Anasayfa / manşet (sayfa 30)

manşet

Yüz Şeklinize Göre Gözlük Seçimi

Birçoğumuz için gözlük seçerken en çok dikkat edilen şey, çerçevelerin yüzümüzde nasıl durduğudur. Vaktinizin çoğunu mağazadaki her gözlüğü tek tek denemeye ayırmak istemiyorsanız, alternatifleri önceden azaltmanızda fayda var. Bunun için öncelikle yüz şeklinize ve ten renginize, sonra da hangi çerçeve türünün ve şeklinin sizin için en ideali olduğuna karar vermelisiniz.

Cilt ve ten rengine göre gözlük seçimi

Gözlük seçiminde önemli noktalardan biri renk analizidir. Çerçeve renginin ten rengi ile uyumlu olmasına özen gösterilmelidir. Bunun için ten renginize zıt tonlarda renkler tercih etmelisiniz. Ayrıca dış görünüşünüzde öne çıkan noktalara uygun renk seçimlerinde bulunmalısınız. Saçlarınız kızıl tonlarındaysa güçlü renkler, gri tonlarındaysa açık ve parlak renkler, platin tonlarındaysa da soğuk renkler tercih etmelisiniz. Devamını Oku »

Satış Teknikleri: Neye Niyet Neye Kısmet

Bugün aksesuar satan bir dükkana girdim. Küçük, butik bir yer. Dükkan sahibi tek başına koltuğunda oturuyordu. Kollarını kavuşturmuş, benim ürünlere birer birer bakmamı izledi. Tam kol düğmelerinin yanına geldiğimde, bu ürünleri yurt dışından ithal ettiklerini, aynı ürünleri ünlü bir markanın da getirdiğini ve orada çok pahalıya satıldığını, inanmıyorsam gidip bakmamı söyledi. Daha doğrusu gidip bakmamı azarladı. Konuşma tarzını “azarlama” olarak seçmişti anlaşılan.

Ben sadece pazar günü keyifli keyifli alışveriş yapıyordum. Vitrininde hoşuma giden birşeyler gördüğüm için bu yere girmeyi tercih ettim. Ve kendimi anlamsız bir gerilim hattının içinde buldum. Bir an durup, ne olduğunu anlamaya çalıştım. Ama tüm satın alma motivasyonum bitmişti. Devamını Oku »

Kazanmak da var kaybetmek de..

Koç bizi çağırdığında takdir eder etmez ama en azından endişeli bir halimiz yoktu. Hiç beklemediğimiz bir giriş yaptı: Siz ne yediriyorsunuz bu kıza? 12 yaşındaki kızımız Nehir ve takım arkadaşlarının geçen 3 ayda basketbol antrenman ve hazırlık maçlarında yediği fırçalara tanık olmuştuk ama eşimle buradan sayı yemeyi hesaba katmamıştık.

Fırçanın hemen ardından sporcu çocuk beslenmesi üzerine bir ders, öneriler, kaynaklar derken, Nehir’in basketbol sevgisi evde yeni değişimleri tetikleyerek bizi de içine almaya başladı. Hepimiz açısından dersler bununla sınırlı değildi. Devamını Oku »

Finansal Gelişim için 3 Yardımcı Yöntem

Günümüzde işimiz, hayatımızın belirli bir kısmını değil, en büyük kısmını oluşturuyor. Bazı insanlar sadece 9-5 çalışıyor olsalar dahi, akıllı telefonlarımız ve iş kültürünün evrilmesiyle işimize 7/24 bağlı hale geliyoruz. Birçok insanın çalışma saatleri 70 saatin üzerine çıkmış durumda; çünkü telefonlarımız sayesinde işimiz gittiğimiz her yere bizimle birlikte geliyor. Always On Never Done? kitabının yazarı Jennifer J. Deal bu konu hakkında şu sözleri dile getiriyor: Uzun saatler çalışıldığında, çalışanların hafta içi ailesiyle birlikte vakit geçirme, egzersiz yapma, duş alma, evi temizleme gibi isteğe bağlı gündelik aktiviteleri gerçekleştirmeleri için yalnızca ortalama 3 saatleri oluyor. Günde yalnızca 3 saat! Temelde asla işten uzaklaşmış değiliz.

Neredeyse sürekli çalışmamıza rağmen, maaş günü geldiğinde birçoğumuz yeterince para kazanmadığımızı düşünüyoruz. Devamını Oku »

İlk olarak ne alırdınız?

Dünyada her şeyden bolca var. Sofra; öğrenecek, bekleyecek, üzülecek, aldanacak, ağlayacak, gülecek, şikayet edecek, şükredecek, aşık olacak, küsecek, nefret edecek, sevecek, hediye edecek, bağlanılacak ve buna benzer bir sürü şeyle dolu.

Herkes ihtiyacı kadarını, hatta çoğu zaman fazlasını, mideye indirmeye çalışıyor. Bazen kepçeler çarpışıyor. Sesler yükseliyor. Dişlerimizin arasına giren nefreti bir türlü çıkaramıyoruz. Kürdan yok. Ya da inancımız… Devamını Oku »

Minnettarlık daima işe yarar mı?

