Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 30)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Anlamlı bir hayata doğru 10 adım

Kulağa hoş gelen bir anlatım “anlamlı bir hayat”. Ancak yaşayabilmek için birçok zor soruyu da cevaplamak gerekir. “Anlam” dan kasıt nedir? Tamamen anlamlı hedefleri nasıl tanımlar? Ve bir kişi yaptığı işin daha yaratıcı ve anlamlı bir hayata doğru ilerlemesi için nasıl motive olur?

Görünen o ki; hayat önceliklerimizi, yaşamlarımızı garanti altına alıp daha iyi hale getiren ulaşılabilir hedeflere çevirmek için bir sürü şey gerekiyor. Neyse ki, modern bilim bize bu yolculukta yardım ediyor. Büyük okul kavramlarını (pozitif psikoloji, öz kararlılık teorisi, öz uyum teorisi, çözüm odaklı terapi ve motivasyon çalışmaları gibi) hareket planına dökerek, seveceğiniz hayatı yaratacak bilimsel süreci geliştirmek mümkün. Bu süreç, gelecekle ilgili dolu ve detaylı vizyon oluşturmakla başlıyor, bu geleceği gerçeğe dönüştürecek eylem planıyla devam ediyor ve günlük hedefleri kovalarken gerekli motivasyonu yüksek tutacak tavsiye ve araçlarla sonlanıyor. Devamını Oku »

Son zamanların yeni silahı : Riyakârlık

Sözlük anlamı iki yüzlülük, sahtekarlık olan bu kadar itici gelen bir ifadenin son zamanları özetleyen bir kavram olması aslında ne kadar korkutucu değil mi? Gündelik hayatta riyakarlığa ne zaman baş vuruyoruz? Çoğunluğun riyaya başvurduğu bir dünyada bu yola başvurmadan var olmak mümkün mü? Hasan Alperoğlu bireysel ve toplumsal riyakarlığın anatomisini yazısında son derece çarpıcı bir dille ele alıyor.

Beyaz riyâkarlık…

Öyleymiş gibi yapmak, riyâkarlık, iki yüzlülük, temelde yalan söylemenin bir tiyatro eseri gibi sahneye konulmasıdır. Karşımızdakinin istediğimiz tepkiyi göstermesini sağlamak için hissetmediğimiz bir duyguyu varmış gibi göstermiş oluruz ‘mış gibi’ yaptığımızda. Bazı avantajlar elde edebilmek, amacımıza ulaşabilmek için, gerçek kendiliğimizle örtüşmeyen bir resmi yaymaya çalışırız. Her şey duygularla ilgilidir ama, tiyatro sahnesi duygu zemini üzerine kuruludur. Devamını Oku »

“Olumsuzluk” da başarıya götürebilir!

Başarı ve liderlik üzerine yazılmış birçok yazıda ve anlatılan hikayelerde vurgulanan en önemli şeylerden biri “olumlu olmak” ve “pozitif olmak” tır. Bunun karşısında “olumsuzluk”  ve “negatif olmak” ise kaçınılması gereken kavramlar olarak anlatılır. Sürekli iyi liderlerin olumlu olanların, kötülerin ise olumsuzların içinden çıktığı ifade edilir.

Öyle mi hakikaten? Başarılar her şeye olumlu bakarak, katılarak, daima motivasyon pompalayarak kazanılabilir mi? Ekibini hep öven, statükoyu korumaya çalışan biri başarılı liderlik edebilir mi? Ya da liderinin, yöneticisinin, ekip arkadaşlarının yaptıklarını, işlerini hep onaylayan? Herkes her şeyi beğenirse gelişim, daha iyisini yapma dürtüsü nereden tahrik alır? Organizasyonlarımızda negatif/olumsuz davrananlar, sorgulayan, eleştiren, şikayet edenler olmazsa düzeltmek, iyileştirmek diye bir meselemiz niye olur? Devamını Oku »

Başarılı bir çalışanın işten ayrılmasına yol açan en önemli sebepler

CNNMoney önemli yazarlarından olan Anne Fisher, “Çalışanlarınızın size sadık kalmalarını istiyorsanız, onlara ne istediklerini sorun” başlıklı harika bir makale yazmış ve yazısında Aflac CEO’su Dan Amos’un bir röportajında söylediği şu sözleri aktarmış: “Birinin istifa etmesini nasıl engelleyebileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, bu soruyu kendisine sormalısınız. Ancak, çok mantıklıymış gibi görünen bu yaklaşımı sergileyebilen çok az şirket var”.

