Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 30)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Yaşamı Fark Etmenize Yarayacak 12 Yöntem

Yaşamı dikkatli bir şekilde yaşamak, bir uykudan uyanmak gibi. Bir süredir bulunduğunuz derinliklerden çıkmak, gelecekte ne yapacağınıza kilitlenmiş olan düşüncelerinizden kurtulmak, başkalarının söylediklerini bir kenara bırakmak, sizi kızdıran veya sizde stres yaratan şeyleri arkada bırakmak ve yaşadığınız zamana odaklanmak demek. Akıllı telefonlar ve sosyal medyanın içinde kaybettiğiniz zihninizi yeniden bulmak demek.

Hayatı dikkatli yaşamak için çaba harcamaya değiyor çünkü bu sayede hayatı ıskalamamış, yaşadığınızın farkına varmış oluyorsunuz. Uyanık olmak demek, içinizde neler olduğunun bilincine varmak ve daha bilinçli tercihler yapmak anlamına geliyor.

Peki yaşamı daha dikkatli yaşamanın yöntemi nedir? İşte hayatın farkına varmanızı sağlayacak 12 yöntem: Devamını Oku »

Fark Yarat ve Hafifle

Gerek iş yerinde gerek özel hayatınızda etrafınızdaki bazı insanların diğerlerinden sıyrılarak ön plana çıktığını fark edersiniz. Hepsinin en önemli tek bir ortak özelliği vardır. “Fark Yaratmak“.

Evet, bazen kabul etmesi zor olabilir ama bu insanlar sizlerden farklı bir şeyleri ortaya koyarak ön plana çıkıyorlar ve böylece kendilerini ve şirketi geliştiriyorlar.

  • Peki nedir bu insanların sırları?
  • Neyi yaparak farklılaşıyorlar?
  • Her birimiz farklıysak neden onlar ön planda?

Bu sorulara verilebilecek binlerce cevap ve örnek olabilir, bu cevapların hepsine sahip olamayabilirsiniz. Ama bazıları sizin iş hayatınızda farklılaşmanız için destek olabilirler. Devamını Oku »

Ruh halinizi nasıl yönetebilirsiniz?

Kişinin yaşam performansını birebir etkileyen önemli faktörlerden biri “ruh hali” dir. Yapılan araştırmalar, ruh halini etkin bir şekilde yönetebilenlerin iş hayatında daha başarılı olduklarını da ortaya koyuyor. Ruh halini yönetebilme becerisi aynı zamanda, iç motivasyonumuzu korumamız ve daha mutlu bir iş yaşamı sürdürebilmemizde de büyük etken.

Peki, nedir bu ruh hali denilen şey? Öncelikle duygu ile ruh hali arasındaki farkı anlamamız gerekiyor. Duygular; genel olarak fizyolojik ve bilişsel öğelere sahip ve davranışı etkilemeye dair duyumlardır. Çabuk oluşur ve çabuk yok olurlar. Örneğin; gergin geçen bir toplantıda konuşulanlar esnasında aklımızdan geçen düşüncelerin eşliğinde hızla; öfke, hayal kırıklığı, üzüntü ve/veya şaşkınlık duygularını art arda yaşayabiliriz. Ruh hali ise; yaygın, uzun süreli olan ve belirginleşmesi halinde kişinin davranışlarını ve dünyayı algılayış biçimini önemli ölçüde etkileyen duyguların bileşimidir. Hangi duyguları sıkça yaşıyorsak onun getirdiği ruh haline bürünürüz. Devamını Oku »

İkna etmek için sihirli ifade : “Tercih Sizin”

Beynimiz üç farklı bölümden oluşur: Rasyonel beynimiz, duygusal beynimiz ve ilkel beynimiz. Rasyonel beynimiz bilinçli düşüncelerimizden sorumluyken, duygusal beynimiz bilinçaltı duygulardan ve ilkel beynimiz de bilinçdışımızdan sorumludur. Yeme-içme gibi temel yaşamsal fonksiyonlarımızdan ve bilinçdışı davranışlarımızdan sorumlu olan ilkel beyin, doğası gereği çıkarına uygun olmayan hiçbir şeyi yapmıyor. Çıkarına uymayan, güvenli olmayan şeyden kaçma eğilimi gösteriyor. Biz bunun davranışa dönüşmüş şeklini genelde refleks olarak görüyoruz.

Her ne kadar rasyonel beyin bilinçli düşünüyor olsa da, kararlarımızın ardında ilkel beyin yatıyor. Dolayısıyla tüketicileri ikna etmenin yolu ilkel beyini etkilemekten geçiyor. Aslında, ilkel beyni etkilemenin birçok yolu var. Ancak bu yazıda olukça güçlü bir yöntem üzerinde durmak istiyorum. O da insanlara kâr-zarar gösterip seçimi onlara bırakmak. Devamını Oku »

Kurum içi bürokrasi nasıl azalır? CEO taktikleri..

Aslında bütün firmaların ortada buluştuğu bir hedef var. O da “kurum içi bürokrasiyi azaltmak!” Bunun için CEO’ların aldığı birçok karar ve neticesinde uyguladıkları birçok yöntem var. İşte onlardan bazıları..

Bürokrasinin önüne geçmek için önlem alan CEO’lar, açık ve şeffaf iletişime odaklanıyor.

