Anasayfa / Motive Olmak (sayfa 10)

Motive Olmak

Motivasyon ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Mutlu Bir Hayat Tamamen Sizin Elinizde

İnsanların genel itibariyle şöyle bir önyargıları var. “Eğer biri mutluysa, mutlaka hiçbir kaygısı yoktur.” Bu varsayım bazen doğru bazen de yanlış. Şöyle ki.. Etrafınızda hiçbir şeyi dert etmeyen mutlu insanlar olabilir. Ancak bu genelleme herkes için doğru mudur? Yani gerçekten mutlu insanların dert edecek hiçbir şeyi yok mudur?

Öncelikle bu soruya yanıt verebilme için mutluluk kavramını tanımlamamız gerekiyor. Herkes mutluluğun ruhsal bir durum olduğunu düşünür. Ancak mutluluk, pozitif bir ruh halinin durumudur. Bu tanımlama daha doğru ve açıklayıcı olur. Negatif insanlar, mutlu bir durum içinde dahi sorunlar bulabilirken, pozitif insanlar bunun tam tersini yaparlar. Devamını Oku »

Bildiğimiz ama Hayata Geçiremediğimiz 13 şey

Bir şeyi hayata geçirmek ile o şeyi bilmek arasında o kadar fark var ki.. Çünkü bazen durumun farkına varmamıza rağmen, hayatımızın içine sokmayı maalesef beceremeyiz.

İşte öğrendiğimiz ancak uygulamadığımız yaşam bilgilerinden birkaçı.

1. Bugünün işini yarına bırakma. İşinizi erken bitirdiğinizde, hayatınızı bu bilginin rahatlığıyla geçirebilirsiniz. Ancak birçoğumuz bunun yerine zor olan yolu, yani sürekli ertelemeyi tercih edebilir.

2. Kötü antreman, hiç antremandan iyidir. Buna rağmen, kaç kere kendinizi bugün spor yapamayacağınıza ikna etmeye çalıştınız? Çünkü ya çok yorgundunuz ya da işten geç gelmiştiniz, zaten yapsanız bile verimli bir antreman olamayacaktı değil mi? Devamını Oku »

Yaşam ve İş Dengesini Nasıl Sağlarsınız?

Geçmişte birisinden “iş” diye duyduğumuzda hafta içi çalıştığımız 8 saatlik zaman dilimi gelirdi. Arta kalan zamanlarda -ki buna hafta sonu da dahil- bireylerin sosyalleşmesi ve kaliteli zaman geçirmesi için yeterliydi. Ancak günümüzde artık bu böyle değil. Teknoloji ve mobil ağların gelişimi dolayısıyla artık her an kişiye ulaşabilme beklentisi ve özgürlüğü, sapma nedeninin en temel faktörü olarak gösteriliyor.

İş ve yaşam dengesi arasında ince bir çizgi var ve bu dengeyi kurmakta zorluk çeken Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Kore gibi sanayi üretiminin liderleri diyebileceğimiz ülkeler ile diğer gelişmekte olan D-8 ülkeleri (Türkiye, Mısır, Endonezya, Iran, Malezya, Nijerya, Pakistan ve Bangladeş) maalesef sınıfta kalan ülkeler arasında başı çekiyor. Devamını Oku »

Seni Duraksatan Soruların Farkında mısın?

-Nasılsın?
-İyiyim, teşekkürler. Ya sen?
-Ben de iyiyim…

Yukarıdaki diyaloğa her gün en az 5 kere maruz kalıyoruzdur.

Soru basit: Nasılsın?

Genelde sorular basit olur. Kolay olur. Soru soran rahattır. Gerilmesine neden olacak bir şey yoktur ortada, çünkü soru soruyordur. Soru işaretini elinde tutar ve ister ki bir cevap gelsin ve kafasını karıştıran şeyi noktalı hale getirsin. Devamını Oku »

Sadece İsteyince Olmuyormuş

Duraklar dolup taşıyor, bizler itiş kakış… Yorgunuz, havasızız… Bir kere adapte olduk mu kimse bizi yerimizden kıpırdatamıyor. İstiyoruz. Her şeyi istiyoruz. O kadar çok istiyoruz ki bir süre sonra neden istediğimizi hatta neyi istediğimizi bile unutuyoruz. Ama bu olduğumuz noktadan ayrılmamıza engel olmuyor. Gelecek, diyoruz, olacak, sevecek, gidecek, bilecek, başlayacak, bitecek, çıkacak, soracak, bakacak, kalacak…

Peki sonuç?

