Anasayfa / Yazar Arşivi: Aslı Ece ÖZDOĞAN

Yazar Arşivi: Aslı Ece ÖZDOĞAN

Aslen Maliye mezunu bir bankacı olmakla beraber yaklaşık 4 yıldır #kişiselgelişim ile ilgili yazılar yazmakta ve paylaşmaktayım. Yazı yazmaya, hiç sevemediğim işim bankacılıktan 5 sene sonunda istifa ettikten sonra başladım. Ve gerisi çorap söküğü gibi geldi. Senelerdir okuduğum sayısız kitap ve yaptığım onca araştırma sonucunda çok şey öğrendim. Şimdi fikirlerimi, duygularımı ve yaşadıklarımı sizlerle farklı bir platformda paylaşmaktan dolayı çok mutluyum...

Şu hayatta kimler hayallerine kavuştu biliyor musun?

Hayatım boyunca kendimi geliştirmek için yüzlerce şey okudum, araştırdım, öğrendim. Ama en önemlisi neymiş biliyor musunuz? Öğrendiğini uygulamak! Bilmek tek başına bir hiç! Evet bu konuda çok iddialıyım. Bilmek hiçbir şey ifade etmiyor hayat için. Çok edilgen bir eylem çünkü. Bilip oturuyorsan eğer, oturmaya devam et! Peki ya bildiğini uygularsan? Değişim orada başlar!

Aklından tonlarca şey geçiyor. Her an, durmadan onlarca fikir/hayal/plan/bilgi dönüp duruyor zihninde. Oturduğun yerde diyorsun ki “Hayatı çözdüm. Şunu yaparsam şöyle, bunu yaparsam böyle olur”. Eee sonra? “Öyle işte, o kadar yani”… Pekala o zaman senin hayatın da “o kadar”!.. Devamını Oku »

Pişmanlık da sevdaya dahil mi?

Bu kez hayat hakkında tespitte bulunup öğütler vermek yerine kendimle ilgili eleştiride bulunmak, belki de biraz içimi dökmek istiyorum müsadenizle.

Konumuz sevgi ve pişmanlık. Sizi bilmem ama ben pişmanlık yaşamadan bir insanı sevdiğimi, ona değer verdiğimi anlayamıyorum. Ne acı değil mi? Evet genelde duygusal ilişkilerde oluyor bu durum. Bir takım korkular, kalıplar ve önyargılar sayesinde önce akıl almaz hatalar yapıyor veya olduğum gibi davranamıyorum. Sonra karşıdan tepki aldığımda dank ediyor her şey. “Ben ne yaptım böyle?” diyorum. Diyorum, diyorum da zamanı geri alamıyorum ki! Çoğu zaman kendini anlatamıyorsun da karşı tarafa. Devamını Oku »

Neden şimdi olmadı? Neyi yanlış yaptım?

Bazen bir şeyler isteriz. En umutsuz anımızda, en derinden…O an olsun isteriz ve sanki o an olmazsa asla olmayacak gibi gelir. Bekleriz. Ve olmamıştır. Hayal kırıklığı yaşarız. “Neden? Neden şimdi olmadı? Neyi yanlış yaptım? Neyi eksik veya fazla yaptım?” diyerek kendimizi hüzün ve acıya boğarız…Ve bir süre sonra geçer acımız. Dileğimizi de unuturuz, acımızı da…

Günler, haftalar, aylar ve belki yıllar kovalar birbirini. Dileğimizden bambaşka yerlere sürülenmiş, bambaşka hedefler peşinde koşmuşuzdur. Hayal ettiğimiz, dilediğimiz noktadan çok uzaktayızdır. Ama evrende bir şeyler olmaktadır. O en derinden dilediğimiz Devamını Oku »

Kadın olmak demek..

