Anasayfa / Beyin Gücü / Zihinsel Tedavi nasıl yapılır?

Zihinsel Tedavi nasıl yapılır?

Çevreden gelen etkilerin, yiyecek ve içeceklerin, kokuların sıcak ya da soğuğun bedenimizi ne ölçüde etkilediğini biliriz. Bu amaçla ya bunlardan korunur ya da kaçınırız. Fazla yenilen bir besinin midemizi, hatta kalbimizi yorduğunun; tuzun tansiyonumuzu tavana çıkardığının artık, çocuklarımız bile farkında. Ama “bilinçaltı”mızın beden işlevlerimizi etkileyip etkilemediğinin pek farkında değiliz. Bilinçaltımızın bazen dipsiz kuyularında bazen de labirentlerinin ilk köşesinde bekleyen “endişe, korku, tasa, depresyon…” gibi duyguların bedenimizi ne kadar çok etkilediğini öğrendiğimizde ise önümüze bilimle, yaşamla ilgili yepyeni ufuklar açılır.

Örneğin; bilinçaltımızın da bedenimiz gibi kendine özgü, uyumlu, muhteşem bir düzeni olduğunu bilmek, söz konusu endişe, korku ve tasaların oransız artmasının organlarımızın doğal işleyişini bozduğunu, bizi hastalıklara sürüklediğini gözlemek çok şaşırtıcıdır. Bu bilince erişen kişiler bedenlerini olumsuz etkilerden korumak için artık stresli olduklarında bedensel gevşemelerini sağlayıp, düşünce süreçlerinin çarklarını durdurmakta, bedenlerinde ve ruhlarında o huzurlu dinginliği, sağlıklı yaşamlarının bir aracı haline getirmekteler.

Bedeni ve bilinçaltını bu denli dengede tutmak için de bir takım teknikleri bilmek gerekir. Bu teknikler şu şekilde gruplanabilir.

1. Geçti-Gitti Tekniği: Bilinçaltına kaydettiğimiz bir dileğin çok kısa bir sürede olup biteceğini düşünme esaslı bir tekniktir. Örneğin, çok üşüyorsunuz; bedeninizi gevşetin ve o an bilinçaltında var olan sıcak bir günün sizde yarattığı mutluluğu ‘hayal edin’; kısa bir süre sonra üşüme hissinizin azaldığını göreceksiniz.

İlgili Yazı :   Zekiler beyinlerinin daha azını kullanıyor...

2. Görselleştirme Tekniği: “Hayal etme” tekniğinden farkı, olmasını istediğiniz şeyi canlıymış, gerçekmiş gibi zihin gözüyle bakıp görmektir. Bilinçaltına attığımız sayısız varlığın zihnimizde bir resmi vardır; bunu tasarladığımızda; en önemlisi tasarladığımıza inanıp sadık kaldığımızda o varlığı gerçekten görürüz. Örneğin; şu an uzakta olan özlediğiniz birini gözlerinizi kapatıp anımsayın, gülüşünü, yüzünü, davranışlarını, giysilerini… tasarlayın; bir süre sonra onu yanınızdaymış gibi hissedecek ve özleminizi hafifleteceksiniz.

3. Zihinde Sahneleme Tekniği: “Öyleymiş gibi hayal ederim ve öyle olur” diye özetlenebilir. “Görselleştirme” tekniğinin de kullanıldığı bu teknikte kişi, özellikle bir dizi olayı tüm ayrıntılarıyla tasarlayıp gerçekmiş gibi adım adım yaşar. Bunları da aynen gerçek yaşamda uygular. Yüksek atlama yapan atletlerde dikkat etmişsinizdir ya da golf oynayanlarda. Atlama yapmadan önce dakikalarca engelin önünde beklerler, kaç adım atacaklarını, kaçıncı adımdan sonra hangi tarafa yükseleceklerini, ayaklarının çıtaya değmemesi için hangi açıyla bellerini kıvıracaklarını vs. vs. gerçekteki gibi yaşarlar, hayal ederler. Ve bu tasarımı aynen gerçekleştirirler. Aynı şekilde sevgilisine ilanı aşk yapacak heyecanlı bir genç de her sözünü, her bakışını, her hareketini içselleştirir; ayrıntıların provasını yapar ve sonra olayı uygulamaya koyulur. Sonuç genellikle memnuniyet vericidir. “Oh her şey düşündüğüm gibi oldu!” sözleri dökülür böyle anlarda dudaklarından.

