Anasayfa / manşet

manşet

Hayatınızı Yeniden Kodlamaya Hazır mısınız?

Hangimiz hala eski bir model telefon veya eski bir işletim sistemi kullanmak isteriz? Son model teknolojilere erişme isteğimiz bu kadar yüksekken, söz konusu kendi hayatımız olduğunda neden eski sürümle devam etmeyi farkında olmadan kabul ederiz?

Bir süredir farklı yoğunluklardan dolayı yazma eyleminden biraz uzaklaşmak durumunda kalmıştım ve açıkçası sizlerle yeniden buluşmadan önce hem zihnimi hem de ruhumu berraklaştırmak istedim. Bu berraklaşma sürecinde daha çok okumaya, daha çok öğrenmeye, daha çok uzaklaşmaya ve daha çok sorgulamaya vakit ayırmaya çalıştım. Büyük resmi görmekte zorlandığımda genelde bir adım geri gitmenin daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Şimdi de yeniden bir adım ileri atmak üzere buradayım :)

# Artık değişmeyecek hale geldiğin zaman, bitmiş sayılırsın. Bruce Barton

Bu inziva sürecinde açıkçası kendi hayatımıza karşı olan yaklaşımımıza kafa yorarken bir noktada kendi iç dünyamızı güncellemekten, yenilemekten geri durduğumuzu fark ettim. Hepimiz farklı farklı sorunlarla baş etmek durumunda kalıyoruz, bazen bu sorunlara çözüm üretebilirken bazen de o sorunla yaşamayı öğreniyoruz. Ancak asıl sorun şu ki DNA’larımıza ve kültürümüze işleyen dogmatik kurallardan sıyrılamadığımız için karşımıza çıkan sorunlar ve fırsatlar değişse de bizim iç dünyamızdaki çözümler genelde eski sürümle devam ediyor. Cihazlarımıza, evlerimize, arabalarımıza verdiğimiz önemi maalesef kendimize veremiyoruz. Örneğin Apple her sene yeni bir işletim sistemini duyurur ve onu “şimdiye kadar ki en gelişmiş” işletim sistemi olarak tanıtır. Aradan 1 sene geçer ve bir öncekinin üstüne bir şeyler ekleyerek, günelleyerek onu yeni dönemin en gelişmiş işletim sistemi olarak sunmaya devam eder.

# Peki bizler de her sene kendimize bir şeyler katarak kendimizin bir üst versiyonunu yaratabiliyor muyuz?

Büyük çoğunluğumuz bu soruya hayır diyecektir çünkü çoğumuz konfor alanında kalarak iç dünyamız alarm vermediği sürece mevcutla yetinmeyi tercih ederiz. Ancak mevcutla yetinmenin artık bir anlam ifade etmediği, aksine bize ciddi dezavantajlar yaratan bir dönemde olduğumuz için sanırım artık ciddi bir şekilde kendimizi güncellemeyi ve hatta yeniden kodlamayı öğrenmeliyiz.

Bu yazıyı iki bölüme ayırmak istiyorum çünkü önce gerçekten anlamlı sorgulamalar yapmamız gerekiyor, sonrasında da nasıl harekete geçeceğimizi konuşacağız.

Öyleyse bu yazımda sizleri sorularımla baş başa bırakıyorum…

# Her türlü değişim acı verir; çünkü yeni uğruna eski geride bırakılır. Osho

Hayatınızı Yeniden Kodlama Hazır mısınız?

Hayatınızı Yeniden Kodlama Hazır mısınız?

Her şeyi sorgulamaya hazır mısınız?

Doğduğumuz andan itibaren hem çevrenin hem de inançlarımızın etkisi ile farkında olmadan farklı kural setleri geliştiririz ve bir kısmına o kadar çok körü körüne bağlı kalırız ki sorgulamaya bile gerek duymayız. İnançlarımız, ve bize dayatılan toplumsal/kültürel öğretiler nedeniyle zamanla kendimizi bir fanusun içine sıkıştırmaya başlarız çünkü dogmatik gerçekliklerimiz nedeniyle hareket edecek alanımız kalmaz.

Ancak her şey sorgulamakla başlar. Sorguladığımız gerçeklikler zamanla bize nerelerde kendimizi güncellememiz gerektiğini gösterecektir. Öyleyse aşağıdaki soruları kendinize sorarak ilk adımı atabilirsiniz.

