Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim forumu misyonu taşıyan kendinigelistir.com sitesi Özgür Şahin tarafından hayata geçirilip, geliştirilmektedir. © 2024. Tüm hakları saklıdır.

  1. Anasayfa
  2. Geliştiren Hikayeler
  3. Önyargı ve keyif-yaşam ilişkisi

Önyargı ve keyif-yaşam ilişkisi

Özgür ŞAHİN Özgür ŞAHİN -

- 3 dk okuma süresi
17 7

Küçük hikayecikler ama o kadar güzel özetliyor ki? Çoğu şeye kafamızda oluşturduğumuz olumlu\olumsuz kalıplarla yaklaşırız. Bu durum her zaman aynı şeyi doğurur aslında. “Hiç haketmediği şeyleri yapmak!” Kendimizden ödün vererek çoğu zaman bi’şeyleri olsun diye üstüne düştüğümüz ama ne olduğunu kafamızda oturtamadığımız insanlar yok mu etrafımızda? Patron – çalışan ilişkisi ya da uzağa gitmeyelim… İki mesai arkadaşı mesela? Ya durumun tam tersi? O daha da kötü… Küçük bir hikaye ile özetleyelim :

Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda  yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik  kadının yanından  bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça  uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna  bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır… Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır. Aradan biraz zaman geçer ve  anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı. Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir… Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür. Einstein’ın söylediği rivayet edilen bir söz var :”İnsanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor!

VE keyif midir yaşamı değerli yapan? Yoksa yaşam mıdır, keyif almayı değerli kılan?

Franklin bir çocuğa bir elma vermiş. Çocuk çok sevinmiş. Bir elma daha vermiş. Çocuk daha çok sevinmiş. Bir elma daha verince çocuk sevinçten deliye dönmüş. Ve bir elma daha verince, çocuk dört elmayı elinde zapt edememiş, sonuncusunu düşürmüş yere… Bu sefer ağlamaya başlamış çocuk. Hayat böyledir işte… Hayal etmediğimiz bir saadete eriştikten sonra, onun bir lokmasını dahi kaybetmek bizi perişan eder. “Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli  kılan.” (Bernard Shaw)

Hikayelerde olduğu gibi,
Önyargı çizgilerimizi sağlam çekmemiz, çektiğimiz çizgilerin altında kalmamamız ve yaşamdan keyif almayı başarabilmemiz dileğiyle…

Yazan : Özgür ŞAHİN / kendinigelistir.com

Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

İlgili Yazılar