Anasayfa / Beyin Gücü

Beyin Gücü

Beyin gücü ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Beynim Benimle Oyun Oynuyor (mu?)

Beynim benimle oyun oynuyor mu diye ara ara kendinize soruyor musunuz? Hatasız düşünmek mümkün olmayabilir ancak önce hataların ne olduğunu anlamalı…

Elimde 7 yaşındaki oğluma okuduğum Rene Magritte’nin çocuklar için Magritte’in Elması kitabı. Belçikalı sürrealist ressam Rene Magritte ‘İnsanın Oğlu’ adını verdiği melon şapkalı yüzünü elmayla kapatan adam resmiyle meşhur. 1900’lerin sürrealizm akımına damgasını vuran sürrealizmin öncüsü resmiyle düşündürüyor, çizdiği resmin, yazdığı kelimelerin ardında gerçekten ne olduğunu sanatseverlere anlatmaya çalışıyor. Devamını Oku »

Dikkatiniz Nereye Odaklanıyor?

Toronto’da üniversitede okurken, tramvay olan bir şehirde bisiklet kullanmanın başlı başına bir zorluk olduğunu öğrendim. Bisikletimi sürüyordum ve hayatımda ilk kez tramvay hattının yer aldığı bir caddeye gelmiştim. Bu hatlar ince metal bir kanal gibi yola gömülü, tam da bisiklet lastiğine büyük sorunlar çıkarabilecek boyutlarda.

Tramvay hattında bir kez kaza yaptıktan sonra onlardan uzak durmaya o kadar dikkat eder oldum. İşin ilginci ben onlardan kaçınayım diye dikkat ettikçe, raylar her yerde karşıma çıkıyordu. Tıpkı bir topu fırlattığınızda gitmesini istediğiniz noktaya odaklanmanız gibi. Aynısı ok atarken de olur. Odaklanmak bir yol çizer, bunu eylem takip eder Devamını Oku »

Beyin Neden Sessizlik ve Huzur İster?

Yalnız kalmak ile kastettiğimiz elbette ki; tek başına bir odada oturup duvara bakarak diğer insanların ne kadar da eğlendiğini düşünmek değil.

Birçoğumuz, yalnız başımıza vakit geçirmek ve “kendimizi dinlemek” için kilometrelerce ötelere gidebiliriz. Bu “kaçışları” çoğunlukla bir terapi olarak görürüz. Ve haksız da sayılmayız. Çünkü biz insanlar yalnız kaldığımız zamanlara ihtiyaç duyarız ve bu durum hem beynimiz hem de vücudumuz için iyidir. Devamını Oku »

25 Yaşından Sonra Beyninizi Değiştirebilir Misiniz?

Bir şekilde beynimiz çalışıyor. Peki beynimizin çalışma yapısını etkileyebilir miyiz? Otuz yaşından sonra yeni hobi nasıl edinebiliriz? Karakterinizden memnun değilseniz, değiştirebilir misiniz?

Çocukluk ve gençlik dönemi değişimle geçer. Yeni şeyler öğrenmek her gün gerçekleşir. Sürekli farklı alanlarda yeni şeyler dener, sevdiklerinize devam eder, pek hoşunuza gitmeyenleri hızla geride bırakırsınız. Yaşam, çevreniz, beyninizin içi dinamiktir, hep değişir, oysa yetişkin yaşa geldiğinizde -ki çalışmalar bu yaşın beyin gelişimi açısından ortalama 25 olduğunda karar kılmıştır-, bazı şeylerin daha az dinamik, daha az değişken hatta durağan olmaya başladığını görürsünüz. Alışkanlıklarınız, düşünceleriniz, karakteriniz, hobileriniz, dünyaya bakışınız belli bir noktada sabitleşmiştir. Tıpkı beyninizdeki nöronların çizdiği yolların sabitleştiği gibi… Devamını Oku »

İnsanı Temelde Yöneten İlkel Beyindir

İnsan, aldığı kararların çoğunu hiç düşünmeden, kendine göre bazı yöntemler ve kısa yollar kullanarak alır.

İnsan beyninin sağ tarafı yaratıcılık, sol tarafı ise mantık konusunda uzmandır. İnsan beyni, yukarıdan aşağıya üç katmandan oluşur. Bu katmanları bilim insanları, “yeni beyin”, “orta beyin” ve “ilkel beyin” olarak isimlendirir.

Yeni beynimizle mantık yürütürüz. Orta beyin, bizim duygusal dünyamızı yönetir. İlkel beyinimiz ise, tehlikelerden korunmak, kendimizi savunmak, üremek, yemek yemek gibi en ilkel ihtiyaçlarımızı yöneten beynimizdir. Bilim insanları, bilinçaltımızın gerçek patronunun ilkel beynimiz olduğunu söylerler.

İnsanın ilkel beyni hayatta kalmaya ve kendi çıkarını korumaya programlanmıştır. İnsanın bencilliği, yeri geldiğinde açgözlü ve saldırgan olması, milyonlarca yıldır hiç evrim geçirmemiş ilkel beyni nedeniyledir. İnsanın dünyadaki varlığı, milyonlarca yıl öncesine dayanır. Sözcükler hayatımızda yaklaşık 40.000 yıldır, yazı ise yaklaşık 5.000 yıldır vardır. Yani kelimelerin tarihi, beynin evrimiyle karşılaştırıldığında, neredeyse “dün” denecek kadar yenidir Devamını Oku »

Beyin Haritası Nasıl Çıkar?