1. Aşk İlişkiniz

  • Aşkı nasıl tanımlıyorsunuz, aşk ilişkinizden genel olarak neler beklersiniz?
  • Aşkın her şeye çözüm olabileceğine inanıyor musunz?
  • Muhteşem bir şekilde sevebilecek biri olduğunuza inanıyor musunuz?
  • Sevilmeyi ve değer verilmeyi gerçekten hakkettiğinizi düşünüyor musunuz?

2. Arkadaşlıklarınız

  • Arkadaşlığı nasıl tanımlarsınız?
  • Gerçek arkadaşlık nedir?
  • Arkadaşlığın uzun ömürlü olabileceğine inanıyor musunuz?
  • Arkadaşlıklarınızda alan taraf mısınız yoksa veren taraf mı?
  • Arkadaş edinmek sizce kolay mı yoksa zor bir süreç mi?

3. Sosyal Dünyanız

  • Kendinizi en mutlu nerede hissediyorsunuz?
  • Yaşadığınız ortamdan ve yaşam tarzınızdan memnun musunuz?
  • Ev olgusunu nasıl tanımlarsınız?
  • Sosyal çevrenizde en sevmediğiniz yanlar nelerdir?
  • Aile hayatınız sizi tatmin ediyor mu?
  • Ailenizin size yük mü yoksa bir mutluluk sebebi olduğunu mu düşünüyorsunuz?

4. Maceralarınız

  • Macera diyince aklınıza nasıl bir aktivite geliyor?
  • Hayatınızda macera için zaman oluşturuyor musunuz?
  • Tek başınıza seyahate çıkmak için işinizi ya da ailenizi bırakıp giderseniz kendini suçlu hisseder misiniz?
  • Maceracı olmak sizce tehlikeli mi bir süreç yoksa öğretici mi?

5. Sağlığınız

  • Fiziksel sağlığı nasıl tanımlarsınız?
  • Sağlıklı olmak sizce tam olarak nedir?
  • Aileniz kadar veya ailenizden daha uzun yaşacağınızı düşünür müsünüz?
  • İyi bir şekilde mi yoksa kötü bir şekilde mi yaşlandığınızı düşünüyorsunuz?
  • Sağlıklı olmak için bir rutininiz var mıdır?
  • Sağlık olmadan neleri kaybedeceğinizin genel olarak farkında mısınız?

6. Entellektüel Hayatınız

  • Ne kadar çok öğrenmeye açıksınız?
  • Ruhunuzu nasıl beslersiniz?
  • Zihninize ve günlük düşüncelerinize ne kadar hakimsiniz?
  • Hedeflerinize ulaşmak için yeterli zekaya sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?
  • Yeni bir şeyler öğrenmek için nasıl bir yol izliyorsunuz?

7. Yetenekleriniz

  • Gerçekten neyde iyi olduğunuzu biliyor musunuz?
  • Ve neyde iyi olmadığınızı?
  • Sizi yeni şeyler öğrenmekten alıkoyan şeyler nelerdir?
  • Bırakmaya hazır olduğunuz yetenekleriniz var mı?
  • En değerli olduğunu hissettiğiniz özel yetenekleriniz ve karakter özellikleriniz nelerdir?
  • En çok hangi alanda kendinizi geliştirmek isterdiniz?

8. Manevi Hayatınız

  • Ne tür manevi değerlere inanırsınız?
  • Bunları nasıl ve ne sıklıkla uygularsınız?
  • Ruhanilik sizler için sosyal bir deneyim midir yoksa bireysel bir deneyim midir?
  • Çekiciliği az olan fakat başkalarını üzmekten korktuğunuz için terk edemediğiniz kültür ve din modellerinde sıkışıp kalmış durumda mısınız?

9. Kariyeriniz

  • İşinizi 3 kelime ile nasıl tanımlarsınız?
  • Kariyerinizden ne kadar keyif alıyorsunuz?
  • Kariyerinizde fark edildiğinizi ve takdir edildiğinizi hissediyor musunuz?
  • Başarıyı getirecek şeye sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?
  • Sizi başarısız ve pasif kılan faktörlerin farkında mısınız?
  • Ve yeniden bir kariyer yolculuğu çizecek olsaydınız nasıl bir mesleğe sahip olmak isterdiniz?

