KendiniGelistir.Com » Uykunun Faydası ve Tavsiyeler
MOTIVASYON MESAJINIZ:
"Büyük adamların amaçları, diğerlerinin yanlızca istekleri vardır." - DÜNYA ATASÖZÜ

Uykunun Faydası ve Tavsiyeler

09 Temmuz 2006 | Özgür ŞAHİN | Kategori: Motive Olmak |

UykuUykuya dair bir çok konu hakkında geniş bilgi bulabileceğiniz güzel bir yazı. Bu yazıda uykunun, başarı ve hayat üzerindeki önemini bulacaksınız. Aynı zamanda uyku üzerine tavsiyeler, püf noktaları ve önemli tespitleri okuyacaksınız.

DÜZENLİ VE VÜCUDA YARARLI UYUMAK İÇİN İZLENECEK BASAMAKLAR

Başarıya ulaşmak için izlenecek yolların aşılması için ve kalıcı olabilmesinin temel şartlarından birisi, insanın iyi uyumuş, dinlenmiş ve zinde bir şekilde uyanmasıdır. Bu anlamda uyku çok büyük önem kazanır. Uykudaki aksaklıklar dalga dalga tüm benliğimize ve çevremize yayılır. Önce uykumuzun nasıl olması gerektiğine karar vermeliyiz. Burada tespit etmemiz gereken nasıl yatmalı, ne kadar uyumalı ve uykudaki temel yöntemin ne olacağı sorularının cevaplarıdır. Aşağıdaki yazılı 6 maddede toplanmış tavsiyeleri uygulayın, göreceksiniz sabahları dinlenmiş olarak kalkacaksınız. Yeni günü yeni heyecanla karşılayın. Bu maddelerin tamamını yerine getirin ve 1 ay boyunca bunu uygularsanız eminim ki bir daha; bu tavsiyerin dışına çıkmayacaksınız.

Tavsiyeler :
1. Uyku saatlerimizi değiştirmeden günde 6-7 saatten fazla uyumamalıyız.
2. Sabah erken kalkmalı ve öğlen vaktine kadar bir daha uyumamalıyız.
3. Öğlen yarım saat süreyle(11:00-13.30 arasında) ve gece 23:00 - 05:30 arası (1 saatlik kayma olabilir) uyuyor olmalıyız ve akşama yakın vakitte uyumamalıyız.
4. Asla tok uyumamalıyız. Yemeğimizi uykudan en az 2.5- 3 saat önce yemeliyiz.
5. Uyku öncesinde vücut adalelerimizi gevşetmeliyiz.
6. Bizi rahatsız edecek gürültülü, kötü kokulu, çok yumuşak veya tümsekli zeminde uyumamalıyız.
Uyku Gizli Güçtür

Uykunun kalitesi daima uyunan süreden daha önemlidir. Pek çok kişi uzun süre yatakta kalıp, kendisi ile şu veya bu şekilde oyunlar oynayarak, kendini ikna etmeye çalışarak süreyi uzatmaya çalışır. Bu tür uykular hem vücudu dinlendirmez, hem de müthiş bir pişmanlık uyandırır sonrasında. Beyinsel bir ağırlıkla, uyku sersemi, kararsız ve isteksiz kalkılır yataktan. Büyük bir suçluluk duygusuyla. Çünkü normal normlarda gün başlamıştır dünyada. İlahi bir güçle programlanmış gibi kalkmış, şevkle işine gücüne başlamış, konusunda yol almıştır tüm insanlar. Ve biz türlü kandırmacalarla yatakta oyalanmış, herkesten geri kalmış gibi hissederiz kendimizi. İtiraf etmesek de, bilinçaltımız rahatsızdır bu büyük ayıptan. Ağzımızda ve beynimizde bu burukluk, güne rengini verir.

Dinler de uyku konusunda çeÅŸitli disiplinler getirmiÅŸtir. Müslümanların yatış ve kalkışları güneÅŸin hareketine baÄŸlanmış, uyku öncesi ve sonrası beden ve ruh eÄŸitimi çok incelikle belirtilmiÅŸtir. Prof. Dr. Ahmet Akgündüz dinlediÄŸim bir sohbetinde baÅŸarısının bir sırrının da “uyuyorken güneÅŸin üzerine doÄŸmaması” olarak belirtiyor ve sabah güneÅŸ doÄŸmadan kalkmanın ona getirdiÄŸi nimetleri anlatıyordu. Hıristiyanlarda da deÄŸiÅŸik biçimlerde bu tür ibadetler söz konusudur. Ancak herkesin kaliteli uykuya ulaÅŸmak için kendine özgü bir yöntem bulması zorunludur güzel rüyalar için.