Bazı bilim insanları, insan genomundaki bütün genlerin haritasının çıkartıldığı İnsan Genomu Projesi’ne benzer şekilde, bir “nöron haritası çıkartma projesi”nin savunuculuğunu yapmaktadırlar. Nöron haritası çıkartma projesi, insan beynindeki her bir nöronun yerini belirleyecek ve bütün bağlantıları gösteren üç boyutlu bir harita çıkaracaktır. Bu gerçekten anıtsal bir proje olacaktır, çünkü beyinde 100 milyardan fazla nöron bulunmaktadır ve her bir nöron, diğer binlerce nörona bağlı durumdadır. Böyle bir projenin tamamlandığı varsayılırsa, belirli düşüncelerin belirli sinirsel yolları ne şekilde uyardığı açığa çıkabilecektir. MRI taramaları ve EEG dalgaları kullanılarak elde edilen sözlükle birlikte kullanıldığı zaman, belirli düşüncelerin sinirsel yapılarının deşifre edilmesi mümkün olabilecektir. Öyle ki hangi kelimelerin veya zihinsel görüntülerin hangi nöronların etkinleşmesine karşılık geldiği anlaşılabilecektir. Böylece, belirli bir düşünce, onun MRI ifadesi ve beyinde bu düşünceyi yaratmak için etkinleşen nöronlar arasında bire bir ilişki kurulabilecektir. Devamını Oku »

Öğrenme Becerisi nasıl gelişir?

Öğrenme, sanıldığının aksine zor ya da sıkıcı bir olay değildir. Önemli olan sadece belli aşamaları dikkatlice izlemek ve uygulamaktır. Aşağıdaki öğrenme aşamalarını dikkatlice uygulayarak öğrenme becerilerinizi geliştirebilirsiniz.

Bir seferde yalnız tek bir davranışı/konuyu çalışın

Beyniniz, bir kerede birden fazla davranışı uygulamaya çalışırsanız çok yorulur. Siz de sinirlenirsiniz ve vazgeçmek istersiniz. Öğrenme esnasında birden fazla şeye odaklanmayın, öğrenme birden fazla başlık içeriyorsa önce tek tek öğrenin sonra birleştirin. Devamını Oku »

Dikkat Dağınıklığı Yaratıcılığı Besler

Genelde yaratıcı olmak için yoğun ve uzun bir odaklanma gerektiği düşünülür. Ama bu doğru değildir. Yapılan bir dizi araştırmada yaratıcılığı yüksek insanların, daha az yaratıcı olanlardan daha geniş malumata açık olan insanlar olduğu ortaya çıkmıştır. Yaratıcılığı düşük insanlar genelde dikkatlerini tek bir noktaya yoğunlaştırır ve deneyimlerini kısıtlarlar. Yaratıcı bir çözüm düşündüğünüzde sürekli odaklı kalmak bu nedenle doğru bir yaklaşım değildir. Örneğin, Pennsylvania Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışma, dikkat hapları diye anılan ilaçların beyni tam sekiz saat bir probleme odaklayabildiğini fakat günün sonunda problemin çözümü için hiçbir gerçek içgörünün çıkmayabildiğini Devamını Oku »

Kör Noktalar ve Psikoloji

Kör bakış (İng. Blindsight) diye bir hastalık duymuş muydunuz? Bu hastalığı gözünüzle değil beyninizle görmek olarak tanımlayabiliriz. Kör bakış veya körgörü diye anılan ve beynin görsel korteksinin zarar görmesiyle oluşan bir patolojik rahatsızlıkta çok çarpıcı bir körlük durumu ile karşılaşıyoruz. Bu hasarı taşıyan hastalar önlerindeki nesneyle ilgili bilinçli bir görsel deneyim yaşamıyor, yani göremiyorlar ama çok ilginç bir davranış göstererek o nesneye hiç şaşırmadan uzanıp tutabiliyorlar. Bu hastanın önüne bir çekiç koyar ve “Önündeki çekici görüyor musun?” diye sorarsanız, hasta şöyle cevap veriyor: “Hayır, görmüyorum.” Gerçekten görmüyor da. Fakat uzanıp o çekici eline almasını isterseniz, bu eylemi sanki çekici görüyormuş gibi kusursuz bir şekilde yerine getiriyor. Kör bakış (körgörü) rahatsızlığı olan hasta, çekici görmekle ilgili bilinçli bir deneyim yaşamasa bile Devamını Oku »

Yaratıcı Beyin

Büyük insanlar üzerine yazdığı bir düşünce yazısında William James beynin yaratıcı sürecini “içinde her şeyin şaşırtıcı bir hareketlilikle köpük köpük kabarıp bir inip bir çıktığı, kaynayan bir fikir kazanı” olarak tarif eder. Bilim bu kazanın derinliklerini ve yaratıcı içgörünün zihnin içinde nasıl köpürdüğünü daha yeni yeni anlamaya başlıyor. Bu arada yaratıcılık kimisi eski birçok yaygın fikrin doğru olmadığı da ortaya çıkıyor. Devamını Oku »