10. Yaratıcı Hayatınız

  • Yaratıcı olduğunuza inanıyor musunuz?
  • Hayranı olduğunuz veya örnek aldığınız birileri var mıdır?
  • Örnek aldığınız insanın hangi yönlendirini örnek alıyorsunuz?
  • Genel olarak hangi yaratıcı uğraşlarla ilgileniyorsunuz?
  • Ve yaratıcılığınızı pekiştirmek için neler yapıyorsunuz?
Yazan ve Kaynak : Fatih Saruhan, Medium

Düşünceleri Yönetme Sanatı

Düşünceleri yönetebilir hatta onları öyle karşılayabilirsiniz ki günü kurtarır hale getirebilirsiniz. Günde 12.000 ile 60.000 arasında farklı düşüncemiz olduğunu biliyor muydunuz? Bunların bir kısmı geçici ve zararsız olsa da, bu düşüncelerin yüzde 80’i olumsuzdur. Sonuç olarak, bu kısacık, önemsiz gibi görünen düşünceler sizi ilerlemekten ve işlerinizi yapmaktan alıkoyabilir.

Ama bu konuda iyi haberlerim var. Bu rahatsız edici düşüncelere karşı savaşabilirsiniz. Belli alışkanlıklar sonrası, düşüncelerinizde ustalaşarak daha pozitif düşünceleri geri alabilirsiniz Devamını Oku »

Kartopu Etkisi

“Kartopu” zaman ilerledikçe kendi üzerine inşa edilen bir şey için basit ve genel bir metafordur.

Kartopu Etkisi, başlangıçtaki küçük eylemlerin nasıl daha büyük eylemlere yol açabileceğini ve sonuçta büyük bir değişime neden olduğunu açıklayan psikolojik bir terimdir. Bir dağın tepesinden yuvarlanan küçük bir kartopu veya çakıl taşının çığa neden olabileceği fikrine temelde benzer.

İlk anda akla bir çığ gibi büyümeyi getirebileceği için olumsuz çağrışımlarda bulunsa da, kartopu etkisi diğer şekilde de çalışabilir. Küçük bir kötü şeyin daha büyük ve kötü bir şeye yol açması gibi, küçük bir iyi şey de başka bir iyi şeye yol açabilir. Devamını Oku »

İlerleme kaydetmediğinizi düşündüğünüzde ne yapmalısınız?

İlerleme kaydetmek ile ilgili önemli teorilerden biri de Helsinki Otogarı teorisidir. 2004 yılının Haziran ayında, Arno Rafael Minkkinen New England Fotoğraf Okulu’ndaki konuşmasında Helsinki Otogarı’ndan yola çıktığı çarpıcı bir örneğe yer verir:

Buradan kalkan tüm otobüsler kalkışta aynı yöne gider, hangi otobüse binerseniz binin, kendinizi bir süreliğine herkesle aynı yöne giderken bulursunuz.

Öndeki ya da yan taraftaki otobüste herkesin aynı yöne gittiğini fark edip bunu anlamsız bulduğunuzda, inip istasyona geri dönüp başka bir otobüse binebilir ve kendinizi ikinci denemenizde de herkesle aynı yöne giderken bulabilirsiniz Devamını Oku »

Planlama Yanılgısı Nedir

Planlama yanılgısı, yaygın bir iyimser yanlılığın tezahürlerinden yalnızca biridir. Çoğumuz dünyayı gerçekte olduğundan daha iyicil, kendi özelliklerimizi gerçekte olduklarından daha olumlu ve benimsediğimiz hedefleri de olduklarından daha ulaşılabilir olarak görürüz.”

Planlama hatası, deneyimlerimizle çelişse bile, bir görevi tamamlamak için gereken süreyi, bu görevle ilişkili maliyetleri ve riskleri hafife alma eğilimimizi tanımlar.

Adından da anlaşılacağı gibi, planlama yanılgısı gelecek için kötü plan yapmamıza neden olabilir ve bir görevin taleplerine (zaman, para, enerji veya başka bir şey) ilişkin gerçekçi tahminleri göz ardı eden kararlar almamıza neden olabilir. Ayrıca risk ve şans unsurlarını küçümsememize yol açar Devamını Oku »

Biz Neyi Yanlış Yapıyoruz?