Uyku iyi çözümlerin dinamosudur. Ve genel başarımızın da temel taşı. Şöyle bir düşünelim. İyi uyuyamamışsak aldığımız kararların doğruluğundan ne kadar emin olabilir ve çalışmalarımızdan nasıl verim bekleyebiliriz? Yorgunken kitap okuma , dost sohbetindeki başarımızın derecesi nedir? Yediğimiz içtiğimizden ne zevki alabiliriz?

Uyku, hayatımızda her ÅŸeyin düzene konulduÄŸu, tamir ve tedavi edildiÄŸi son derece önemli bir süreç olarak yaratılmıştır. Bir kaç hafta uykusuz kalmanın ölüme neden olduÄŸu hayvanlar üzerinde yapılan deneylerle ispat edilmiÅŸtir. Daha da ötesi insanın yetersiz uykusu ile zihinsel güç kaybı arasında yakın bir iliÅŸki olduÄŸu, uykusuz kalan insanların zihinsel çalışmalarının tamamen durduÄŸu ve düşüncelerini hiçbir ÅŸeyin üzerinde yoÄŸunlaÅŸtıramadıkları ispat edilmiÅŸtir. 48 saat uykusuz bırakılan yüksek öğrenimli kiÅŸilerin, ilkokul çocuklarına öğretilen matematik iÅŸlemleri yapamadıkları görülmüştür.(Hürriyet 26.5.1193) A.B.D.’de 1993 yılında yapılan bir araÅŸtırma sadece düzensiz uykunun A.B.D. ekonomisine 1993 yılı kurlarıyla verdiÄŸi zarar 360 trilyon liradır.(BozdaÄŸ,1996,40)

Günde 8 veya 10 saat uyuyor olabilirsiniz. Ancak yine de bu uykunuz hiçbir işe yaramıyor olabilir. Çoğumuzun sandığının aksine uykusuzluğun hayatımızdaki engelleyiciliği tahmin ettiğimizden de büyüktür. Oysa çoğu zaman rahatsızlıklarımızın uykusuzluktan kaynaklandığını bilemeyiz bile.

Uyku beynin dinlenme vakti sanılmamalıdır. Tersine uyku beynin vücudun dinlenme ve tamir işiyle meşgul olduğu vakittir. Beynin elektriksel yapısı üzerinde yapılan araştırmalar zihnimizin uyku esnasında en az uyanık dönemde olduğu kadar yoğun çalıştığını göstermiştir. Aradaki tek fark gece ve gündüz yapılan işlerin farklı olmasıdır.

 

UYKU ÜZERİNDEKİ TESPİTLER:

1.REM ve NREM uykusu: İnsan her uyku seansında iki ayrı uyku türünü paylaşımlı olarak ve ihtiyaca göre uyur. Uykumuz ya derindir ya da hafif olarak yüzeyde seyreder. Derin uyku NREM olarak adlandırılmıştır. Bu donemde cisimsel beden üzerindeki hücre tamirlerinin düzenlenmesiyle ilgilenir. Gün boyunca alkol, sigara, kirli hava gibi etkiler, aşırı yorulma, yaralanma, enfeksiyon gibi nedenler hücre ölümlerine yol açar. Ayrıca bedende her gün normal olarak 10 milyar hücre ölümü gerçekleşir. Bedeni bir milyon katlı bir gökdelen olarak düşünelim. Her gün on binlerce tuğlası birlikte çürüyüp düşmekte, gökdelenin çökmemesi için yerlerine yenilerinin yerleştirilmesi gerekmektedir. Ancak böyle bir çalışmanın sağlıklı gerçekleşmesi sıfır hatalı bir haberleşme ve analiz sistemini gerektirir.

İşte beynimiz NREM adı verilen derin uyku esnasında vücudun maddi tamirinin gerçekleşmesi görevini yüklenir. Çok yorulduğumuzda aşırı enerji tüketimi, hatta oksijen eksik olduğunda hücreler yakılarak enerji üretilmesi gibi nedenlerle hücre ölümü daha çoktur. Bu durumda derin uykuyu daha fazla uyuruz. Bu süreci şüphesiz biz kurmadık ve biz yürütmüyoruz. Ancak yaptığımız bazı hatalar bu süreci aksatmaktadır. Eğer NREM uykusunu yeterince uyuyamazsak vücudumuz erken çöker, çöküşü cildimizdeki pörsümeden okuyabiliriz. Ayrıca ardı arkası kesilmeyen hastalıklar da savunma sisteminin tahrip olmasından kaynaklanır. Bu sistem ise uykusuzluktan oldukça fazla etkilenir.

