Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 5)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Değerimizi Ne Belirler?

Bir şeyleri başardığımızda, bir yere geldiğimizde kendimizi değerli hissederiz, başaramadığımız zaman ise değersiz. Peki gerçekte değerimizi ne belirler?

İlk soru şu: Başarılarımız ile kendi değerimiz arasında nasıl oldu da böyle bir bağ kuruldu?

Bunun olası nedenlerini ilk çağlara dayanan “hayali” kısa bir kurgu yaparak inceleyelim.

İlk çağlarda bir kabilenin hayatını sürdürebilmesi yırtıcı hayvanlardan ve düşman kabilelerden korunabilmesine bağlıydı. Yani en önemli şey, kabilenin korunmasıydı. Bu nedenle o dönemin en önemli, en değerli kişisi kabileyi koruyabilen fiziksel olarak güçlü ve cesur olan kişilerdi. Devamını Oku »

Başarmak için Ne Kadar Azimlisiniz?

Hiç başlayıp yarım bıraktığınız şeyler oldu mu? Üniversite, yüksek lisans, heyecanla başladığınız bir proje, tutku duyduğunuza inandığınız bir iş?

Bir çoğumuzun hayatında böyle yarım kalmışlıklar vardır. Peki hiç düşündünüz mü neden böyle yapıyoruz? Bazen neden bir hevesle başlayıp sonunu getiremiyoruz?

Angela Duckworth ünlü kitabı “azim” de, kitabın adı olan azim kavramını anlatıyor. Ve şöyle diyor Duckworth Devamını Oku »

Batık Maliyet Yanılgısı’ndan Nasıl Kaçınırız

1.5 yıldır İMKB’de çalışan Ali, mezun olduktan hemen sonra bir iş bulduğuna çok sevinmişti. Ancak işe gittiği her gün ayakları geri geri gidiyor. Ne borsayı sevdi, ne de finansı, ama yine de bu 1.5 yılı çöpe atmak istemiyor. 1.5 yılın hatırına çalışmaya devam…

Bankacı Kerem Bey’in son verdiği kredi sıkıntılı çıktı. Banka firmadan borcu tahsil edemedi. Yine de içinden gelen sese uyarak aynı şirkete iki kredi daha verdi.

Kitabın 220. sayfasında olan Tuğçe, öyküden sıkıldı. Ama şunun surasına bitmesine 80 sayfa kalmış. 80 sayfayı tamamlamaya çalışıyor.

Murat, restoranda sipariş verdiği yemeği sevmedi. Epey de pahalı bir yemek. Madem parasını ödedi, çöpe mi gitsin? Sevmeye sevmeye tabağını bitirecek.

Hala yaptığınız yatırımın geleceği ile ilgili rasyonel kararlar aldığınızı mı düşünüyorsunuz? Psikologlar farklı düşünüyor. Devamını Oku »

Sorgulamak Nedir? Mutsuz mu eder, Mutlu mu?

Sorgulamak nedir diye sorarak başlamak lazım belki de.. Sorgulamak, eleştirel düşünebilmektir. Sorgulamak, soru sormaktır. Sorgulamak, her şeyi olduğu gibi kabul etmemektir. Sorgulamak, merak etmektir. Sorgulamak, aykırı olmayı göze almaktır. Sorgulamak, en önemlisi, yaşayacağınız hayatın kurallarını kendinizin koymasıdır.

Ailesinin, toplumun, çevresinin, arkadaşların değerlerini ve inançlarını olduğu gibi kabul eden, içselleştiren kişi sorgulamaz. Sorgulamadan, olduğu gibi ne duyduysa, çevreden ona ne verildiyse kabul eder. Sorgulamayan kişi, sünger gibidir. Etrafındaki sıvı ne olursa olsun, onu emer. Kendi bünyesinin bir parçası haline getirir. Sorgulamayı öğrenmiş hatta, bunu alışkanlık haline getirmiş kişi, etrafındaki Dünya’ya eleştirel ve meraklı gözlerle bakar. Devamını Oku »

Başarmak için Düşünme Şeklinizi Gözden Geçirin

Başarı veya Başarısızlık üzerine yazdığımız onlarca yazıdan sonra şu konuda uzlaşmamak mümkün değil. Başarmaya doğru çabalamak ve sonuca ulaşmak bizi keyiflendiren en önemli şeylerden biri! Her şey bizim elimizde olmadığı gibi, hayat tek düze de değildir. Bazen inişler ve yokuşlar birbirini izlerken, bazen de tehlikeli vadilerden, yırtıcı yamaçlardan ve derin ırmaklardan geçerek ilerler. Bu aşamalarda dik durmak, hayata bakış açımızı değiştirmek gerekebilir.

İşte size başarı için düşünme yolunda 11 tane motivasyon cümlesi. Siz daha fazlasını düşünebilirsiniz. Devamını Oku »

İnsan Kendisini Nasıl Anlatır?

Kendimizi ifade etmekte niçin zorlanırız? Niçin tam olarak ne hissettiğimizi ve ne düşündüğümüzü istediğimiz gibi anlatamayız?

Hepimizin içine düştüğü bu sevimsiz durumun birçok sebebi var. Bunlardan birincisi kendimizi fazla önemsememiz.