Kanuni Sultan Süleyman 1566 yılında öldüğünde Osmanlı İmparatorluğu’nun dünya üzerinde kapladığı alan hayranlık duyulacak büyüklükteydi. Karadeniz ve Akdeniz birer Osmanlı gölü gibiydi. Arap yarımadası ve Kuzey Afrika Osmanlı yönetimindeydi.

Peki dünyaya hükmeden bu devasa imparatorluk gücünü neden koruyamamış, neden hızla küçülmüştü? Biz neyi yanlış yapmıştık?

Ya da aynı soruyu tersinden sorarsak 1500’lü yılların başında acınacak kadar geri durumda olan Batı toplumlarının ileriye gidip, her birinin birer refah ülkesi olmasının nedeni neydi? Bu ülkeler neyi bizden iyi yapmışlardı Devamını Oku »

Tamamlanmayan Görevler Zihni Nasıl Meşgul Eder?

Tamamlanmayan görevlerin zihni nasıl meşgul ettiği konusunda yoğun bir araştırma yapılıyor. 1920’lerde bir psikolog olan Bluma Zeigarnik, bir lokantada otururken şunu fark etti: Garsonlar, müşterilerin siparişlerini çok rahat bir şekilde hatırlayabiliyorlardı fakat müşterilere siparişlerini teslim eder etmez kimin neyi sipariş ettiğini unutuyorlardı.

Bu durum Zeigarnik’in dikkatini çekti ve konuyla ilgili yaptığı yoğun araştırmalar sonunda şu sonuca ulaştı Devamını Oku »

1 Ağaç, 10 Ders – Bilge Ağaç Hikayesi

Kişisel gelişim hikayeleri hepimizi olumlu etkiler ve pozitif bir duygu değişimine yol açar. İçselleştirmek isteyen, hayatına bir nebze de olsa kabul etmek isteyen her insanda bunu gözlemliyoruz. Uzun süre sonra “Bitkilerle Sohbet” isimli kitaptan alıntılayacağımız bu hikayede çıkarılabilecek 10 dersi paylaşmak istedik.

Özel ve bir o kadar güzel… Devamını Oku »

Yapıcı Geri Bildirim Sunma Yolları

Yapıcı geri bildirim bulunduğunuz yeri şeffaflık ve açıklıkla gösterir. Pozisyonunuz, seviyeniz veya sektörünüz ne olursa olsun kariyerinizin bir noktasında büyük olasılıkla işyerinde nasıl yapıcı geri bildirim sunacağınızı bilmeniz gerekecektir.

Bu özellikle başkalarını yönetiyorsanız doğru olsa da grubun çıktısının nihai olarak başarılı olmasını sağlamak için projeler üzerinde çalışırken meslektaşlarınıza veya ekip üyelerine de bu geri bildirimi vermeniz gerekebilir. Bununla birlikte, yapıcı eleştiri yapmak, birçok insanın zorlayıcı bulduğu ve iyi yapması zor olan bir şeydir. Bu özelliğinizi geliştirmek adına geri bildirim eğitimi alabilir ve bu işi kendiniz için daha kolay bir hale getirebilirsiniz Devamını Oku »

Öğrenme Çevikliği Nedir ve Öğrenme Çevikliği Nasıl Gelişir?

Çeviklik derken önce kendimizi şöyle ikna ederiz. Çeviklik hızlı olmaktır. Doğru bilinen yanlışlar listesini yapmaya başlasak ilk sıraya yazacağımız maddelerden biri de budur.

Çeviklik denildiğinde aklımıza genellikle hızlı olmak geliyor. Oysa bana göre burada önemli olan hızlı olmak değil yolda kalmaktır. Aslında böyle söyleyince bile öğrenme çevikliğinin ne olduğu görülebiliyor sanırım. Görüleni göstermek için şöyle söyleyebiliriz: Öğrenme insanlığın evrimsel süreçte hayatta kalması için en temel becerilerinden biridir ve öğrenme çevikliği, yaşamak ve yaşarken ayakta kalabilmek, yani yolda kalmak için öğrenmektir. Ya da bilinen tanımıyla söylersek, öğrenme çevikliği, ne yapacağını bilmediğin durumda ne yapacağını bilmektir diyebiliriz. Devamını Oku »