Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 3)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Sorunları Ufakken Çözmek Zorundasınız

Kırık Camlar Teorisi” ile ilk kez Malcolm Gladwell’in Tipping Point- Kıvılcam Anı kitabında karşılaşmıştım. Oldukça ilgimi çeken bu teori beni daha derin düşünmeye yöneltti. Teori genel kapsamda olayların aslında nasıl da ufak bir değişim/durum nedeni ile başlayıp toplumsal bir kaosa varan derecede büyüyebileceğini bize anlatabilecek oldukça basit bir temele dayanıyor. Yanlış giden işlerde yapılacak kök neden analizlerinde varılacak sonucun aslında tüm bu kötüye gidişin belki de en başta müdahale edilerek çözülebilecek minik bir sorunun olduğunu görmenin kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Koca koca şirketlerin ufak kırık camlarla temelinden sarsılması bence oldukça trajik. Şu an gündemi fazlası ile meşgul eden Volkswagen emisyon krizi de belki de ufak bir kırık cam ile başlamıştır kim bilir? Zamanında dikkat ya da müdahale edilmeyen ufak bir hata(!) bugün alanında dev bir şirketin imaj, para, marka ve pazar değeri hatta en önemlisi güven kaybı ile bir çıkmaza girmiş durumda. Devamını Oku »

Karar Verme ve Yanlış Karar ile Kötü Karar Arasındaki Fark?

Karar vermeksizin yönetmek, tercih yapmaksızın birey olmak mümkün değil. Isaiah Berlin, “Biz insanlar karar verme mecburiyeti ile lanetlenmişizwe are doomed to decide” sözleri ile, karar vermenin kaderimiz olduğunu, Harvey Cox “Karar vermeme kararı da, bir karardır Not to decide is to decide” sözleri ile, tercih yapmanın kaçınılmazlığını ortaya koymaya çalışmışlardır. Bu iki zorlayıcı yaklaşıma karşın, Napolyon, “Hiçbir şey, karar verebilmekten daha zor, bu nedenle daha değerli olamazNothing is more difficult, and therefore more precious, than to be able to decide”diyerek, karar verebilmenin bir lanet veya zorunluluğun ötesinde, şans olduğuna inanmıştır.

İster lanet; ister şans olsun, Ken Livine’nin tümcesi, gerçeği en iyi şekilde özetlemektedir. “Hepimiz tercihler yaparız ve sonunda tercihlerim bizi tanımlarWe all make choices, but in the end our choices make us”. Devamını Oku »

İki Kat İş Yarım Zamanda Nasıl Yapılır?

Yönetici Koçumuz ve ilham kaynağımız Hülya Mutlu’nun tavsiyesiyle okuduğum bu kitap, birçok alanda uygulanabilecek ve önemli ölçüde performans artışı sağlayacak SCRUM tekniğinden bahsediyor. Kitap çok faydalı bilgiler içerdiği için kısa bir özet ile sizlere de ulaştırmak istedim.

Üretkenliğinizi 8 kat arttırmak ister misiniz? Bir üretebileceğiniz zamanda sekiz üretmek. Kulağa hoş geliyor değil mi? Scrum ile bu mümkün. Hükümetler, uluslararası dev şirketler, sivil toplum örgütleri, eğitimciler, yazılım geliştiriciler Scrum’u kullanıyor. Daha üretken olmakla kalmıyor, tüm süreç boyunca daha da mutlu oluyorlar. Sizde ekibinize, projelerinize, fikirlerinize, hissedarlarınıza ve en önemlisi kendinize bir iyilik yapın ve Scrum’u öğrenin ve uygulamaya başlayın. Çünkü dünyanın buna ihtiyacı var. Devamını Oku »

Yalnızca Hızlı Koşmak Yetmez

Kendinizi bir 100 metre, kısa mesafe koşucusu olarak düşünün. Önünüzde yılın en önemli şampiyonası var. Yıllardır, her gün deliler gibi çalışıyorsunuz. Atiksiniz, hızlısınız. Bayrak yarışında hele, takımın as koşucusu olarak çok iddialısınız.

Derken o en çok beklediğiniz yarış günü geliyor. Stadyuma gidip günü unutulmaz kılmak için saatler kaldı. Odanızın kapısı açılıyor, antrenörünüz içeri giriyor. Size sinir bozucu bir sakinlik içinde;

“Plan değişti, kısa mesafe değil, uzun mesafe koşacaksın, maratona giriyorsun” diyor.

Ne yaparsınız? Devamını Oku »

Masamız mı, Kafamız mı Karışık?

“Dağınık bir masa dağınık zihne işaret ediyorsa, boş masa neyin işareti?” Albert Einstein’a ait bu söz mü doğru?

Yoksa;

Karışık bir çalışma masası karışık zihnin mi göstergesi?

