Anasayfa / Başarı Yazıları (sayfa 20)

Başarı Yazıları

Başarı yazıları ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

An’da Anlam

Google’a Maslow yazdığınız anda ihtiyaçlar hiyerarşisi diyerek tamamlıyor aramanızı; hani en altta fizyolojik ihtiyaçlar en üstte ise kendini gerçekleştirme olan.. İşveren markasının babası (The Godfather) diye anons edilerek sahneye davet edilen Richard Mosley de sunumunda bu piramide yer vermişti.

Universum’un yılda bir kez ve Stockholm’de ilk kez düzenlediği “Future Talent Summit” etkinliğine katılmak üzere iki gündür buradaydık ve tam da assolist gibi en sonda ve tüm bu unvanların boş yere alınmadığı bir tonda sunumunu yapıyordu. Piramidin en altına daha sonra iki katman daha ekledi; WiFi ve pil şeklinde.. Devamını Oku »

Çözüm tek yerde değildir, tek bir yere odaklanmayın

Bulunduğunuz bir durumdan memnun değilsiniz; mesela işinizden ya da yaşadığınız şehirden veya evinizden. Hatta o kadar memnun değilsiniz ki; orada kaldığınız her gün bir kader mahkumu gibi hissediyorsunuz. Bu yüzden çıkış yollarına gözünüzün ucuyla bakıyorsunuz. Çok iyi bir şirkette bir iş fırsatı görüyorsunuz. Hem şimdiki maaşınızdan daha fazla maaş vaat ediyor ve hem de senede beş hafta tatil. Hemen yüzünüzde bir tebessümle yeni işinizin hayatınızı değiştireceğine dair hayaller kurmaya başlıyorsunuz. Başvurunuzu yolluyorsunuz ve beklerken hem çok stres oluyorsunuz hem de şimdiki işinize, hayatınıza gereken dikkati vermiyorsunuz. Bu iş olursa süper, ama olmazsa hayalleriniz çöpe gidecek. Mutsuz masanızda oturmaya devam edip her şeyi daha da az seveceksiniz Devamını Oku »

Başarılı İnsanlarda “Kurum Sadakati” Nasıl Gelişiyor?

Google’ın “People Operations” yani İnsan Kaynakları’ndan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Laszlo Bock, geçtiğimiz sene bu aylarda bir kitap çıkardı.Kitabın adı Work Rules!

Adını iş kuralları koyduğu bu kitabın içerisinde Google’ın herkesin diline destan olan başarısına ilişkin değerli bulgular var. (Kitabın adında gizli bir mesaj var mı diye düşünmüyor değilim, Laszlo Bock, şirketin kurallarını koyan ve yöneten ekibin içerisinde belli ki İnsan Kaynaklarına önemli bir rol biçiyor.)

İK’nın artan veya azalan önemine ilişkin bir çok farklı görüşe rastlıyorum. Bir kısmı, artık şirketlerde İK gibi departmanlara olan ihtiyacın otomasyon sistemleri, dijital yan haklar ve personel bilgisi yönetim sistemleri ile azalacağını hatta yok olacağını söylüyor. Buna zıt bazı görüşler ise İK’nın öneminin daha da artacağını, doğru insan kaynağı seçmek ve yönetmenin daha kritik olduğunu anlatıyor. Devamını Oku »

Görmezden Gelmeniz Gereken 8 Yanlış Kariyer Tavsiyesi

Zeitgeist. Popüler bir belgesel. İçinde bulunduğumuz dönemin değerlerine eleştirel bir gözle bakıyor, henüz duymamış olanlara öneririm.

Zeitgeist kelimesinin bizi ilgilendiren diğer anlamı ise şu; bir yer ve döneme ait genel kabul görmüş düşünceler, ya da “zamanın ruhu”.

Her ne kadar kendi düşüncelerimizin bütünüyle bize ait olduğunu düşünsek de aslında bu bir yanılsama. Sosyal canlılar olarak, etkileşimi girdiğimiz insanları etkiliyor ve onlardan etkileniyoruz. Daha da önemlisi, yaşadığımız koşulların ne kadar konforlu veya ne kadar acımasız olduğu, insanlığa ilişkin düşüncelerimizi şekillendiriyor ve en nihayetinde o dönemin doğrularını kendi prensiplerimiz olarak kabul etmeye başlıyoruz. Devamını Oku »

Değiştirdiği Şifrelerle Hayatı Değişen Adamın Başarı Öyküsü

Pozitif düşünmenin, ölümcül hastalıkları yenmekte ya da hiç geçmeyecek gibi görünen depresif dönemleri aşmakta etkili olduğunu hepimiz biliyoruz. Yatak odasını huzur ya da enerji verecek renklere boyamanın güne hevesle başlamayı sağladığını, diyet yaparken buzdolabının kapağına asılan zayıf ve fit bir fotoğrafın insanı o kapağı açıp yemeklere saldırmaktan alıkoyduğunu da… Peki, her gün onlarca farklı internet sitesine girerken kullandığımız şifrelerin hayatınıza ne denli etki edebileceği hiç aklınıza geldi mi?

Education First adlı uluslararası eğitim kurumunda görev alan ve Shangai’da yaşayan Mauricio Estrella’nın bir bilgisayar şifresi ile değişen hayatını sizlere kendi kaleminden aktarmak istedik. Devamını Oku »

Hayatımızda “mükemmel iş” diye bir şey olabilir mi?

