Anasayfa / Motive Olmak / Geliştiren Hikayeler / İkinci Şansı Kaçırmamak

İkinci Şansı Kaçırmamak

ŞansYooo!

Devrim hasbelkader liseyi bitirmişti; zeki ama biraz ?zıpçıktı? bir çocuktu. Okul hayatı boyunca hiçbir zaman çalışkan bir öğrenci olmamıştı; zekasını genelde çıkıntılık yapmak; hocalarını küçük düşürmek için kullanırdı. Okuldan sonra yine yeterince hazırlanmadığı için üniversite sınavını da kazanamadı. Müzik zekası oldukça gelişkin olduğundan  yüksek öğrenim için son şansı olan konservatuara kabul edildi. Devrim?in anne-babası o daha çocukken ayrılmışlardı ve babasıyla neredeyse hiç görüşmüyorlardı. Devrim?in annesi ne kadar şefkatli ve kollayıcı bir anne olmaya çalışsa da Devrim babasız büyümenin sıkıntılarını çekiyordu. Devrim konservatuara girdikten sonra lisedeki haylazlıklarını, saygısızlıklarını yapmayı bırakmadı. Derslere geç gidiyor; hocalara kafa tutuyordu. Konservatuara girerek rahatlamıştı ve ne kadar akıllı ve hünerli birisi olduğunu herkese göstermişti. Onun rahatlığıyla davranıyordu. Ancak uygun olmayan davranışları dolayısıyla okulda kalmasıyla, okuldan atılması arasında ince bir çizgide duruyordu ve Devrim her an atılma istikametine geçebilirdi. Okul için yapılan bir konserde kafasına göre bir solo atınca, hocası konserden sonra iyice azarladı. Ne var ki, solo o kadar harikaydı ki okul müdürü de hocasının yanında Devrim?i tebrik etti. Ancak şans her zaman Devrim?in yanında olmayacak gibiydi. Bir gün başka bir hocayla atıştıktan sonra okul müdürü onu yanına çağırıp okuldan atılacağını söyledi. Devrim hiçbir şey söylemeden odadan ayrıldı. Çok pişmandı. Düşük gelirli bir ailenin çocuğu olarak okulu bitiremeyecek olursa gelecekte ne yapacaktı? Özellikle annesi çok üzülecekti bu duruma. Ertesi gün sabah erkenden okula gitti; hocalarını teker ziyaret edip davranışları için özür diledi. En son olarak da okul müdürünün yanına gitti. Okul müdürü ona bir süre verdi ve bu sürenin içinde bir olay daha yapacak olursa konservatuardan bir daha içeri adım atamayacağını söyledi. Ancak Devrim yakaladığı ikinci şansı kaçırmaya niyetli değildi. Hayatında hiç asılmadığı kadar derslerine asıldı ve son derece örnek bir öğrenci olarak okul yaşamına devam etti.
***
Meral, insan kaynakları alanında çok yetenekli ve çalışkan bir genç kadındı. Ne var ki, çalıştığı şirketin insan kaynakları müdürü ile geçinmek çok zordu. Müdürü insanları ve yaptıkları işleri takdir etmesini kesinlikle bilmiyordu. Bir gün müdürüyle yaptığı bir tartışmadan sonra işten ayrıldı. Yakın arkadaşlarından Nur da iki gün sonra yine İnsan Kaynakları Müdürü ile yaptığı bir tartışmadan sonra ayrıldı. Nur ve Meral, nasıl iş buluruz diye konuşurken, iş arayacağımıza bir ?iş ve eleman bulma? şirketi kuralım diye düşündüler. İki kafadar ?Gir-İş? isimli bir şirket kurdular. Bir web sitesi oluşturdular. Ardından şirket ziyaretlerine başladılar. Bu arada yeni bir iş açmak maliyetliydi ve ilk aylar oldukça sıkıldılar çünkü hiç paraları yoktu. Ancak iyi hizmet vermenin sonucunda müşteri sayıları giderek arttı ve ikinci yıl ?yüz bin dolarlar? kazanmaya başladılar. Ancak ikinci yıl Meral?e bir şeyler oldu. Tüm insan kaynakları gazetelerine ve dergilerine iki ortak söyleşi vereceklerine sadece Meral söyleşi vermeye başladı. İkisi de eşit ortak oldukları halde ?Gir-iş? şirketi Meral?den ibarettir gibi bir mesaj çıkıyordu. Bu arada Meral davetler, söyleşiler, konuşmalarla meşgulken Nur tüm işi çekip çeviriyordu.  Araları giderek gerilmeye başladı ve sonunda ayrılmaya karar verdiler. Nur hisselerini Meral?e verip ayrıldı. Ne var ki Meral, Nur ayrıldıktan sonra işleri eski halinde sürdüremedi. İki yıl sonra Gir-İş kapandı ve Meral yeniden iş aramaya başladı. 
***
Basri, uzun yıllar bir fabrikaya emek vermişti. Ailesini bu fabrikadan aldığı maaşla geçindiriyordu. Zaman içinde eğitimi olmadığı halde yöneticiliğe kadar yükselmişti. Ancak fabrika daha sonra kapanınca işsiz kaldı. Uzun süre yönetici olarak iş aradıysa hiç iş bulamadı. Ülke ekonomisi de krize girince ailecek açlık sınırının eşiğine geldiler. O sırada bir şirketin genel müdürünün şoförlüğü işini teklif ettiler. 50 kişiyi idare eden Basri şoförlük mü yapacaktı? Basri işi kabul etti. Ardından da Genel Müdüre o kadar iyi hizmet verdi ki, iki yıl sonra onu fabrikada yine bir idareci konuma getirdiler.

İlgili Yazı :   Bir gün "susmayı" öğrendim...

Yazan : Melih Arat

Bir süredir makalelerimizi paylaşamıyorduk. Başka projelerin içinde olmam ve küçük bir tatil sonucunda tekrar birlikteyiz. Bir daha kopmamak dileğiyle… Bir çok mail aldık. İlgilinen tüm arkadaşlara bu vesile ile tekrar teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Özgür ŞAHİN
www.kendinigelistir.com – Kişisel Gelişimin Anahtarı!

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

3 yorum

  1. Merhaba
    Sayın yetkili;

    Büyük bir fabrikada atelye yöneticisi olarak görev yapmaktayım çalışanların dikkat eksikliğinden veya dikkat kaybından dolayı atladıkları bir proses üretilen malzemede ıskarta ya sebep olmaktadır bununla ilgili kitap-yazı-cd-dvd ve benzeri kaynaklarınız varsa bilgi vermenizi önemle rica ediyorum.

    İyi çalışmalar

  2. İnsan nerede olursa olsun,birbirleriyle iyi geçinmeli. İyi geçindeği zaman her iki tarafta kaybeder. Kurumun düzeni bozulur. Bunun için üretim adına iş birliği şarttır. Kurmun teme felsefesi iş birliğine dayanır.

  3. Teşekkürler çok güzel yazıydı helal olsunnnnnnnnnnnnnnn

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

x

TAVSİYE

matematik einstein

Einstein Okuldayken Matematiği Kötü müydü?

Matematik ile arası hoş olmayan birçok kişi için bir avuntudur bu aslında. ...