Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 20)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Doğru Reklam Nasıl Yapılır?

Eski zamanlardaki kasaba tellallarının sokak sokak dolaşarak, sattıkları ürünleri duyurmaları gibi bugün markalar da reklam yaparak, sattıkları ürünlerin ne işe yaradığını, ne zaman, neyin yanında, nasıl kullanıldığını, nereden temin edileceğini anlatırlar. Reklam, pazarlamanın olmazsa olmaz bir parçasıdır. Reklam olmadan pazarlama yapmak mümkün değildir. Sadece ürünler değil, siyasi partiler, liderler, kentler, toplumsal hareketler de reklam yaparlar.

Reklamın asıl işlevi, insanların dikkatlerini çekmek, markanın varlığını onlara öğretmek ve satış sırasında onların akıllarına markanın gelmesini sağlamaktır. Eğer reklamı yapılan marka satış kanalında yeterince bulunur durumdaysa ve marka kullanıcıların aklına geliyor ve olumlu çağrışımlarda bulunuyorsa, satış bunun sonucu kendiliğinden gerçekleşir. Reklam bu anlamda insanları “dürter” ve markanın satın alınma ihtimalini artırır. Devamını Oku »

Karar Almanızı Engelleyen Gizli Tuzaklar

Karar almak tüm yöneticilerden beklenen rutin ve en riskli işlerin başında gelir. Alınan kararlar bazen kariyere bazen de şirkete telafisi olmayan zararlar doğurabilir. Her karar zarar vermeyebilir ancak zarar verme riski her zaman vardır.

Yapılan araştırmalar verilen hatalı kararlar konusunda çoğu zaman “zihin tuzaklarına” yakalandığımızı göstermektedir. Karar almanın karmaşıklığı ile başa çıkarken yararlandığımız rutinler bizi tuzağa sürükleyebilir. Çoğu zaman rutinlerimiz işe yararken zihinsel varsayımlarımız (sadece kendi algımızı dikkate almamız) sebebiyle kendimizi tehlikenin ortasında bulabiliriz. Devamını Oku »

İş Arkadaşlarıma 11 Yıldır Anlatamadığım 12 Not

Aslında iş hayatında başarılı olmanın yolları için anlattım bunları; anladı çoğu. Fakat etkisi az, süresi kısa oluyor. İş arkadaşları derken Dragoman çalışanlarından daha geniş bir kitleyi, tedarikçilerimizi ve müşterilerimizi de kast ediyorum. Belki sizler daha iyi liderler olursunuz; daha iyi mentörler, koçlar olur, benden daha iyi anlatırsınız. Neleri anlatmak zor biliyor musunuz?

1. Yediğin laf, gördüğün tavır üstüne yapışmasın: Telefonda müşteri seni azarladı; falanca tepeden konuştu; filanca şu veya bu nedenle ters davrandı diye senin kıymetin azalmaz. Tıpkı tozlanan elini yıkamasını bildiğin gibi olumsuz deneyimleri yıkamayı öğrenmelisin. Bir diyalog kötü gitti diye insanlar kara listeye alınmaz; bir sonraki diyalogla telafi edilir; ilişki rayına oturtulur. Devamını Oku »

Doya Doya Hata Yapın

“Hayatım, yaptığım doğru şeylerin yanında ben olmayan ama bana ait olan hataları da içeren bir resimdir.” Ünlü bir basketbol oyuncusunun, Allen İverson’ un hayatını anlatan bir belgeselde duyduğum harika bir cümleyi paylaşmak istiyorum sizlerle.

Hatalardan öğrenme”, “Failure is an option” falan gibi bir çok evladiyelik sözler söylüyoruz. Peki ama gerçekten hatalara olan yaklaşımımız ne? Hatalarımızdan öğreniyor muyuz? Hata kavramına bakış açımız nasıl? Hata yapmak gerçekten bir seçenek mi?

Allen İverson belgeselin bir yerinde “Bir gün kalkacağımı bildiğim için düşmeyi kabullendim.” diyor. Dünyanın en iyi basketbol oyuncularından birisi hatayı başarının bir parçası olarak tanımlıyor aslında. Düşe düşe yürümeyi öğrendiğimiz o eski günler gibi… Devamını Oku »

Zihinsel Olarak Güçlü Kişilerin Yapmaktan Kaçındıkları 13 Şey

Son dönemlerde yöneticilerin fiziksel güç ve sağlığa verdikleri önemden ziyade zihinsel kuvvet tarafında da eğilim gösterdiği görülmektedir. Düştükten sonra tekrar ayağa kalkmak, azmetmek, cesaret, iyimserlik gibi genellikle girişimcilerde görünen bazı zihinsel güç emareleri vardır.

Zihinsel güç, aynı zamanda, bu yönden kuvvetli insanların yapmadıkları şeyler üzerinden de tanımlanabilir. Haftasonu, bir psikoterapist ve lisanslı klinik görevlisi olan Amy Morin’in LifeHack’de paylaştığı listeyi beğenerek okudum. Bu listeyi ve girişimciler açısından fikirlerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Devamını Oku »

Abartma, Küçümseme!