Yaşadığımız ikinci ve hafif uyku ise REM olarak adlandırılır. Rüya gördüğümüz uyku bu uykudur. Gün boyu yaşadığımız çatışma ve tepkimelerin diğer boyutu duygu, düşünce ve hayallerimizle ilişkilidir. Sevinçlerimiz, öfkelerimiz, nefretlerimiz, heyecanlarımız birer içsel algı olarak gün boyu yaşanır. Duygu hayal ve düşünceler cisimsel algı girişleri vasıtasıyla alınmazlar, içte yaşanırlar. Ancak hissettiğimiz her bir duygu anında kanımıza u duyguyu temsil eden hormon enjekte edilir. Duygularımız tamir olmadığında bu defa psikolojik bozukluklarla karşılaşırız. Herhangi bir duyguda aşırıya kaçtığımızda yorgun olduğumuzu hissederiz. Mutlaka bir çok defa aşırı bir üzüntünün ıstırabından kurtulabilmek için uyumuşsunuzdur. Uyandığınızda ise uyumadan önceki durumunuza çok daha rahat olduğunuzu tespit etmişsinizdir. Eğer REM uykusunu uyuyamamış olsaydık sadece duygularımızın biriken yükü kısa sürede bizi depresyona sokar zihinsel ve duygusal kimliğimizi tamamen kaybederdik.

2. DoÄŸal uyku dönemleri: Uyku üzerinde yapılan bir diÄŸer tespit insanların biyolojik ritmiyle iliÅŸkilidir. İnsanların iki ayrı uyku dalgasına göre programlandığı tespit edilmiÅŸtir. Rodenburg Üniversitesinden Prof. Jurgen Zulley’in araÅŸtırmalarına göre bu iki dalgadan biri öğle arasında 10-30 dakikalık bir süre içerir. Öğle vakti ve öğle yemeÄŸi öncesi uyunacak bu uyku, uykusuzluÄŸun en önemli çözümlerinden biri olarak görülüyor. DiÄŸeri gece 12.00-04.00 arası uyanacak uykudur. Bu iki vakti düzenli olarak uykuda geçiren kiÅŸiler uykusuzluk sorununu aÅŸacaktır.(Sabah 23.11.1993)

Görüldüğü gibi uykusuzluk sorunu az uyumaktan değil vaktinde uyumamaktan, hatta gereğinden fazla uyumaktan kaynaklanmaktadır. Günümüzde çoğu üst düzey devlet adamları öyle uykusunu mutlaka uyumaktadır. ABD Başkanı Bill Clinton çalışma odasında ergonomik koltuğunu geriye yaslamakta ve üzerine bir battaniye alarak uyumaktadır. Uzak Doğunun süratle kalkınan dev şirketlerinde çalışan işçiler sistemli olarak öğle uykusu arası vermekte ve böylece iş veriminin zirvesine çıkmaktadırlar.

İlginç ve çarpıcı olan bir gerçek Peygamberimizin(asm) öğle uykusunu çok faydalı bir uyku olarak ümmetine 14 asır önce tavsiye etmesidir. Bediuzzaman da öğleyin uyunacak 30 dakikalık uykunun sair vakitlerde uyunacak iki saat uykudan faydalı olduÄŸunu söylemiÅŸtir.(28. Lem’a)

3. Erken kalkma faktörü: Uykunun sağlıklı olabilmesi ve yeterince dinlenilebilmesi için mutlaka sabah erkenden kalkılmalıdır. Araştırmalar sabah uyandıktan sonra tekrar uyuma yoluyla gece boyu yapılan tamiratın tekrar tahrip edildiğini göstermiştir. En büyük hatamız uyku dalgası geldiğinde uyanık olmamız, uyanıklı dalgası geldiğinde uyuyor olmamızdır. Çünkü biz ne yaparsa yapalım beyin sadece yaratıcı tarafından programlandığı dalgaya göre çalışır. Güneşin ilk ışıklarını alan vücut melatonin hormonu salgılar ve bu hormon biyolojik saatimizi belirler. Biyolojik saatimiz kendi kurallarına göre çalışır.