İlgili Yazı :   Egosuz Yönetici var mıdır?

zihinsel-tedavi-nasil-yapilir

4. Bauloin Tekniği: Olmasını istediğiniz dileğinizin üzerinde yoğunlaşıp zihnin bu dileği benimsemesi için net ve özet birkaç cümlenin ninni gibi defalarca tekrar edilmesidir. Sınav kaygısı yüksek biri, katılacağı sınavdan önce: “Deneme sınavlarında başarılı oldum; asıl sınavda daha da başarılı olacağım.” Benzeri cümleleri içtenlikle sürekli tekrarlarsa sınav kaygısının törpülendiğini, özgüveninin arttığını kendisi de gözlemleyecektir. Bu durum bilinçaltının pozitif etkisinden başka bir şey değildir.

5. Uyuma Tekniği: Kişinin, bir uyku hali yaratıp olmasını istediği şeyi yavaş yavaş 5-10 dakika içinde tekrar tekrar söylemesine dayanan bir tekniktir. Bu tekniğin en önemli yanı, otohipnoza yakın bir bedensel konumda, bilinçaltımızın aydınlatıcı ışığında başvurup ilgili dileğin gerçekleşeceğini tekrarladığımız cümlelerle kendimize inandırmaktır. Zaten uykuda ya da uyku halindeyken dinlenen müziklerin, duyulan seslerin zihinde daha kalıcı oldukları da bilinen bir gerçektir.

6. Olumla Tekniği: Bir şeyi çok istiyorsunuz; ama koşullar dileğinizi adeta yok etmek üzere oluşmuş. Böyle bir olumsuz durumda daima sonucun olumlu olacağını düşünmek, bilinçaltımızdaki başarısızlık deneyimlerimizi karartıp diplere atmak için pozitif düşünmek her zaman iyi sonuç verir. Önemli olan, bu yöntemi Polyanacılık düzeyine çıkarmamaktır. Bu tehlikeyi savuşturarak bilinçaltımızı olumlama tekniği ile her durumda lehimize kullanabiliriz. Örneğin; sürekli şanssız biri olduğunu söyleyen negatif düşünceli insanlar vardır. Garip olan da her türlü olumsuzluk onları bulur. Bu çarkı tersine işletirse olumlama tekniğinin yaşamına ne denli büyüyerek yansıdığını görecektir.

İlgili Yazı :   Türk Edebiyatında Mutlaka Okunması Gereken Romanlar

Görüldüğü gibi yöntem(ler)iniz ne olursa olsun, amacımız aynıdır: Bilinçaltımızın başarı, mutluluk, huzur ve güven labirentlerine ulaşıp bu labirentleri her gün geçtiğimiz aydınlık yollara dönüştürelim. “Nasıl düşünürsen öyle olur.” Sözünü anımsayarak hoş, adil ve güzel şeylere duyulan bir düşünme alışkanlığı edinmeye çalışalım. Bilinçaltımızın, düşüncelerimizin yapısını şekillendirdiğini, düşüncelerimizin de yaşamımızı kurguladığını asla unutmayalım.

Yazan : Aylin UĞUR

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye’nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede “beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi” gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

liderlik ve iş yerindeki farklılıklar

Liderlik ve İş Yerinde Farklılıklar

İyi bir lider nasıl olmalı bu sorusunu duyar duymaz aklınıza gelen belli ...