Amos’un bu görüşüne kesinlikle katılıyorum. Çalışanlarınızın şirketinize sadık kalması için ne yapılması gerektiğini öğrenmek sadece doğru bir karar değil, aynı zamanda işin sürdürülebilirliğini sağlayabilecek en önemli faktördür. Devamını Oku »

Liderlerin yaşamlarını değiştiren öğütler!

Birçok insanın hayatı boyunca unutamadığı, kulağına küpe yaptığı, belki babasından, belki bir arkadaşından aldığı öğüt(leri) vardır. Hayatında başarıyı yakalamış insanların ortak özelliklerinden biri de bu tip öğütlerinin olduğu ve hayatının bir tarafına iliştirmiş olmaları.. Biz de Türkiye’nin önde gelen şirket yöneticilerine ve patronlarına başarıya giden yolda onlara öncülük eden öğütleri sorduk.

İşte o liderler ve aldıkları öğütler…

Altınbaş Yönetim Kurulu Başkanı Vakkas Altınbaş

Hayatta aldığınız en önemli öğüt nedir?

– Ne pahasına olursa olsun sana gelen kişiyi içtenlikle dinle!

Bu öğüdü size kim verdi?

– Babam Mehmet Altınbaş

Bu öğüdün hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?

– Daha pozitif bir insan oldum. Neyi kimden öğreneceğini hiçbir zaman bilemezsin.Herkesten
öğrenebileceğin bir şey vardır. Devamını Oku »

İş dünyası kuralları değişiyor. Peki nasıl oyunda kalacaksınız?

Yılın sonuna doğru kariyer haritasında hareketlenmeler daha da hızlanıyor. Sık sık işinden ayrılmak zorunda kalan veya çalıştığı yeri değiştiren arkadaşlardan haber almaya başlıyoruz. “Hayırlısı olsun“, “Bir kapı kapanır, başkası açılır” gibi sözlerle, yeni işinin veya önündeki işsizlik döneminin oluşturduğu belirsizlik karşısında güç vermeye çalışıyoruz. Ancak ne kadar destek vermeye çalışırsak çalışalım; herkes yola devam edemeyebiliyor. İş dünyasının değişen düzenine alışamıyor, kırılıyor, kendisini değersiz ve artık işe yaramaz hissediyor. Oysa son dönemde en çok beğendiğim reklamlardan birisinde söylendiği gibi, yapılması gereken sadece tek bir şey var; o da oyunda kalmak.

Oyunda kalmak için ne olursa olsun geçmişe saplanmamak gerek. Geçmişin başarıları, şaşaalı günleri, mevkiler, maaş paketleri o dönemin koşullarının sonucuydu. Şimdi başlayan yeni dönem, belki her zamankinden daha zorlayıcı olabilir. Devamını Oku »

Alışkanlıklar marka tercihlerini etkiler mi?

Birçok etkenden dolayı, süreklilik gösteren ancak bilinçsizce yapılan davranışlar alışkanlıklarımızı oluşturur. Alışkanlıklarımızın devamlılığı çoğunlukla ne hissettiğimizle ilgilidir. Hislerimizi oluşturan ise seçimlerimiz ve kararlarımızdır. Biz bir alışkanlık eylemini gerçekleştirirken, hislerimiz, seçimlerimiz ve kararlarımızla beraber bilinçaltımızı devreye sokarız. Alışkanlıklarımızla bilinçaltımız arasında ciddi bir bağ vardır. Bu bağ bu kadar kuvvetliyken acaba alışkanlıklarımız marka tercihlerimizi etkiliyor olabilir mi?

Bir insanda alışkanlık yaratan her şeyin kendine göre bir nedeni ve mantığı vardır. Alışkanlık sürecinde bilinçsiz ve süreklilik hali gösteren sadece davranışlarımız değildir; kullandığımız markalar da alışkanlıklarımızdandır. Devamını Oku »

Sabır ne büyük erdemmiş!

