Anasayfa / Başarı Yazıları / Biraz karmaşa iyi gelecektir…

Biraz karmaşa iyi gelecektir…

Köklü şirketler için tehlike çanları zirvede çalmaya başlar. İşler yolundadır, şirket hisseleri değer kazanmaktadır ve örgütte ’çok çalıştık, şimdi biraz tembellik yapalım’ havası esmektedir. İşte böylesi durumlarda biraz karmaşa örgüte dinamizm kazandırabilir… Spagetti Organizasyonu kavramı ile dün tanıştım. Bir üst düzey yöneticimiz yaptığı toplantıda biraz bahsetti. Kavram oldukça ilgimi çekti ve sizlerle paylaşmak istedim.

SPAGETTİ ORGANİZASYONLARI

Büyük, köklü ve başarılı bir şirket düşünün. 50. veya 100. yılını geride bırakmış, hep büyümüş, çok para kazanmış ve başarılı olmuş. İşte tam da bu noktada, yani zirvede tehlike çanları çalıyor aslında. Kime göre mi? Danimarkalı knowledge worker (bilgi) işçisi Lars Kolind’e göre.

spagetti organizasyonu

Kolind, 2006 yılında İK zirvesinde konuşmacıymış. ‘Kurumu Yeniden Keşfetme’nin yollarını anlatmış. Matematik ve işletmeden dereceleri bulunan Kolind, 90’larda dünyada çok tartışılan ‘Spagetti Organizasyonu ‘nun yaratıcısı. Kolind, işitme cihazı üreticisi Oticon’da liderlik yaptığı üç yılda Spagetti Organizasyonu şablonunu uyguladı ve şirkette devrim yaptı. Bir çok şirketin yönetim kurulunda bulunan ve danışmanlık yapan Kolind, 1996’da Danimarka’da ‘Yılın Adamı’ seçilmiş.

İşler yolunda, şirket çok para kazanıyor, çok çalıştık dolayısıyla şimdi biraz tembellik yapma zamanı diyenler dikkat. Lükse boğulmak, kibirlenmek zirveden düşüşün ilk işaretleri sayılıyor. Lars Kolind nedenlerini şöyle sıralıyor:

İlgili Yazı :   Değiştirdiği Şifrelerle Hayatı Değişen Adamın Başarı Öyküsü

‘Bir şirket başarılı oldukça, para kazandıkça büyür, yeni yöneticiler, yeni unvanlar eklenir, daha fazla toplantı yapılır, şirket içinde eskisinden daha fazla entrika döner. Şirketin üst yönetimi, kökleriyle, yani çalışanlarla teması yitirir. Artık her şey sayısaldır. Şirket ekonomisi durgunluğa girer. Bu durgunluk yıllık raporlara yansır ve yönetim kurullarına şu gerekçeler sunulur: Rakiplerimiz haksız rekabet ediyor, euro/dolar’ın değeri bizi olumsuz etkiledi, Çin’deki ucuz işçilik bizi vurdu… Hep başkaları suçludur, asla kendileri değil.’

Şirket için en büyük tehlikelerden birinin bürokrasi olduğunu söylüyor. İlacın adını da veriyor: Kafaları değiştirmek. Geleceğin yönetim anlayışında şirket sahipliği diye bir şey olmayacak. Herkes şirketin bir parçasının sahibi olacak. Eskiden şirketlerin değerleri sahip oldukları makineler ve taşınmazlarla ölçülürken, gelecekte insan beyni ve eli olacak bir kurumun en değerli varlığı. Departmanlar kalkacak, uzmanlıklar paylaşılacak. Yöneticilik, liderliğe dönüşecek.

Adı spagetti çünkü, spagetti gibi biraz karmaşık görünse de, bir bütünleşme, kaynaşma, iç içe geçme söz konusu. Lars Kolind’in Oticon’da uyguladığı ‘The Spagetti Organisation’ şöyle işliyor:

1. Görev tanımı yok. Herkes istediği, en iyi yapacağına inandığı işi yapıyor.
2. Patron, müdür, şef veya herhangi bir unvan yok. Yapılacak tüm işlerin listesi çıkarılıyor ve hepsi için teker teker gönüllü aranıyor. Kimsenin yapmak istemediği işler açıkta kalırsa, gerçekten gerekli mi diye bakılıyor. Gereksizse o iş ortadan kaldırılıyor, gerekliyse ve kimse yapmak istemiyorsa, dışarı veriliyor.
3. Çalışma odası, departmanlar yok. Geniş tek bir alanda herkes her gün istediği yerde oturup çalışabiliyor. Bilgisayara şifrenizi girince hangi masada çalıştığınızın bir önemi kalmıyor. Oticon’da tamamen kağıtsız çalışma ortamı yarattı.
4. Bütçeler, planlar yok. Lider hedefini, nereye ulaşacağını önceden belirlerse, plana projeye ihtiyacı yoktur. 1,5 saat süren toplantılar yerine ayaküstü 15’er dakikalık toplantılarla tüm işler yürür. Yatay bir organizasyon olduğu için herkes lidere rapor eder veya öyle hisseder.

Tüm bunlar size organizasyonun çökmesi ile sonuçlanacak bir yönetim biçimi gibi gelebilir. Ama baştaki kaos zamanla kendini düzene sokuyor ve ardından işler iyiye gitmeye başlıyor…

İlgili Yazı :   Bu Hayat Sadece Senin.. Farkında mısın?

Enteresan değil mi ? Türkiye’de işe yarar mı bilinmez!

Kaynak : İK Seyir Defteri

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

3 yorum

  1. evet kulağa hoş geliyor gerçekten ama türkiyede uygulanma konusuda muamma

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

TAVSİYE

farklı karar alma teknikleri

Farklı Koşullarda Nasıl Doğru Kararlar Veririz

Hep aynı şekilde mi karar vermeliyiz yoksa farklı koşullarda farklı karar oluşturma ...