Anasayfa / manşet (sayfa 30)

manşet

Doğru Reklam Nasıl Yapılır?

Eski zamanlardaki kasaba tellallarının sokak sokak dolaşarak, sattıkları ürünleri duyurmaları gibi bugün markalar da reklam yaparak, sattıkları ürünlerin ne işe yaradığını, ne zaman, neyin yanında, nasıl kullanıldığını, nereden temin edileceğini anlatırlar. Reklam, pazarlamanın olmazsa olmaz bir parçasıdır. Reklam olmadan pazarlama yapmak mümkün değildir. Sadece ürünler değil, siyasi partiler, liderler, kentler, toplumsal hareketler de reklam yaparlar.

Reklamın asıl işlevi, insanların dikkatlerini çekmek, markanın varlığını onlara öğretmek ve satış sırasında onların akıllarına markanın gelmesini sağlamaktır. Eğer reklamı yapılan marka satış kanalında yeterince bulunur durumdaysa ve marka kullanıcıların aklına geliyor ve olumlu çağrışımlarda bulunuyorsa, satış bunun sonucu kendiliğinden gerçekleşir. Reklam bu anlamda insanları “dürter” ve markanın satın alınma ihtimalini artırır. Devamını Oku »

Önyargılarımız Kalıplaşmış Düşüncelerimiz mi?

Ön yargılarımız aslında fark etmediğimiz alışkanlıklarımız mı? Önyargılarımızın farkındamıyız. Önyargı dediğimiz bakış acımız neye göre ve nasıl şekilleniyor?

Kendin Ol’ma yolunda bu sefer önyargılarımızdan bahsetmek istedim.Çünkü hergün farkında olmadan önyargımızla hareket ettiğimiz davranışlarımız o kadar çok oluyor ki. Ön yargılarımız bizi engelleyen bir zihin durumudur.Bizi geliştirmez, aksine bizim daha geniş düşünmemize ve yaratıcı olmamıza büyük engel olur.

İnsanı,insanın davranış durum ve şeklini biraz incelediğimizde zihin oyunlarımızı tanımaya başlarız.Hani bazı kişiler vardır. Bu kişiler kendi doğrusunun dışına çıkmayan ve kendi düşüncesinin dışında olanlara orada ne var bende dinleyeyim diye bakmadan hemen kendi düşüncesini, karşısındakine kabul ettirmeye çalışan ve öteki kişilere karşı hoşgörüsüz ve tek yanlı bakan bir tutum sergileyerek öfkelenmemize sebep olan kişilerdir. Devamını Oku »

Kendini Alt Etmek

Kendini tanımak, kendini bilmek, kendin olmak

Kendini alt etmek. Yani kendini yakından tanımak, kızdığın, dokunmaya cesaret edemediğin yanlarının sesini duymak ve kabul etmek, göğüslemek. Tüm zayıflıklarımız, korkularımız, şüphelerimiz, kaygılarımız, kararsızlıklarımız, sevgi, nefret gibi tüm hislerimiz algılanmaz olmakla birlikte tek tek varoluşumuzdur. Kendin ol’mak için aklın ile kalbin arasında bağlantı kurabilmeyi becerebilmek gerekir.

Çünkü mutluluk, zenginlik, bilgi, sevgi dışarıdan edinecek şeyler olmadıkları gibi başkaları tarafından da verilmez. Bütün bunlar her insanın sahip olduğu zihninin yarattığı bir tür yanılsamalardır.Her birimiz aslında kendimizden sorumluyuz. İçimizdeki katmanlarına ulaşmak, her katmanımız daki sökükleri onarmamız, yarım kalmış işlerimizi bitirmemiz gerekir. Her şey bu an da ve burada olurken, geçmiş ve geleceğimiz aslında her zaman bizimledir. Devamını Oku »

Karar Almanızı Engelleyen Gizli Tuzaklar

Karar almak tüm yöneticilerden beklenen rutin ve en riskli işlerin başında gelir. Alınan kararlar bazen kariyere bazen de şirkete telafisi olmayan zararlar doğurabilir. Her karar zarar vermeyebilir ancak zarar verme riski her zaman vardır.

Yapılan araştırmalar verilen hatalı kararlar konusunda çoğu zaman “zihin tuzaklarına” yakalandığımızı göstermektedir. Karar almanın karmaşıklığı ile başa çıkarken yararlandığımız rutinler bizi tuzağa sürükleyebilir. Çoğu zaman rutinlerimiz işe yararken zihinsel varsayımlarımız (sadece kendi algımızı dikkate almamız) sebebiyle kendimizi tehlikenin ortasında bulabiliriz. Devamını Oku »

İş Arkadaşlarıma 11 Yıldır Anlatamadığım 12 Not

Aslında iş hayatında başarılı olmanın yolları için anlattım bunları; anladı çoğu. Fakat etkisi az, süresi kısa oluyor. İş arkadaşları derken Dragoman çalışanlarından daha geniş bir kitleyi, tedarikçilerimizi ve müşterilerimizi de kast ediyorum. Belki sizler daha iyi liderler olursunuz; daha iyi mentörler, koçlar olur, benden daha iyi anlatırsınız. Neleri anlatmak zor biliyor musunuz?