Sabır ne büyük erdemmiş hakikaten! Yıllardır duyar dururum. Sabır, sabır, sabır… Hiç de sahip olmadığım bir özelliktir ne yazık ki. Düşündüğümü hemen söylemek, hislerimi hemen paylaşmak, aklıma koyduğumu hemen yapmak isterim. Hemen bütün şartlar bana uysun, her şey hemen o isteğime göre planlansın isterim. Ama hayat bu şekilde ilerlemiyor tabii :) Benim dışımda gelişen şartlar da var. Diğer insanların planları, şartları ve istekleri var. Hayatın getirdiği beklenmedik durumlar var. Peki ben bu sabırsızlığımla ne yapacağım? diye benim gibi soranlar varsa :)

Bir kere insan akıntıya kendini bırakmayı öğrenmeli. Bize nedense hep savaşmak öğretildi. İlle de tuttuğunu koparacaksın! Yahu neden kendimi parçalamam gerekiyor ki? Elbette adım atmak önemlidir ama sonrası için biraz da akışına bırakabimek lazım. Geçenlerde Facebook’ta yazmıştım. Hiçbir düğüm ipleri gererek çözülmez. Şöyle gevşeteceksin ipi, bak bakalım nasıl da kendini salıveriyor o düğümler. Aslında bizim kendimize Devamını Oku »

Mülakatlarda insan kaynaklarının sürekli yaptığı 8 hata

Hep mülakata giren kişi tarafında olduk. Onlar açısından derledik, toparladık. Bu sefer koltukları değiştirdik. İnsan kaynaklarının sürekli yaptığı 8 hatayı tespit ettik. Şöyle bir hikayeyle bunlar ortaya çıktı..

Üniversiteden beraber mezun olduğumuz arkadaşlarıma baktığımda, onlara oranla hatırı sayılır derecede fazla şirkette çalıştığımı ve onların ortalamasından en az iki kat daha fazla mülakata girdiğimi söyleyebilirim. Bu benim sabırsız, hırslı ve kariyer odaklı biri olduğumu mu yoksa ne istediğini bilmeyen kafası karışık bir yeni kuşak olduğumu mu gösterir emin değilim, ancak biriktirdiğim bu tecrübenin beni aşağıdaki yazıyı yazacak kadar uzman yaptığına inanıyorum.

Üstelik bu uzmanlığımı masanın hep karşısında oturarak da edinmedim. Son iki pozisyonumdaki yöneticilik rolüm gereği, hem kendi ekibim, hem de diğer yönetici arkadaşlarımın ekibi için, İnsan Kaynakları departmanıyla beraber çalışarak, ciddi sayıda çalışan işe aldım/alıyorum. Böylece İnsan Kaynakları departmanını ve çalışanlarını, hem girdiğim mülakatlarda karşılıklı sohbet ederek, hem de masanın aynı tarafında oturup beraber çalışarak yakından gözlemleme fırsatı buldum. Devamını Oku »

Kariyeri değil “karakteri” geliştirmek

Uzun süredir takip ediyoruz ki gençler için kariyer yapmanın ne kadar önemli olduğu anlatılıyor. Kariyer odaklı konferanslar düzenleniyor, üniversitelerde kariyer günleri yapılıyor ve kariyer odaklı kitaplar yazılıyor. Özellikle iş hayatına yeni başlayan genç yetişkinler, kariyer planlamaları ve iş hayatıyla ilgili kaygılarıyla kariyer basamaklarını çıkmaya çalıştılar. Kariyer basamakları çıkılırken geçilen sert ve virajlı yollar, ast-üst ilişkileri, bazı gençleri profesyonel hayata hazırlarken; hayallerinden, ilhamlarından ve aslında karakterlerinden ödün vermeleri gerekliliğini de beraberinde getirdi.

Kurumsal dünyanın sert zemininde kariyer basamakları çıkılırken, iyi insan olma önceliği ve bakış açısının, başarılı ve üst düzey olma yolunda geride kalması aslında en büyük kayıptı. Bu noktada kariyere yapılan yatırımın ve ayrılan zamanın sosyal kültüre ve karaktere de yapılması zorunluluğu en büyük ihtiyaç olarak ortaya çıkmaya başladı. İş hayatının zorlu patikalarında iyi bir karakteri de yara beresiz taşımak ve geri plana atmamak, kariyer yolculuğunda bireysel hırslardan daha büyük bir çekici güç olabiliyor. Devamını Oku »