Kendinize Vakit Ayırmak Hakkınız
0

İlk birkaç stajımda ve tam zamanlı işimde, yaptığım işe ne ne kadar adanmış olduğumu göstermeye büyük önem verirdim. Gece geç saatlere kadar çalışmalar, hafta sonu iş yapmalar, tatillerde çalışmalar, birisi bir şey istediğinde işi hemen yapmaya ne denli istekli olduğumu göstermeye hevesliydim. Bu bir açıdan iyiydi. 7/24 çalışacak ve sonuç verecek kadar güçlü biri olduğuma dair ün yaptım. Ama tabi bu iki ucu keskin bir kılış: İş arkadaşlarınız sizin 7/24 müsait olmanızı “bekliyor.” Akşamlarım iptal edilmiş yemekler dizisine dönüşmeye, hafta sonlarım ise havada asılı kalmaya başladı. Fazlasıyla gereksiz fedakarlıklarda bulundum ve dürüst olmak gerekirse bu kanamayı durdurabilecek tek kişi olduğumu anlayana kadar da acı çektim. Tükenmiştim ve hem iş arkadaşlarıma hem de kendime içerliyordum.

Boş zaman geçirdiğimiz için neden suçluluk hissediyoruz? Tatile giderken bile, “Merak etme, e-postalarımı ara ara kontrol edeceğim” diyecek oluyordum. Yahut, “Uçuş sırasında sunumu bitireceğim” diyordum. Ama bunun zararı herkese.

Performans veya başarı göstergesi olarak fazla mesai veya gece gündüz erişilebilirlik kavramları, çalışılan saatin etkiyle doğru orantılı olduğu fikri kadar çağ dışı. Bununla beraber ben (ve pek çok diğer kişinin) işe sadık olduğunu göstermek gibi bir içgüsü var nedense. Hatta garip olan bu içgüdü, sevdiklerimize bağlılığımızı göstermekten bile daha ağır basabiliyor. Açıkça söylemek gerekirse, bu içgüdü yanlış. Doğru değil. Ve bu garip duygu, yüzeysel olarak şirketin yararına olduğu sanılan bu içgüdü uzun vadede zararına olabiliyor. Buna karşı hareket etmek ise güç.

kendinize vakit ayırmak

Çalışmadığınız zamanlar daha iyi çalışmanıza nasıl yardımcı olabilir?

Perspektif. Birikip birikip daha fazla stres yaratanlar, genellikle büyük bir olaydan ziyade her gün yaşanan ufak tefek yanlış anlamalar, toplantılardaki can sıkıcı durumlar ve diğer ufak engeller oluyor. Başka bir ortamda zaman geçirmek, ufak sorunları, önemli sorunlardan ayırmanız için size daha fazla perspektif sağlayacaktır; zamanınızı ve zihninizi harcayacağınız konularda önceliklendirme yapmanıza yardımcı olacaktır.

Ekip ve kültür. Her ne kadar açıkça belirtilmese de pek çok akranınız ve size bağlı çalışan birçok şeyde sizi kendilerine ölçü olarak belirlerler ve izin almak da bunlardan biridir. Bir yönetici geceleri, haftasonları ve tatillerinde de çalışıyorsa, ekip içinde kötücül bir hava oluşturur. Bununla beraber, beklentileri doğru bir biçimde belirleyen ve işten uzakta zaman geçirilmesini teşvik eden yöneticilerin ekipleri bu fırsatlardan tamamıyla yararlanabilir ve uzun vadede daha iyi iş çıkarır.

Artan üretkenlik. “Tükenme” kelimesi sadece belli bir yorgunluk düzeyini ifade etmiyor. Kendi tecrübemde, harcanan zaman ve çabanın giderek azalan getirilere dönüşmesinin başlangıç noktası olduğunu gördüm. Yorgunluk, stres veya monotonluktan sıkılma ne olursa olsun, çalışma ortamı dışarısında zaman geçirmeye ayrılan zaman, uzun vadede mutluluk ve zihinsel keskinliğe fayda sağlayacak bir yatırım olarak görülmesi gereken ufak bir “zaman” maliyeti.

Yaz mevsimi sona erdi, ofisler daha da kalabalıklaştı. Ekipler yıl sonu hedeflerine ulaşmak için koşuşturuyor. Sahilde geçirilen güneşli günlerin hatıraları soluklaşmaya başlıyor. Bununla beraber, iş-yaşam dengesi, iş neticelerine sadakat ile fiziksel ruhsal sağlığı dengeleme konusu tüm yıla yayılan bir öncelik olarak görülmeli. Bunu başarılı bir şekilde gerçekleştirebilmek için iş kalitesi ve etkisinde güven ve emniyet ortamı oluşturmalısınız.

Yazan : Peri Kadaster | HarwardBusinessReview

770 Puan

Özgür Şahin, 2006 yılında kurduğu kendinigelistir.com’un kurucusu ve editörüdür. Bankacılıkta şube ve bölge yönetimi deneyimini; satış becerileri, ikna teknikleri ve finansal okuryazarlık alanlarındaki eğitmenlik birikimiyle birleştirir. Kişisel gelişim, iletişim, liderlik, motivasyon ve öğrenme üzerine yazar. Yazılarında karmaşık fikirleri sadeleştirmeyi, düşündüren sorular sormayı ve günlük hayatta uygulanabilecek öneriler sunmayı önemser. Gelişimi, kusursuz olmak için verilen bir yarıştan çok, insanın kendini tanıdığı ve küçük adımlarla ilerlediği bir yolculuk olarak görür.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.