Bunlardan biri de Yemeksepeti’nin kurucusu ve CEO’su Nevzat Aydın. Aydın, bürokrasiyi aşma konusunda kurum kültürlerini yansıtan yeni ofislerinin payının büyük olduğunu söylüyor. Yemeksepeti’ni 3 yıl önce Balmumcu’daki yeni kampüsüne taşıyan Aydın, “Yeni binanın iç tasarımını bürokrasiden uzak, kurum kültürüne ve çalışanların karakterine uygun olacak şekilde baştan ayağa yeniden kurguladık” diyor. Devamını Oku »

“Yaş” meslek değiştirmek için engel mi?

Değişim hızla devam ediyor. Bunu etrafımıza baktığımızda bile anlayabiliyoruz. Artık “evladiyelik” kelimesi tarihi eser oldu. Evimizdeki mobilyalar, beyaz eşyalar, kullandığımız arabalar bırakın çocuğumuza kalsın garanti süreleri dolmadan bile değişiyor artık. Değişim bu kadar hayatımızın içindeyken en zor değişen şeylerden biri ise “mesleğimiz”.

Ülkemizde meslek seçimi lise yıllarında yaptırılmaya çalışılıyor ve eğitim hayatı boyunca bu tercihlerin değişmemesi için her türlü zorluk çıkartılıyor. Hatta üniversite girişte bölüm değil hayatınızı geçindireceğiniz mesleği seçeceksiniz diyerek gençler yanlış yönlendiriliyor. Devamını Oku »

Başarı “zorlukla mücadele etme” becerisidir

Başarı nedir?

Lüks bir villada mı oturmak? Yoksa süper lüks bir arabaya mı sahip olmak ? Yoksa hiçbir çaba sarfetmeden baba parası ile bir yerlere gelip herkes tarafından tanınmak mı? Yoksa kendi emeğinle tırnaklarınla kazıyarak mı?

Hepsi mi? Hiçbiri mi?

Başarı bence insanın “zorlukla mücadele etme” becerisidir. O herkesin düşündüğü gibi yukarıda yazdığım şeylere sahip olmak değildir. Başarı sonradan kazanılacak yada doğuştan var olacak bir şey de değildir. İnsanoğlu istediği Devamını Oku »

4 küçük ama “büyük” şey!

Bülent Ortaçgil’in harika bir şarkısı vardır, “Küçük şeyler” diye. Hep küçük şeyler bizi usandıran/Küçük şeyler bizi utandıran / Küçük şeyler bizi yarıştıran / Küçük şeyler bizi uzlaştıran. Üstün Dökmen daha sonra bu şarkının adını programına isim, şarkıyı da jenerik müziği yapmıştı. Açıkçası yaşamlarımız tam bu şarkının anlattığı geçiyor ve bu sarmalın dışına çıkabilenler kazanıyorlar.

Küçük şeyler bizi usandırıyor, küçük şeyler için kavga ediyoruz, küsüyoruz. Devamını Oku »

Yaşam kalitesi nasıl arttırılır?

Şu aralar dönen bir reklam var. “Cafe Breno 3’ü 1 arada çalışan kadın reklamı”. İzleme fırsatı buldunuz mu? Gördüğüm andan itibaren ilgimi çekti. Hatta hatta algıda seçiciliği o kadar abartmışım ki hangi marka olduğunu dahi fark etmedim. Reklamda iki çalışan kadının diyaloguna şahit oluyoruz. Çalışanlardan birisi diğerine “N’oldu ya canın mı sıkkın?” diyor, diğeri ise başlıyor anlatmaya “Kendime zaman olsa, ev ve iş olmuyor. Ev ve iş olsa, kendime zaman olmuyor. Kendime zaman ve iş olsa, ev olmuyor.” Yani yaşam dengesine önemli bir vurgu yapılıyor.

Kadın veya erkek, birçoğumuzun benzer baskıları hissettiği zamanlar oluyor. Yoğun iş yaşamının içindeyken vaktim olsa da tatil yapsam, spor yapsam, kendime daha fazla zaman ayırsam, bakım yapsam, kitap okusam, çocuklarımla Devamını Oku »

Daha güzel bir sonuç için “ince ayar” neden yapılmalı?

Uzun süredir kullandığım bir ifade var : “İnce Ayar”.

Bu kavram ile aslında şunu anlatmaya çalışıyorum : Bir şey yapabiliriz, ama yaptığımız şeyin sonuca ulaşıp ulaşmaması, onu ince ayar yapmamızla ilgilidir. Örneğin, yemek yapanların iyi bildiği bir şey vardır. Bir yemeğin lezzeti, yemekte kullanılan malzemelerin doğru ölçüde olmasıyla ilgilidir. Tuzu fazla kaçan yemeğin, şekeri fazla gelen tatlının, fırında fazla kalan kekin lezzeti iyi olmaz. Pizza yaparken 200 derece ısıyı bulmuş bir fırına börek atmakla, oda sıcaklığından 200 dereceye ulaşmaya çalışan bir fırına börek atmak arasında fark vardır.

İnce ayar yöntem, amaca ulaşmak için yaptığımız eylem ya da eylemlerin doğru kurgu ve doğru formül uygulamasıyla hedefi 12’den vurdurur. Birkaç örnek üstünde düşünelim:

Bir çalışma arkadaşımızı, insan olarak beğeniyoruz. O kişiyle dost olmayı arzu ediyoruz. Devamını Oku »