Nasıl bir şey kadın olmak diye sorsalar, olması gereken ve olan diye ikiye ayırırım herhalde… Hayallerinde olan ve hayatta yaşadıkların…

Olması gereken

Kadın narindir aslında. Narin olması hemen yenilmesi demek değildir ama. Güçlüdür de aynı zamanda, kolayca pes etmez. Dünyanın yaratıcı, doğurgan, yenilenen, temizleyen, sakin yanıdır kadın. Savaş kadına göre değildir. Yalnızca sevgi için savaşır kadın veya sevdiklerini korumak için… Devamını Oku »

Eski yılda “ne haltlar yedim?” listesi

Yılın son günlerinde bir gelenekmiş gibi eski yılın muhasebesi yapılır. En azından buna niyet edilir. Mutlu muydun? Mutsuz muydun? Neleri doğru, neleri yanlış yaptın? (gibi bir çok soru…) Aslında çoğumuz bunu çok ciddi yapmayız. Daha çok yeni yılda neler istediğimize odaklanırız. Eksinin hesabını kapatmadan yeni yıldan taleplerde bulunuruz. Ve sonunda hesaplar karışır. Neden mi? Konuyu biraz açalım.

Hayal kurmak ve dileklerde bulunmak elbette çok güzel ve olması gereken bir davranış. Ama geriye bakıp, dersler almadan yola devam etmek aslında pek de sağlıklı değil. Kırılmış hayallerin üzerine yeni hayaller kurmaya çalışmak ne kadar başarılı olur? Geçmişte hatalar yapmışız ki işler yolunda gitmemiş. O zaman kendimizi değiştirelim ki gidişat değişsin. Tabii tüm bu söylediklerim 2014’ten pek memnun olmayanlar için… Devamını Oku »

Sabır ne büyük erdemmiş!

Sabır ne büyük erdemmiş hakikaten! Yıllardır duyar dururum. Sabır, sabır, sabır… Hiç de sahip olmadığım bir özelliktir ne yazık ki. Düşündüğümü hemen söylemek, hislerimi hemen paylaşmak, aklıma koyduğumu hemen yapmak isterim. Hemen bütün şartlar bana uysun, her şey hemen o isteğime göre planlansın isterim. Ama hayat bu şekilde ilerlemiyor tabii :) Benim dışımda gelişen şartlar da var. Diğer insanların planları, şartları ve istekleri var. Hayatın getirdiği beklenmedik durumlar var. Peki ben bu sabırsızlığımla ne yapacağım? diye benim gibi soranlar varsa :)

Bir kere insan akıntıya kendini bırakmayı öğrenmeli. Bize nedense hep savaşmak öğretildi. İlle de tuttuğunu koparacaksın! Yahu neden kendimi parçalamam gerekiyor ki? Elbette adım atmak önemlidir ama sonrası için biraz da akışına bırakabimek lazım. Geçenlerde Facebook’ta yazmıştım. Hiçbir düğüm ipleri gererek çözülmez. Şöyle gevşeteceksin ipi, bak bakalım nasıl da kendini salıveriyor o düğümler. Aslında bizim kendimize Devamını Oku »

Nedir bu “bizi ve iyiliğimizi düşünme” maskesi?

Bu yazımda “bizi ve iyiliğimizi düşünme” maskesi altında hayatımıza burnunu sokanlar ve hatta bazı zamanlar gidişatı engelleyenler konusunu yorumlamaya çalışacağım.

Bir düşünelim, şimdiye kadar duygu ve düşüncelerinizi güvenerek paylaştığınız ve sizi ısrarla kendi fikrine yönlendirmeye çalışan kaç dostunuz oldu? Çok şükür ki benim çevremde pek fazlası yok. Olanlar da ya bu huylarından vazgeçti ya da ben onlardan vazgeçtim. Hala devam etmeye çalışanlar yok mu? Devamını Oku »

Kendin olabilmek için yazmak…

Merhaba!

Uzun bir aradan sonra kısa bir yazıyla karşınızdayım. Konumuz, kendin olabilmek için yazmak…

Belki de en zor şeylerden biri bu hayatta kendin olmak. Herkesin bir iş, bir aile ve bir arkadaş maskesi var. En az 3 maske var. Daha fazlasını takanlar da pek çok. Hepimiz yapıyoruz bunu, bazen istemeden bazen ise bile bile. Benim son zamanlarda en çok farkettiğim şey, iç dünyasını dış dünyada ifade edemeyenlerin yazmaya yönelmesi. Benim gibi… Devamını Oku »