Durun durun beni yanlış anladınız! İstediğin şeyleri geride bırak demek istemiyorum. Aslında tamamen “isteyince olmuyormuş” diyorum. Devamını Oku »

Gemi Batarken İlk Kim Atlar?

Gemi batarken en önce kim atlar? Bu yazımızda klişeleşmiş olan bu sözü işlemek istedik. Bu soruyu halk arasında sorduğunuzda verilen ortak cevap “farelerin” olduğu son atlayanların da “kaptan” olduğu söylenir. Peki gerçekte böyle midir?

Aslında işin özü biraz farklıdır. Metaforsa, metafor. Gerçeklikse, gerçeklik. Gemi batarken ilk yüzme bilenler atlar. Bu sözü geçtiğimiz yıl Peryön kongrede bir konuşmacıdan duymuştum. (affına sığınarak konuşmacıyı hatırlayamadım) Söz o kadar güzel ki. İçinde derin bir anlam yatıyor. Devamını Oku »

Yaşamı Fark Etmenize Yarayacak 12 Yöntem

Yaşamı dikkatli bir şekilde yaşamak, bir uykudan uyanmak gibi. Bir süredir bulunduğunuz derinliklerden çıkmak, gelecekte ne yapacağınıza kilitlenmiş olan düşüncelerinizden kurtulmak, başkalarının söylediklerini bir kenara bırakmak, sizi kızdıran veya sizde stres yaratan şeyleri arkada bırakmak ve yaşadığınız zamana odaklanmak demek. Akıllı telefonlar ve sosyal medyanın içinde kaybettiğiniz zihninizi yeniden bulmak demek.

Hayatı dikkatli yaşamak için çaba harcamaya değiyor çünkü bu sayede hayatı ıskalamamış, yaşadığınızın farkına varmış oluyorsunuz. Uyanık olmak demek, içinizde neler olduğunun bilincine varmak ve daha bilinçli tercihler yapmak anlamına geliyor.

Peki yaşamı daha dikkatli yaşamanın yöntemi nedir? İşte hayatın farkına varmanızı sağlayacak 12 yöntem: Devamını Oku »

Heves Kırıcılara Dikkat

Yok mu çevrende?

Vardır var…

Hani senin ruhun kabarınca gelip pat diye iğne batıranlardan bahsediyorum.

İçi geçmiş laflarıyla yüreğini daraltanlar…

Yok mu bahçende?

Vardır var…

Hani ellerinle ektiğin çiçeklere burun kıvıranları diyorum. Hayatında hiç papatyası olmamış olanlar…

Ağacından meyve çalıp, tek ısırıkta toprağına tükürenler…

Yok mu sabahında?

Vardır var… Devamını Oku »

Yaşamın olağanüstü olması için mükemmel olması gerekmiyor!

Geçtiğimiz gün bir sohbet sırasında konu açıldı; spor yaparken vücut performansımı ölçecek profesyonel bir saat almak istediğimden bahsettim çünkü gerçekten çok istiyordum kendimi takip edebilmek için ama bi’şeyler bahane oldu almadım, alamadım. O anda karşımdaki güzel ruhlu insan dedi ki; “alma alma bende var zamanında aldım ama hiç kullanmadım sana getireyim, kısmeti senmişsin.” O an nasıl mutlu oldum ama yine insanım ya içimden şeytan geçti “acaba markası ne” diye :) Çünkü aklımda ve gönlümde 2 marka ve model vardı, biri Polar diğeri Garmin. Bugün saatim geldi, görünce yüzümde oluşan gülümsemeyi görmenizi isterdim. Almaya gitsem muhtemelen onu alırdım. Tabi sonrasında çocuk gibi herkese anlattım, sevinci paylaşmak gerek bulaştırmak gerek herkese. Devamını Oku »

Doğru zaman, doğru insan ve en gerekli şey?

Güzel bir Tolstoy hikayesi var. Doğru zaman, doğru insan ve en gerekli şeyi anlatır. Güzel de bir yere bağlar. Şöyle ki…

Bir zamanlar kralın biri şayet bir işe doğru zamanda başlamayı bilirse, kimin sözüne kulak verip kimden uzak duracağını bilirse ve de hepsinden önemlisi, her zaman yapması gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirse, giriştiği hiçbir işte başarısızlığa uğramayacağını düşünmüş.

Bu düşünceden hareketle bütün krallığına kendisine bir iş için en doğru zamanın ne zaman olduğunu, kendisi için en gerekli insanların kimler olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretecek kişiye büyük bir ödül vereceğini duyurmuş. Devamını Oku »