1. Yediğin laf, gördüğün tavır üstüne yapışmasın: Telefonda müşteri seni azarladı; falanca tepeden konuştu; filanca şu veya bu nedenle ters davrandı diye senin kıymetin azalmaz. Tıpkı tozlanan elini yıkamasını bildiğin gibi olumsuz deneyimleri yıkamayı öğrenmelisin. Bir diyalog kötü gitti diye insanlar kara listeye alınmaz; bir sonraki diyalogla telafi edilir; ilişki rayına oturtulur. Devamını Oku »

Ne İsterseniz Onu değil Neyseniz Onu Çekersiniz!

Evrende her şey enerji. Enerji titreşerek salınır ve var olan her varlığın bir frekansı var.
Aynı şekilde bedenimizdeki her organın her hücrenin de kendine göre bir frekansı var.

Fiziksel çevremizden gelen tüm olumsuz frekanslar hücresel parçalanmaya ve düşüşe neden olduğu için hücreyi kendi doğal frekansına yükseltecek şeyleri öğrenip uygularsak daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşama sahip olabiliriz.

Yaşayan her varlığı sağlıklı tutan var olan yaşam gücümüz.

Sahip olduğunuz enerjiyi temizler dengeler ve arınırsanız yaşam enerjiniz de yükselir. Devamını Oku »

Doğru İş İmkanları Nasıl Bulunur?

Doğru iş imkanları nasıl bulunur çok basit bir soru olsa da, ne yazık ki cevabı karışık. Bu yazıda size alıştığınız, bildiğiniz ve klişeleşmiş doğrulardan bahsetmek istemiyorum. Bunun yerine doğru iş imkanları bulmak için nasıl bir yaklaşım ve düşünce yapısı belirlemek gerekli, buna bakalım.

1. İşbirliğinin ne kadar büyük bir güç olduğunu anlayın.

Yaşadığımız dünya her türlü kaynak için rekabet etmemiz gerektiğini söylüyor. Bunun doğru olduğu alanlar var da. Ancak iş hayatını tamamen rekabetten oluşur şekilde görüyorsanız, konuya dar bakıyorsunuz. Gördüğünüz, bildiğiniz, adını duyduğunuz bütün şirketleri işleyişlerini rekabet kadar işbirliği içinde çalışmaya da borçlular. Devamını Oku »

Doya Doya Hata Yapın

“Hayatım, yaptığım doğru şeylerin yanında ben olmayan ama bana ait olan hataları da içeren bir resimdir.” Ünlü bir basketbol oyuncusunun, Allen İverson’ un hayatını anlatan bir belgeselde duyduğum harika bir cümleyi paylaşmak istiyorum sizlerle.

Hatalardan öğrenme”, “Failure is an option” falan gibi bir çok evladiyelik sözler söylüyoruz. Peki ama gerçekten hatalara olan yaklaşımımız ne? Hatalarımızdan öğreniyor muyuz? Hata kavramına bakış açımız nasıl? Hata yapmak gerçekten bir seçenek mi?

Allen İverson belgeselin bir yerinde “Bir gün kalkacağımı bildiğim için düşmeyi kabullendim.” diyor. Dünyanın en iyi basketbol oyuncularından birisi hatayı başarının bir parçası olarak tanımlıyor aslında. Düşe düşe yürümeyi öğrendiğimiz o eski günler gibi… Devamını Oku »

Zihinsel Olarak Güçlü Kişilerin Yapmaktan Kaçındıkları 13 Şey

Son dönemlerde yöneticilerin fiziksel güç ve sağlığa verdikleri önemden ziyade zihinsel kuvvet tarafında da eğilim gösterdiği görülmektedir. Düştükten sonra tekrar ayağa kalkmak, azmetmek, cesaret, iyimserlik gibi genellikle girişimcilerde görünen bazı zihinsel güç emareleri vardır.

Zihinsel güç, aynı zamanda, bu yönden kuvvetli insanların yapmadıkları şeyler üzerinden de tanımlanabilir. Haftasonu, bir psikoterapist ve lisanslı klinik görevlisi olan Amy Morin’in LifeHack’de paylaştığı listeyi beğenerek okudum. Bu listeyi ve girişimciler açısından fikirlerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Devamını Oku »

Abartma, Küçümseme!

Sözkonusu “başarmak” olduğunda, yeni çağda da yeni bir haber yok. Başarı tüm zamanlarda iştah açıcı ve “benchmark sever” profesyonel dünya, başarı hikayelerinden besleniyor. Aslında başarının tanımı -bir İngiliz atasözünde söylendiği gibi- dibe vurduğunda ne kadar yükseğe sıçrayabildiğin.. Bu yüzden bence asıl ilham verici olan hem kişisel tarihlerimizin hem de şirketler tarihinin başarı hikayelerinden çok kaçan fırsatlarla dolu oluşu…

Geriye dönüp bakıldığında alınmamış emlak, gerçekleştirilememiş girişimlerden tutun da her biri kendi piyasasının en büyükleri arasında yer alıp, trendi doğru okuyamadığı için yitip giden firma hikayeleri her yerde.. En güncellerinden biri ise, çok yeni Amerika’dan geldi.

1990’ların internet devi Yahoo yeni kurulmuş Google için 1 Milyon $’ı çok görüyor. Sadece 5 yıl sonra Google’ın piyasa değeri 5 Milyar $ olarak hesaplanırken Devamını Oku »