Anasayfa / Etiket Arşivi: zaman

Etiket Arşivi: zaman

Zamanın Kıymetini Bilmek Hayatın Kıymetini Bilmeye Eş Değerdir

Yeni bir yıl başladı. 1 Ocak itibariyle herkesin hesabında 365 gün var. Hepimizin hesabına her sabah 1440 dakika zaman yatacak.

İnsanlar, yeterince zamanları olmadığından şikâyet ederler. Ev kadınları da holding patronları da kafalarını kaşıyacak vakit bulamadıklarından yakınırlar. Ama bazı insanlar da zamanlarını çok etkin kullanırlar. İşleri ne kadar yoğun olursa olsun, kendilerine, sevdiklerine ve işlerine yeterli zaman ayırırlar.

Her gün hesabına yatan zamanı nasıl kullandığı, insanın hayat kalitesi belirler. Çoğu insan zamanı heba ettiğinin farkında bile olmaz; çünkü hayat zamanı boşa harcatan tuzaklarla doludur. Cep telefonu ve tabletlerle oynadığı oyunlar, sosyal mecralarda geçirdiği fazla zaman; bir konuşmayı zamanında bitirememe, gereksiz telefonlar, gündemsiz ve fazla uzun toplantılar; sistemsizlik, dikkatini toplayamama, kararsızlık, erteleme huyu; aynı anda çok iş yapmaya çalışma, hayır diyememe gibi onlarca tuzak insanın zamanını çalar. Devamını Oku »

Zamanı Yavaşlatmanın Bir Yolu VAR!

… ve hemen bugün kullanmaya başlayabilirsiniz.

Her şey zaman kavramının soyut ve öznel olduğunu kabul etmekle başlıyor. Yani diğer değişle, zaman bir gerçek değil, bir algıdır.

Zaman paradoksaldır. Yani siz onu kovaladıkça daha hızlı kaçar, siz yavaşladıkça o da yavaşlar.

Ancak bunlara dönmeden önce bir kaç adım geriye gidip, genel bir durum gözlemiyle başlayalım. Bizim gibi 7 milyar canlı var buralarda. O kadar özel değiliz. Bugünün dünyası yüzümüze her birimizin biricik, özel, karşılaştırılamaz derecede değerli olduğunu, kendi kararlarımızı kendimizin aldığını söylerken, sahne arkasından bizi manipule ediyor.

Sahip olduğumuzu düşündüğümüz isteklerimiz bizim değil. Korkularımız bize özgü değil. Hayatımızı şekillendiren endişeleri milyonlarla paylaşıyoruz. Devamını Oku »

Zamanın Değerini Bilmek, Hayatın Değerini Bilmektir

Yeni bir yıl başladı. 1 Ocak itibariyle herkesin hesabında 365 gün var. Herkesin hesabına her sabah, 86400 saniyeye zaman yatacak.

İnsanlar, yeterince zamanları olmadığından şikâyet ederler; yapmadıklarının mazereti olarak zamansızlığı öne sürerler. Ev kadınları da holding patronları da, kafalarını kaşıyacak vakit bulamadıklarından yakınırlar. Ama bazı insanlar da zamanlarını çok etkin kullanırlar. İşleri ne kadar yoğun olursa olsun, kendilerine ve sevdiklerine zaman ayırabilirler.

Her gün hesabına yatan zamanı nasıl kullandığı, insanın hayat kalitesi belirler. Çoğu insan zamanı heba ettiğinin farkında bile olmaz; çünkü hayat, zamanı boşa harcatan tuzaklarla doludur. Cep telefonu ve tabletlerle oynadığı oyunlar, sosyal mecralarda geçirdiği fazla zaman; bir konuşmayı zamanında bitirememe, gereksiz telefonlar, gündemsiz ve fazla uzun toplantılar; sistemsizlik, dikkatini toplayamama, kararsızlık, erteme huyu; aynı anda çok iş yapmaya çalışma, hayır diyememe gibi onlarca tuzak insanın zamanı çalar. Devamını Oku »

Acı Veren Duygularınızı Bedeninizden Atma Yolları

Doktorların dediği “vücut asla unutmaz” sözü çok doğrudur! Çünkü yaşadığımız her şey, içimize kazınan tüm travmalar ve yaşanılan zor durumlar aynı zamanda fiziksel hafızamıza da tutunur. Eğer ideal bir dünya düzeninin içinde yaşasaydık, geçirdiğimiz travmaları atlatır atlatmaz etkilerinden kurtularak yepyeni bir algıyla hayata devam edebilirdik. Ancak günümüzde, yaşanan travmaları takip eden stres bozukluklarını atlatmak ve izlerini silebilmek için ciddi bir zamana ihtiyaç duyuyoruz.

Kedileri ve köpekleri düşünün. Bir şeyden korktuklarında, sıkıldıklarında ya da hoşlanmadıklarında hemen silkelenirler. Bu onların vücutlarında biriken elektrik yükünden kurtularak, kendilerini sakinleştirme biçimleridir. Devamını Oku »

Doğru zaman, doğru insan ve en gerekli şey?

Güzel bir Tolstoy hikayesi var. Doğru zaman, doğru insan ve en gerekli şeyi anlatır. Güzel de bir yere bağlar. Şöyle ki…

Bir zamanlar kralın biri şayet bir işe doğru zamanda başlamayı bilirse, kimin sözüne kulak verip kimden uzak duracağını bilirse ve de hepsinden önemlisi, her zaman yapması gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirse, giriştiği hiçbir işte başarısızlığa uğramayacağını düşünmüş.