Mükemmeliyetçilik hayatı çoğu zaman daha da zorlaştıran bir kavram. Hele bunu iş dünyasında istiyorsak işler daha da işin içinden çıkılmaz hale gelebiliyor. Çünkü yapılan araştırmalar gösteriyor ki mükemmelliyetçilik ve iş hayatı bir arada olsun istendiğinde uzun vadede hayal kırıklığı ve motivasyon düşüklüğü gözlemleniyor. Harvard Business Review editörleri, “Mükemmel iş gerçekten var mı? Kişinin başarılı olması sadece mükemmeliyetçi olmaktan mı geçiyor?” gibi soruları masaya yatırıyor.

Pek çok insan kariyerinde istediği yönde ilerleyemiyor. Kendini Geliştirme noktasında eksik kalıyor ve gün geçtikçe motivasyonunu kaybediyor. Harvard Business Review tarafından yapılan araştırmaya göre bunun en büyük nedeni genellikle adayların beklentilerinin çok yüksek olması, yani “mükemmel” bir işe sahip olmak istemeleri. Bu beklenti her seferinde kişiyi yanılgıya uğratıyor, performansı düşürüyor ve ilginin giderek azalmasına neden oluyor. Devamını Oku »

Ortalama insan üretir, başarılı insan sürekli öğrenir

İş dünyası üretmenin peşinde; üret ne olursa olsun üret. Peki ya öğrenmek? Bugünün ve yarının liderleri öğrenmeyi, üretmenin ötesinde görüyor…

Hepimiz üretkenliği seviyoruz. Üretmeyi kim sevmez ki? Üretkenlik üzerine kişisel gelişim kitapları ya da makaleleri okumaya bayılıyoruz. “5 Adımda Nasıl Daha Verimli Olunur?”, “Üretken İnsanların Ortak Alışkanlıkları Neler?”, “Daha Üretken Olmak için Ne Yapabilirsiniz?” gibi başlıklar gördüğümüzde, yazıyı bir solukta okumaktan kendimizi alamıyoruz. Ben neler yapabilirim, neleri farklı yapabilirim de daha verimli çalışabilirim diye aklımızdan geçiriyoruz. Devamını Oku »

Satış Teknikleri: Neye Niyet Neye Kısmet

Bugün aksesuar satan bir dükkana girdim. Küçük, butik bir yer. Dükkan sahibi tek başına koltuğunda oturuyordu. Kollarını kavuşturmuş, benim ürünlere birer birer bakmamı izledi. Tam kol düğmelerinin yanına geldiğimde, bu ürünleri yurt dışından ithal ettiklerini, aynı ürünleri ünlü bir markanın da getirdiğini ve orada çok pahalıya satıldığını, inanmıyorsam gidip bakmamı söyledi. Daha doğrusu gidip bakmamı azarladı. Konuşma tarzını “azarlama” olarak seçmişti anlaşılan.

Ben sadece pazar günü keyifli keyifli alışveriş yapıyordum. Vitrininde hoşuma giden birşeyler gördüğüm için bu yere girmeyi tercih ettim. Ve kendimi anlamsız bir gerilim hattının içinde buldum. Bir an durup, ne olduğunu anlamaya çalıştım. Ama tüm satın alma motivasyonum bitmişti. Devamını Oku »

Finansal Gelişim için 3 Yardımcı Yöntem

Günümüzde işimiz, hayatımızın belirli bir kısmını değil, en büyük kısmını oluşturuyor. Bazı insanlar sadece 9-5 çalışıyor olsalar dahi, akıllı telefonlarımız ve iş kültürünün evrilmesiyle işimize 7/24 bağlı hale geliyoruz. Birçok insanın çalışma saatleri 70 saatin üzerine çıkmış durumda; çünkü telefonlarımız sayesinde işimiz gittiğimiz her yere bizimle birlikte geliyor. Always On Never Done? kitabının yazarı Jennifer J. Deal bu konu hakkında şu sözleri dile getiriyor: Uzun saatler çalışıldığında, çalışanların hafta içi ailesiyle birlikte vakit geçirme, egzersiz yapma, duş alma, evi temizleme gibi isteğe bağlı gündelik aktiviteleri gerçekleştirmeleri için yalnızca ortalama 3 saatleri oluyor. Günde yalnızca 3 saat! Temelde asla işten uzaklaşmış değiliz.

Neredeyse sürekli çalışmamıza rağmen, maaş günü geldiğinde birçoğumuz yeterince para kazanmadığımızı düşünüyoruz. Devamını Oku »

Minnettarlık daima işe yarar mı?

Minnettarlık hissi genellikle mükemmel bir özellik olarak düşünülür. Fakat bunda ısrarcı olmak, pek yararlı bir şey değil. Çocuğuna, dünyadaki diğer çocuklar açlıkla mücadele ettiği için yemeğini şükran duyarak yemesi gerektiğini söyleyen anne örneğini düşünün. Çocuğun verdiği ‘O zaman bu yemeği onlara gönder!’ cevabı, doğru olma ihtimali olsa da sadece nankörlük belirtisi değildir, aynı zamanda daha büyük bir soruna işaret eder.

Sahip oldukları için yeterince minnettarlık hissetmediklerini düşünüp bunun için kendilerine kızan insanlara ya da hissettikleri halde bunun kendilerine iyi gelmediğini belirtenlere baktığımızda, bu iki grubun da ortak özelliğinin sahip olmadıklarına odaklanmak olduğunu görüyoruz Devamını Oku »