Sabah uyandıktan sonra tekrar uyuma isteÄŸi alışkanlıktan ve tembellikten kaynaklanır. Bu alışkanlığı yenen kiÅŸi en fazla 10 gün içinde büyük bir dinçlik gözlemleyecektir. Bunu kendi hayatınızda hemen deneyebilirsiniz. Bu gece saat 11.00′de uyuyunuz ve sabah 5.30′da kalkarak bütün uyuma isteÄŸinize direnerek çeÅŸitli meÅŸguliyetler bularak bir daha uyumayınız. Alışkanlık nedeniyle en fazla bir kaç saat kendinizi yorgun hissedeceksiniz. Ancak ardından geç saatlere kadar kendinizi oldukça dinç ve güçlü hissedeceksiniz. Ertesi gün aynı saatte uyuyunuz. Uyanma isteÄŸinize raÄŸmen saat 10.00′da yatağınızdan kalkınız. Bu defa akÅŸama kadar kendinizi hafif sarhoÅŸ gibi hissedeceksiniz. Zihninizi toplamak güçleÅŸecek, maddi gücünüz bile azalacak hatta başınız bile akÅŸama doÄŸru aÄŸrıyabilecektir.

Kuşlar gibi erken kalkan hayvanlardaki dinçliğe, canlılığa dikkat ediniz. Daha güneş doğmadan uyanırlar ve cıvıldaşmaya başlarlar. Evinizde kedi besliyorsanız çok erken uyanıp miyavlamaya başladığını göreceksiniz. İnsan da erken uyanmaya programlanmıştır. Çocuk yetiştirmişseniz küçük çocukların erken uyuduklarını, gece uyanarak tekrar uyuduklarını ancak sabah mutlaka çok erkenden uyandıklarını görürsünüz. Bebeklerin yetişkinlere göre daha fazla uyumaları vücutlarında hücre yaratılmasının çok hızlı olmasından ve sürekli artış göstermesindendir.

Geç uyanmanın zihin ve bedenimizde tahribata neden olduğu bilimsel araştırmalarla kesin olarak tespit edilmiştir. Sevgili Peygamber de (asm) günün erken vaktindeki uykunun aklı azalttığını, insanı tembelleştirdiğini, rızkta bereketsizliğe neden olduğunu söylemektedir.

4. Uykuyu etkileyen dış faktörler: Uyku esnasında göz dışındaki algı girişleri açıktır. Uyuyan kişi çevresindeki sesleri duyar, teni dokunmaları hisseder, burnu kokuyu alır. Bu gerçek telkin ve beyin yıkamada çok önemli bir vasıta olarak görünüyor. Bir çok ciddi psikolojik hastalık uyuyan kişinin kulağına yapılan düzenli telkinlerle tedavi edilebilmektedir.

Dolaysıyla uyuduğumuz mekan bizim için son derece önemlidir. Sokak gürültüleri duyulan bir ortamda uyuyorsak, evimizde bulunan televizyon veya bilgisayar gibi cihazların oluşturduğu radyasyona muhatap oluyorsak, zihnimiz sadece bedenimizin içindeki dünya ile baş başa kalamaz. Dışarıdan alınan mesajları da işlemek, hem de tam teslimiyetle işlemek zorunda kalır. Uyku esnasında bilinçsizce yatağımızda döneriz. Bu gerçek, beynimizin dokunmayı hissedebilmesinden ve damar daralmaları varsa dönmek suretiyle bunu yok edebilme isteğinden kaynaklanır. Uyurken anlımızda bir sinek dolaşsa farkında olmadan onu kovarız.

Bütün bu gerçekler uyuma ortamımızda dışardan gelen her türlü uyarıcının zihnimizi meşgul ettiğini göstermektedir. Yattığımız ortam orta-sert olmalı, ortam temiz kokulu ve gürültüsüz düzenlenmelidir.

5. Gergin uyuma tehlikesi: Yeterince uyuduğumuz halde hala ısrarla dinlenemememizin bir nedeni zihnimizi çeşitli sorunlarla baş başa bırakmamızdır. Bu sorunlardan biri gergin uyumamız, diğeri tok halde iken uyumamızdır. Her iki durumda karabasanlar ve kötü rüyalar görmemiz mümkündür.