Bu düşünceden hareketle bütün krallığına kendisine bir iş için en doğru zamanın ne zaman olduğunu, kendisi için en gerekli insanların kimler olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretecek kişiye büyük bir ödül vereceğini duyurmuş. Devamını Oku »

Ölüm çok yakın değil mi?

Ölüm çok yakın değil mi? Bir gün eve o çok uğraşıp da girdiğin işin müjdesini vermek için geldiğinde, avucun kadar bir organının, kalbinin istifa ettiğini, o güne kadar yaşadığın ama artık bir son’un geldiğini düşünsene. Sanki hiç bir zaman ölmeyecekmişiz gibi, sanki gençler ölmezmiş gibi. “Daha dur, 25 yaşındayım” kaç mezar var dünyada sadece 40 cm boyunda? Kaç ölüm var daha hayatın ne olduğunu anlayamamış çocuklarda?

Bugüne kadar hep başkasına göre yaşamadık mı aslında? Filancanın oğlu şu okulda okuyor diye, filancanın altında şöyle araba var diye imrenmedik mi hep ? Ve farketmedik ki onlara imrenirken bizdeki güzellikleri. Devamını Oku »

Neden şimdi olmadı? Neyi yanlış yaptım?

Bazen bir şeyler isteriz. En umutsuz anımızda, en derinden…O an olsun isteriz ve sanki o an olmazsa asla olmayacak gibi gelir. Bekleriz. Ve olmamıştır. Hayal kırıklığı yaşarız. “Neden? Neden şimdi olmadı? Neyi yanlış yaptım? Neyi eksik veya fazla yaptım?” diyerek kendimizi hüzün ve acıya boğarız…Ve bir süre sonra geçer acımız. Dileğimizi de unuturuz, acımızı da…

Günler, haftalar, aylar ve belki yıllar kovalar birbirini. Dileğimizden bambaşka yerlere sürülenmiş, bambaşka hedefler peşinde koşmuşuzdur. Hayal ettiğimiz, dilediğimiz noktadan çok uzaktayızdır. Ama evrende bir şeyler olmaktadır. O en derinden dilediğimiz Devamını Oku »

Zaman verip “yapacağım” dediğiniz şeyleri yok edin!

Ah zaman ah…. Kimine göre dar kimine göre geniş, kimine göre uzun kimine göre çok geçmiş… Zaman, oyuncak gibidir. Ona ne yapmak istediğin tamamen senin yaratıcılığına kalmıştır. Bazen “zaman” kavramını düşünürken dehşete kapılmıyor değilim. Sanki acımasızca koşuyor, ancak öyle sessiz koşuyor ki nerede olduğunu göremiyoruz ya da biz onun neresindeyiz fark edemiyoruz.

Ve bir gün geliyor “yıllar öylece yitip gitti” diye ah’lanıp vah’lanıyoruz.

Sümerlerle birlikte yıllara ve aylara bölünen “zaman”, günümüz insanının yakalamaya çalıştığı en büyük rakibi haline geldi.

Kim bu “zaman”? Neyin nesidir? Denildiği kadar gaddar mıdır? Çok acıtır mı sahi? Devamını Oku »

Sabır ne büyük erdemmiş!

Sabır ne büyük erdemmiş hakikaten! Yıllardır duyar dururum. Sabır, sabır, sabır… Hiç de sahip olmadığım bir özelliktir ne yazık ki. Düşündüğümü hemen söylemek, hislerimi hemen paylaşmak, aklıma koyduğumu hemen yapmak isterim. Hemen bütün şartlar bana uysun, her şey hemen o isteğime göre planlansın isterim. Ama hayat bu şekilde ilerlemiyor tabii :) Benim dışımda gelişen şartlar da var. Diğer insanların planları, şartları ve istekleri var. Hayatın getirdiği beklenmedik durumlar var. Peki ben bu sabırsızlığımla ne yapacağım? diye benim gibi soranlar varsa :)

Bir kere insan akıntıya kendini bırakmayı öğrenmeli. Bize nedense hep savaşmak öğretildi. İlle de tuttuğunu koparacaksın! Yahu neden kendimi parçalamam gerekiyor ki? Elbette adım atmak önemlidir ama sonrası için biraz da akışına bırakabimek lazım. Geçenlerde Facebook’ta yazmıştım. Hiçbir düğüm ipleri gererek çözülmez. Şöyle gevşeteceksin ipi, bak bakalım nasıl da kendini salıveriyor o düğümler. Aslında bizim kendimize Devamını Oku »

Bankanızdaki “zaman bakiyenizi” mutlaka kontrol edin!

Hadi gelin şöyle bir şey yapalım.. Varsayalım ki her sabah hesabınıza 86.400 dolar yatan bir banka hesabınız var. Bankanız, her gece, harcayamadığınız kısmı hesabınızdan geri alıyor. Kalan bakiyeler ertesi güne devir olmuyor ve başka bir hesaba da transfer edemiyorsunuz. Ne yapardınız? Dürüst olalım ki.. Şu an çok çok büyük bir bölümümüz “harcardım” diyor. Devamını Oku »