Birkaç gün önce, devam etmekte olan eğitimimde, Fransız kadının çantasını görmeseydim, kendimi çok dağınık bir insan kategorisinde tutacaktım. Genellikle çantamın içinde birbiri ile alakasız çeşitli materyaller bulunur ve bunlar uzunca bir süre benimle seyahat edebilirler. Bu bazen bir elma, bazen de bir çatal olabiliyor. En çok da iş toplantılarına giderken x-ray cihazında çantamdaki çatala şaşkın bakan güvenlik görevlisine mahcup gülümsüyorum. O akşam çantamı temizleyip bir sonaki hezimete kadar unutabiliyorum. Devamını Oku »

Bir çimen gibi alçakgönüllü olmak

Eğitimlerde sıklıkla üzerinde durduğumuz şeylerden biri şudur: Eğer değişim istiyorsan, değişen taraf sen olmalısın. Birisiyle daha iyi bir ilişki kurmak istiyorsan eğer, bu daha iyi ilişki için ilk adımı sen atmalısın, sonra ikinci adımı sonra üçüncü adımı, sonra dördüncü…

Belki de uzunca bir süre bütün adımları senin atman gerekir çünkü farklı bir sonuç almayı bekleyen sensindir. Sonra hemen her seferinde aynı soru gelir: İyi de sürekli ben çaba sarf edersem olmaz ki, sürekli ben mi ödün vereceğim, hep ben mi iyi bir dinleyici olacağım, hep ben mi bakış açımı değiştireceğim? Karşı tarafın da çabalaması gerekmiyor mu? Devamını Oku »

Başarıdan Korkmak

Çantamı akşam yatarken hazırlarım, Ödevimi sabah uyanınca yaparım, Öğretmenin verdiği proje üzerinde okulda çalışırım. Hep sonra. Peki, neden işlerimizi hep sonraya bırakırız? Neden, sanki bugün hiç bitmeyecekmiş, hep bir yarın gelecekmiş gibi davranırız?

Gençlerin yapması gereken şeyleri erteleyerek “hep sonraya” bırakmasını, bazen tembellikten kaynaklı zannederiz ancak onların üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmemelerinin altında yatan asıl sebebin, özgüven eksikliği, isyan, mükemmeliyetçilik, sabırsızlık, başarısızlık ve başarı korkusundan kaynaklı olabileceğini hiç düşünmeyiz. Başarı korkusu dedik, biraz tuhaf geldi değil mi? Devamını Oku »

Konfor Alanından Çıkmak veya Çıkmamak

Uzun yıllardır aynı şirkette aynı pozisyonda çalışıyorsunuz. Kendiniz için şirketinizde bir gelecek göremiyorsunuz. İşinizin size hiç bir şey katmadığını düşünüyorsunuz. Göstermeniz gereken performansın %20 si ile bile işleri halledebiliyorsunuz. Gün geçtikçe daha demotive, mutsuz ve huysuz bir insan haline dönüşüyorsunuz. Kafada deli sorular bir yandan gitmek istiyorsunuz diğer yandan arka planda bir şey sizi durduruyor. Şimdi yeni bir şirket kendini tanıt, iş yapış şekillerini öğren, her şeye hakim olmaya çalış kim uğraşacak diye düşünüyorsunuz. Mevcut şirketinizde her şeyi biliyorsunuz tamam biraz mutsuzsunuz ama idare edebileceğini düşünüyorsunuz. İşte tehlike çanları burada çalmaya başlıyor artık bu konfor alanınızın artık azap alanına dönmeye başladığının bir göstergesi.

Ama önce konfor alanı nedir ne değildir bir bakalım. Kişinin az çabayla bile ortalama bir başarı yakaladığı ve bunun sonucunda da kendini en rahat hissettiği alana denir. Devamını Oku »

Hayat Sana Güzel!

Beğenir, gıpta eder, yerinde olmak istediğimiz kişiye, üstünlüğünü çekemeyip acı duyarak derin anlam içeren bir söz söyleriz. Hayattan zevk alan, gezen, tozan yaşam koşulları iyi olanlara imrenip özenerek dönüp şöyle deriz: “hayat sana güzel”.

Oysa gerçekten öyle midir bilinmez. Dışarıdan bakınca insanı mutlu görüp, kıskançlık ya da hayranlıkla ve hatta imrenerek güzel bir dünyası olduğunu sanırız. Mutluluğun, acıların ve zevklerin dereceleri içinde gizli olduğunu, her birinin bizlere ayrı etki yaptığının farkına varamayız.

Hayatı güzelleştirir, sımsıcak gönüllere girebilirsek, aynı duyguları paylaşıp, affetme erdemine ulaşarak geçmişi unutabilirsek gülün dikenlerinden daha ziyade güzelliğini görebiliriz. O halde hayat kimler için ve hangi zamanlarda güzeldir? Devamını Oku »

CV’nize yazdığınız yalan “Bağdat” tan döner!

Özgeçmişinizde hiç yalan söylediniz mi? Hiç yapmadığınız bir stajı, sertifikasını almadığınız bir kursu CV’nize dâhil ettiniz mi? CV’niz üniversite not ortalamanız, akademik başarılarınız ve tamamladığınız projelerle ilgili hep gerçekleri mi yansıtıyor? Peki, CV’nizde başarılarınızı hiç mi abartmadınız? Örneğin, bir önceki işinizle şimdiki işiniz arasındaki boşluğu açıklamakta zorlandığınız için çalışma sürelerinizi uzatmadınız mı? Bilgisayar ve yabancı dil bilgilerinizi olduğundan iyi göstermediniz mi?

CV’nizi çok istediğiniz bir işe girebilmek için ilgi çekici hale getirmek, yeteneklerinizi işte aranan özelliklere göre ön plana çıkarmak kabul edilebilir değişiklikler. Nereye kadar CV’mize müdahale edebiliriz? Devamını Oku »