Bazı kiÅŸiler uykuya yattığında kaslarını, omuzlarını, dizlerini iyice gererler. uyku mekanizması vücudu gevÅŸetmeye çalışır. Bazen tam gevÅŸerken insan ani boÅŸluÄŸa düşer gibi irkilebilir. Bunu bir defa yaÅŸamışsanız derhal kendinizi kontrol etmelisiniz. Uyurken bütün adalelerimize “gevÅŸe, rahat ol, boÅŸluÄŸa düşmüş gibi kendini bırak” emrini vermeliyiz. Bu emri bir süre devamlı verdiÄŸimizde uyku anında alt ÅŸuurumuz bu emirleri bilinçli olarak almasa bile otomatik olarak uygulamaya koyar ve her defasında gevÅŸemiÅŸ olarak uyuruz. Aksi taktirde edineceÄŸimiz gergin uyuma alışkanlığı, beynimizin uyku boyunca kaslarımıza sürekli gerilme emri göndermesine yol açacaktır. Bu durum hem kasları sürekli çalıştırarak yoracak, tahrip edecektir; hem de beyni meÅŸgul ederek yoracaktır. Böyle bir uykunun sonu yorulmuÅŸ olarak uyanmaktır.

6. Tok uyuma tehlikesi: Yorgun uyanmanın diÄŸer önemli nedeni tok karnına uyumaktır. Tok karnına uyuduÄŸumuzda beyin sürekli mide içeriÄŸini parçalamakla meÅŸgul olacaktır. Dolaşımdaki kanın önemli bir kısmı sindirim bölgesinde odaklaÅŸacaktır. Uykunun durgunluÄŸunda midenin peristaltik hareketi çok zor olacaktır. Mide duvarının parçalanmasını istemiyorsak midemizde bekleyen içeriÄŸin bir an önce boÅŸaltılmasına yardımcı olmalıyız. Beyin uykumuzda midemizi çürümekten kurtarmak için çırpınır, didinir. Uyandığımızda ise sanki hiç uyumadığımız hissine kapılırız. Kendimizi kendi ellerimizle tahrip ederiz. Hikmet ve ilmen açlıkta gizli olduÄŸunu buyuran sevgili Peygamberimiz(asm) “Aç olarak uyuyan kiÅŸinin etrafında sabaha kadar huriler dolaşır” demektedir. Almanya’da yapılmış olan bir araÅŸtırma saat 23.00′de uyuyan kiÅŸinin en geç 20.30′da akÅŸam yemeÄŸini yemiÅŸ olması gerektiÄŸini ortaya koymuÅŸtur.

Derleme: www.yetenek.com

KendiniGelistir.Com tavsiyesi
Uyurken dinlenebilen, ücretsiz kişisel gelişim, kilo verme, sigara bırakma, hipnoz mp3leri. Deneyenlerin yorumları oldukça ilginç! hayatimdegisti.com'da...
“Uykunun Faydası ve Tavsiyeler” için 7 yorum
  • 1 Egemen
    18 Temmuz 2006, 17:21

    Konuya tamamen katılmakla beraber gece çalışan kişiler içinde bir öneri bekliyorum. İşim yüzünden düzensiz uyuyan ve beslenenlerin önde gideni oldum :) Bu konuda nereden bilgi ve öneri alabilirim merak ediyorum. Çok araştırdım ancak pek bişey bulamadım.

  • 2 ezgi
    16 Aralık 2006, 22:49

    Son zamanlarda yapmam gerekenleri yapmaktansa uyumayı tercih ediyordum. Yazınızı okudum ve bundan sonra daha az uyumaya çalışacağım ve hayatımı daha anlamlı yaÅŸamaya…TeÅŸekkürler.

  • 3 abdulmecit
    14 Haziran 2007, 20:44

    bana allah rızası için biri bi akıl versin ben sabah uyanmaya çok üşeniyorum
    kalkmak istiyorum ama ne fayda ne telefon beni uyandırabiliyor nede hanım lütfen bana bir akıl veren yokmu tşk ederim

  • 4 zafer guzel
    25 Haziran 2007, 18:43

    bu güzel bilgiler iöçin teşekür ederim uygulucam

  • 5 hüseyin
    26 Eylül 2007, 19:02

    merabalar..hocam bende gece calisanlardan biriyim bunun icin bisey yazmamissiniz.aksam 22den sabah 7ye kadar calisiyorum..6-7 saat uyudugum halde dahi kendimi cogu zaman yorgun ve halsiz hissediyorum aceba iyi uyuyabilmem icin neler tavsiye edersiniz?simdiden tessekurler

  • 6 nehir
    07 Ocak 2008, 20:00

    saolun ödevime ve bana gerçekten çoook yardımcı oldunuz=)

  • 7 Yasin
    30 Ocak 2008, 13:40

    Ben haftada 2 gün gece 14 saat çalışan biriyim.
    Gündüzleride hiç uyumuyorum desem yeri var.
    Ne yapabilirim..

Yorum Yapın