Minnettarlık hissi genellikle mükemmel bir özellik olarak düşünülür. Fakat bunda ısrarcı olmak, pek yararlı bir şey değil. Çocuğuna, dünyadaki diğer çocuklar açlıkla mücadele ettiği için yemeğini şükran duyarak yemesi gerektiğini söyleyen anne örneğini düşünün. Çocuğun verdiği ‘O zaman bu yemeği onlara gönder!’ cevabı, doğru olma ihtimali olsa da sadece nankörlük belirtisi değildir, aynı zamanda daha büyük bir soruna işaret eder.

Sahip oldukları için yeterince minnettarlık hissetmediklerini düşünüp bunun için kendilerine kızan insanlara ya da hissettikleri halde bunun kendilerine iyi gelmediğini belirtenlere baktığımızda, bu iki grubun da ortak özelliğinin sahip olmadıklarına odaklanmak olduğunu görüyoruz Devamını Oku »

Başarılı Takım Çalışması ve Sırları

İşbirliği çok daha karmaşık bir hal aldı ancak başarının sırrı hâlâ temel bileşenlerde yatıyor. Günümüzün takımları geçmişin takımlarından çok farklı. Çok daha fazla çeşitlilik arz ediyorlar, dağınıklar, dijitaller ve dinamikler (üyeleri sürekli değişiyor.) Her ne kadar takımlar yeni sıkıntılarla boğuşuyor olsalar da başarılarının özünde hâlâ grupların işbirliğine yönelik temel bileşenler yatıyor.

Takım çalışmasının etkinliğine yönelik temel kavramlar, bu alanda çalışmalarına 1970’lerde başlayan ve organizasyonel davranışın öncülerinden biri olarak kabul edilen J. Richard Hackman tarafından belirlenmişti. Hackman, 40 yılı aşkın bir araştırma sürecinin ardından çığır açan bir içgörüyü fark etmişti: İşbirliğinde en önemli unsur takım üyelerinin kişilikleri, eğilimleri veya davranış biçimleri değildi. Aksine, takımların başarısında “imkan sağlayıcı koşullar” önemliydi. Bizim çalışmalarımızda (“Araştırma Hakkında” kutusuna bakınız.) Hackman’ın belirlediği koşullardan üç tanesinin (zorunlu bir doğrultu, güçlü bir yapı ve destekleyici bir bağlam) takım başarısında hâlâ çok önemli olduğunu gördük. Devamını Oku »

Ona Nasıl “Hayır” Diyebilirim?

Zamanının patronu olmak” isimli eğitimimde katılımcı arkadaşlardan sıkça duyduğum şey, yöneticim benden bir şey isteyince onu erteleyemem ki oluyor. Ona nasıl hayır diyebilirim ki? Hayır demeyi genel olarak bilmediğimizi düşünüyorum. Özellikle de söz konusu olan kişi yöneticimiz ya da çok sevdiğimiz bir kişi ise. Yanılıyor muyum? Siz de hayır deme konusunda sıkıntı yaşıyorsanız bu yazım tam size göre.

Hayır demenize gerçekten neyin engel olduğuna bir göz atalım Devamını Oku »

Acı Veren Duygularınızı Bedeninizden Atma Yolları

Doktorların dediği “vücut asla unutmaz” sözü çok doğrudur! Çünkü yaşadığımız her şey, içimize kazınan tüm travmalar ve yaşanılan zor durumlar aynı zamanda fiziksel hafızamıza da tutunur. Eğer ideal bir dünya düzeninin içinde yaşasaydık, geçirdiğimiz travmaları atlatır atlatmaz etkilerinden kurtularak yepyeni bir algıyla hayata devam edebilirdik. Ancak günümüzde, yaşanan travmaları takip eden stres bozukluklarını atlatmak ve izlerini silebilmek için ciddi bir zamana ihtiyaç duyuyoruz.

Kedileri ve köpekleri düşünün. Bir şeyden korktuklarında, sıkıldıklarında ya da hoşlanmadıklarında hemen silkelenirler. Bu onların vücutlarında biriken elektrik yükünden kurtularak, kendilerini sakinleştirme biçimleridir. Devamını Oku »

Öğrenmeyi Alışkanlık Haline Getirin

Dünya her geçen gün değişirken; kimilerimiz yeni bilgi denizlerine açılıp gelişiyor, kimilerimiz aynı bilgi havuzunda yüzüyor. Ömrümüzün her evresinde, bizi güncel ve sağlıklı tutan alışkanlıklarımız varsa, farklı bir keyifle yaşayıp öğreniyor ve bu değişimle birlikte yol alıyoruz. Çocukluğunuzu düşünün; sizlere neler öğretildi ve yaşam kalıplarınız, alışkanlıklarınız haline geldi? Alışkanlıklar sizin kim olduğunuz hakkında en önemli ipuçlarıdır. İşte bu sebeple, öğrenmeyi bir kez alışkanlık haline getirebildiğinizde hünerlerinize siz de inanamazsınız. Öncelikle alışkanlıklar ve öğrenme konularına ayrı ayrı biraz değinelim.

Alışkanlıklar; sevdiğimiz bir aktiviteyi yapmaya ve kendinize özel bir zaman yaratmaya yardımcı olur Devamını Oku »