak istenen bir şey mi, iyi bir şey mi? Farklı olmak desteklenmeli mi, kösteklenmeli mi? Kimin, ne zaman, nerede sorduğuna göre bu soruların cevapları değişebilir mi?

Amacınız nedir?

Amaç grubun parçası olmaksa, uyum kilit önem taşır. Herkesle iyi ilişkileri olan uyumlu biri olmak. Kısa sürede arkadaş ve güven kazanmak için kestirme yol olabilir. Her açıdan ortalama olmak, aşırılıklara, uçlara rağbet etmemek. Her açıdan düzeni bozmamaya özen göstermek. Haksızlıklar karşısında uzlaşmacı olmayı seçmek. Dikkati sivri dili, sorduğu akıllı sorular ve yapmayı planladığı sıra dışı projelerle üzerine çekmemek. Herkesle iyi geçinmek ve sıradan olmayı kabul etmek. Gerçekten mi Devamını Oku »

Hasta Olmak Parkta Olmaya Engel mi?

Geçenlerde tatlı oğlum hasta oldu ve biz yine de parka gittik. Ve ben sosyal medyada paylaştığım fotoğrafımızın üzerine bu cümleyi yazdım. Sonra baktım ki farkında olmadan koçlukta kullandığımız güçlü sorulardan birini sormuşum kendi kendime. Ve düşündüm bu soru üzerine. Başka hangi durumlar engel değil bir şey yapmaya?

Kötü hava yürüyüş yapmaya engel mi?
Yaş engel mi hayalinde ki mesleği yapmaya?
Yaşadığımız zorluklar engel mi hedefe ulaşmamıza?

Bu soruya çok emin bir şekilde cevap veriyorum ki “Hayır”. Bütün bunlar yapmak istediklerimize engel değil aslında. Devamını Oku »

Bugün Yarım Kalanlara Rağmen

Bugün yarım kalanlara rağmen yarın tam olacaklar için savaşmaya devam etmelisin. Yaşamaya devam etmelisin demiyorum ; demiyorum çünkü o savaşa girmeden yaşamaya başlayamazsın. Kazanmalısın da demiyorum çünkü yine biliyorum ki kazandım dediğin her şeyde bir kaybettiğin var. En iyi sen bilirsin; her şeye sahibim dediğin anda hiçliğe düşen de sendin bu ‘O’ diye hissettiğin anda en yarım kalanda.

Kim ne anlatırsa anlatsın o acıyı çeken de sen oldun aynı acıdan geberip kendi omzunda ağlayan da sen olacaksın. Acı çekmek çoğunun işine gelip nefes dahi almanın hayatın cezası olduğunu düşünenler olsa da bende eminim ki hayatta güzel anlar da var. Devamını Oku »

Kendini Hayal Etmek

Kendini hayal etmek bir nevi bir iç mimarlık. Dış kabuğun içini yeniden tasarlamak. Gerçekten de kişi ancak kendini bir sanat eseri gibi yeniden şekillendirdiğinde varoluyor. Varoluşçular bu durumu kendinde varolandan ( sadece maddesel özelliklerle tanımlanan) çıkıp kendi için varolan insan diye nitelemekteler. Yani sadece bir beden olarak yaşayan bir organizma olmaktan çıkmak ve kendini yeniden şekillendiren birey olmak.

Yine varoluşçulara göre bu sadece bir gelişim aracı değil kişinin, insanın asli görevi. Beşer ancak kendini keşfedip, yaşamının sorumluluğunu kabul edince birey olabiliyor. Aslında belki bu farklı bir yazının konusu. Devamını Oku »

Yok Gibi Hayatlar

Şunu yapın, bunu yapın diyoruz ya sık sık, bazen gökdelenin tepesine çıkıp “kimseyi dinlemeyin” diye bağırasım geliyor. Yap kardeşim, ne yaparsan onu yap. İster ağla, ister zıpla. İstersen uykusuz işe git, istersen işsiz bir uyku çek.

Başarının 10 kuralı, liderliğin 5 şartı, karşı cinsi etkilemenin 25 olmazsa olmazı, terfi alabilmek için yapılması gereken 4 hamle…

Bıkmadık mı saymaktan, önümüze sunulan kalıplardan? O uzun uzun maddeleri ezberlemekten? Ben bıktım doğrusu. Eğrisi de var bu işin; o da bıktığımızın dile gelemeyişi. Devamını Oku »

İnatçı ve girişken olmak başarının anahtarı olabilir!

Büyüyünce ne olmak istiyorsunuz?” Ne acaip bir soru demeyin. Bu soruyu bana 27 yaşındayken doktora danışmanım sormuştu. Ben de şimdi aynı soruyu üniversite son sınıflara, gerçek dünyaya atılmadan önceki son dönemeçte yöneltiyorum. İlk bakışta garip gelse de, bu soru insanı 10-15 sene sonra kendisini nerede görmek istediği konusunda düşünmeye zorluyor. Günlük dertleri, işleri bir an için boş verip, büyük resme odaklanmayı sağlıyor.

“Zamanı geçti, artık yapacak bir şey yok” demeyin. Emekliye ayrılacak birisi için bile çok önemli bir yaklaşım bu. Hayat kalitesini, kendisine koyduğu başarı kıstasları belirleyecek. Emin olun insan böyle bir dönemde kendisine amaçlar edinmezse, zamanını evham yapmaya, dert yaratmaya, doktora gitmeye harcıyor. Hayat standardı düşüyor. Devamını Oku »