Sözkonusu “başarmak” olduğunda, yeni çağda da yeni bir haber yok. Başarı tüm zamanlarda iştah açıcı ve “benchmark sever” profesyonel dünya, başarı hikayelerinden besleniyor. Aslında başarının tanımı -bir İngiliz atasözünde söylendiği gibi- dibe vurduğunda ne kadar yükseğe sıçrayabildiğin.. Bu yüzden bence asıl ilham verici olan hem kişisel tarihlerimizin hem de şirketler tarihinin başarı hikayelerinden çok kaçan fırsatlarla dolu oluşu…

Geriye dönüp bakıldığında alınmamış emlak, gerçekleştirilememiş girişimlerden tutun da her biri kendi piyasasının en büyükleri arasında yer alıp, trendi doğru okuyamadığı için yitip giden firma hikayeleri her yerde.. En güncellerinden biri ise, çok yeni Amerika’dan geldi.

1990’ların internet devi Yahoo yeni kurulmuş Google için 1 Milyon $’ı çok görüyor. Sadece 5 yıl sonra Google’ın piyasa değeri 5 Milyar $ olarak hesaplanırken Devamını Oku »

Denize Açılmaya Hazır Mısınız?

Çocukluğumda, gençliğimde, tüm yaşamımda denizin benim için önemli bir yeri olmuştur… Hayatımda çokça denize açıldım. Hala denize açılmayı sürdürüyorum. Kendim için ‘ben deniz insanıyım’ diyebilirim. Siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Deniziniz ne renk?

Denizin rengini içeriği ve ışık belirler. Deniz suyunun yapısı, bitkileri, mikro canlıları, taban yapısı ve derinliği denizin içeriğini oluşturur. Işık kaynağına göre ışığın yapısı ve açısı ise ışığın etkisini. Işığın deniz içeriğinden yansıması denizin rengini oluşturur. Kontrol edebildiğimiz koşullar ve etki alanımız dışındaki koşullar yaşamımızı belirler. Sizin koşullarınız nedir? Devamını Oku »

Düşünceleri Değiştirmek, Davranışları Değiştirmekten Daha Zordur!

Pek çoğumuz, bir insanın davranışını değiştirmek için önce onun düşüncesini değiştirmek gerektiğine inanırız; onu ikna edebilirsek davranışının da değişeceğini varsayarız. Bu yol elbette mümkündür ama çok uzun ve zahmetli bir yoldur. Çünkü bir insanın düşüncesini değiştirmek hiç de kolay değildir. Çocuklar bile kendi aklını beğenir ve kimse kendi düşüncesini değiştirmeye gönüllü olmaz.

Markalar da genelde, insanların düşüncelerini etkilemek isterler; insanları reklam yaparak ikna etmeye çalışırlar. Eğer kendi ürünlerinin rakip ürünlerden daha üstün olduğuna ikna ederlerse, tüketicilerin söz konusu markayı satın alacaklarını (davranış) varsayarlar. Marka iletişimi genellikle, markaya ilişkin olumlu düşünceler yaratma ve bu yolla insanların satın alma davranışını etkilemeye yöneliktir. Devamını Oku »

Kendiniz Olma cesaretine sahip misiniz?

Lokantada otururken yada toplu taşıma araçlarında yolculuk ederken insanların hareketlerini yüz mimiklerini devamlı incelerim. Bundan dolayı “diktin gene şu gözünü bakıyorsun?” diye kardeşim beni sıkça ikaz eder. İnsanlar ne kadarda huzursuz ve gergin görünüyorlar değil mi? Çoğu insan toplum tarafından kabullenmek adına hiçte kendileri gibi olmayan davranışlar sergiliyorlar ve kendi hayatlarını yaşamak yerine sırf kendileri olabilme cesaretini gösteremedikleri için başkalarının onlara biçtiği hayatı çaresizce beklide bunun farkına varmadan yaşıyorlar.

Kendi kendimizi kabullenmiyoruz. Bunun gerginliği de yüzlerimizden okunuyor. Neden mi? Çünkü kendimizin ve yapabileceklerimizin farkında değiliz. Oysa insan inandığı her şeyi yapabilecek güce sahip. Evren bize bir sınır koymuyor biz kendi inançlarımızla kendi kendimize sınırlar koyuyoruz. Çoğumuzun kendisi ile yüzleşme cesareti yok. Peki neden? Gerçek benle karşılaşmaktan korktuğumuz ve bazı olumsuz duyguları düzeltebilme cesaretimiz olmadığı için. Devamını Oku »

“Görücü Usulü Satış” da neyin nesi?

Her ne kadar yaşadığımız çağın normlarında “görücü usulü evlilik” benim hayat görüşüme ters olsa da – fiziki zorlama / çocuk gelin vb. tasvip edemeyeceğim durumlar hariç- başkalarının da hakkının ihlal edilmediği herkesin bireysel tercihlerine, geleneklerine genelde saygı duymak gerektiğine inananlardanım. Yapana, tercih edene mani olmam; öte yandan da kendim için ola ki evli olmasam bu tarz bir evlilik tercih edeceğim en son şey bile olmazdı herhalde diye düşünüyorum…

“Gerçi tanıdık da ne oldu sonradan insan değişebiliyor, aynı çatının altına girmeden insan anlaşılmıyor, evlilik aşkı öldürür, uzun süre aynı evde yaşamak insanı yorar vs.” gibi görüşleri savunanlar da azımsanmayacak kadar çok. Herkes bildiği, deneyimlediği iş/konu hakkında görüş beyan ederse kanımca her zaman daha verimli sonuçlar elde edilir. Her neyse uzatmayalım.

Ne demiştik. Görücü usulü şahsen benim tercih edebileceğim son şey bile değil... Devamını Oku »