Sizin de başınıza gelmiştir, çoğu insan daha önce hiç görmediği birisiyle tanıştığında bu insanın ismini daha birinci dakikada unutur. Hele aynı anda birkaç kişiyle tanıştırıldığı zaman pek azının ismi kalır aklında. Bunun sebebi kişinin kendini fazla önemsemesidir. Başkalarıyla tanıştığında insan o kadar kendisiyle meşguldür ki karşısındakine dikkatini veremez. O anda kendisinin nasıl göründüğünün telaşı içindedir. Bu durum daha geniş bir topluluğa konuşma yapanlar için daha da vahim bir hal alır. Çoğu insanın bir topluluğa konuşma yaparken çektiği zorluğun nedeni, kendisiyle fazla meşgul olmasıdır. Devamını Oku »

Üzülmenin de Faydaları Var

Günümüze baktığımızda bu kadar “mutlu olmak” ve “motivasyon” konuşulduğu günlerde aklımıza en az gelen şeyin “üzüntü, gam, keder, ağlamak vs.” olsun istiyoruz. Gerçek şu ki her ne kadar sizlere olumlu düşünmenin faydaları, motive edecek onca şey konusunda bilgilendirirken üzüntü ve duygusal çöküş de bir parçamız! Bugün size üzülmenin faydaları konusunda birkaç şey yazmak istedik. Evet evet üzülmenin de faydaları var :

Günümüz kültüründe üzüntü hali pek istenmeyen bir şeydir, hiç olmasın istenir. Üzüntü kişiden uzak olması ya da tamamen yok edilmesi gereken problemli bir duygu olarak nitelendirilir. Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, bazı durumlarda belli bir düzeyde üzgün hissetmenin kişiye bazı önemli faydalar da sağladığını söylüyor. İşte üzüntünün faydalı olabileceğini gösteren bazı durumlar… Devamını Oku »

Etkili İnsanın 10 Özelliği

Etkin olmak ile etkili olmak, çoğu kimsenin ayrımını bilmediği kavramlardır. Etkin olmak az kaynak harcayarak sonuç almaktır. Mesela az zamanda çok iş yapmak etkin olmak demektir. Etkili olmak ise, insanın hedeflediği sonucu almasıdır. Mesela diyet yapıp kilo verebilmek, spor yapıp iyi bir vücuda sahip olmak, şirket yönetirken isabetli karar alıp, bunu hayata geçirip, hedefe ulaşmaktır. Etkili olmak sonuç almak demektir.

Verimli olmayı, az kaynakla çok iş yapmayı elbette önemsiyorum ama hayatta asıl önemlisi etkili bir insan olmaktır. Peter Drucker’ın dediği gibi hiç yapılmaması gereken bir işi çok etkin bir şekilde yapmak, herhalde insanın düşeceği en acınası durumlardan biridir. Ama maalesef birçok şirket aylarını hatta yıllarını hiç yapılmaması gereken işleri mükemmel yapmak için uğraşarak geçiriyor. Devamını Oku »

Sorunları Ufakken Çözmek Zorundasınız

Kırık Camlar Teorisi” ile ilk kez Malcolm Gladwell’in Tipping Point- Kıvılcam Anı kitabında karşılaşmıştım. Oldukça ilgimi çeken bu teori beni daha derin düşünmeye yöneltti. Teori genel kapsamda olayların aslında nasıl da ufak bir değişim/durum nedeni ile başlayıp toplumsal bir kaosa varan derecede büyüyebileceğini bize anlatabilecek oldukça basit bir temele dayanıyor. Yanlış giden işlerde yapılacak kök neden analizlerinde varılacak sonucun aslında tüm bu kötüye gidişin belki de en başta müdahale edilerek çözülebilecek minik bir sorunun olduğunu görmenin kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Koca koca şirketlerin ufak kırık camlarla temelinden sarsılması bence oldukça trajik. Şu an gündemi fazlası ile meşgul eden Volkswagen emisyon krizi de belki de ufak bir kırık cam ile başlamıştır kim bilir? Zamanında dikkat ya da müdahale edilmeyen ufak bir hata(!) bugün alanında dev bir şirketin imaj, para, marka ve pazar değeri hatta en önemlisi güven kaybı ile bir çıkmaza girmiş durumda. Devamını Oku »

Karar Verme ve Yanlış Karar ile Kötü Karar Arasındaki Fark?

Karar vermeksizin yönetmek, tercih yapmaksızın birey olmak mümkün değil. Isaiah Berlin, “Biz insanlar karar verme mecburiyeti ile lanetlenmişizwe are doomed to decide” sözleri ile, karar vermenin kaderimiz olduğunu, Harvey Cox “Karar vermeme kararı da, bir karardır Not to decide is to decide” sözleri ile, tercih yapmanın kaçınılmazlığını ortaya koymaya çalışmışlardır. Bu iki zorlayıcı yaklaşıma karşın, Napolyon, “Hiçbir şey, karar verebilmekten daha zor, bu nedenle daha değerli olamazNothing is more difficult, and therefore more precious, than to be able to decide”diyerek, karar verebilmenin bir lanet veya zorunluluğun ötesinde, şans olduğuna inanmıştır.

İster lanet; ister şans olsun, Ken Livine’nin tümcesi, gerçeği en iyi şekilde özetlemektedir. “Hepimiz tercihler yaparız ve sonunda tercihlerim bizi tanımlarWe all make choices, but in the end our choices make us”. Devamını Oku »