Anasayfa / Motive Olmak (sayfa 10)

Motive Olmak

Motivasyon ile ilgili haberler ve genel bilgilerin olduğu kategori sayfası

Ruhunu yüzüne giyecek kadar cesur musun?

İnsan, her istediğini yapamayandır. Yaparsanız, insanlıktan çıkmış olursunuz.” Evet eğer gerçekten ‘insansan’, layıkıyla ‘insansan’ her istediğini yapamazsın, herkesi ve her davranışı işine geldiği gibi yorumlayamazsın, öfkenin gerçek muhattabı dururken aklından geçen her insana sataşamazsın, sen öyle zannediyorsun diye kendi zan’larını veya hüsnü kuruntularını gerçek kabul edemezsin, kalp kırma veya can yakma telaşında olamazsın, kendi ayıbın dururken başkalarını ayıplayamazsın, eleştiri ile düşmanlığı, kendini savunma ile küstahlığı birbirine karıştıramazsın… Devamını Oku »

Seçim sana aitti, şimdi ne oldu?

Yine gece geç saate kadar uyuyamadın değil mi?

Kim bilir neler düşündün… Üzüldün, pişman oldun, ah dedin ah…

Neden bunu seçtim?

Sana bir sır vereyim mi?

Hayatında her saniye seçim yapmak durumdasın, kabul ediyorum ki bazı tercihlerin sonunda hayatın değişiyor.

Bazen fırsatlar sıralanıyor ayaklarına ve sen…

Evet, kararımı verdim diyorsun ve balıklama pozisyonuna geçiveriyorsun. Çok mutlusun. Devamını Oku »

Ölüm çok yakın değil mi?

Ölüm çok yakın değil mi? Bir gün eve o çok uğraşıp da girdiğin işin müjdesini vermek için geldiğinde, avucun kadar bir organının, kalbinin istifa ettiğini, o güne kadar yaşadığın ama artık bir son’un geldiğini düşünsene. Sanki hiç bir zaman ölmeyecekmişiz gibi, sanki gençler ölmezmiş gibi. “Daha dur, 25 yaşındayım” kaç mezar var dünyada sadece 40 cm boyunda? Kaç ölüm var daha hayatın ne olduğunu anlayamamış çocuklarda?

Bugüne kadar hep başkasına göre yaşamadık mı aslında? Filancanın oğlu şu okulda okuyor diye, filancanın altında şöyle araba var diye imrenmedik mi hep ? Ve farketmedik ki onlara imrenirken bizdeki güzellikleri. Devamını Oku »

Dünyayı başkalarıyla paylaşmasını bilmek

Çoğulluğun ve farklılığın bastırılması, aslında kamusal alanın yok edilmesi ve bütün ötekilerin boyunduruk altına alınması sonucunu getirir. Ya da gerçek dünyanın yerine, ötekilerin var olmadığı muhayyel bir dünyanın geçirilmesine yol açar. Bu tehlikeye, politik alanın donmuş kimliklerden arındırılması, çeşitliliğin ve yenilenebilirliğin korunmasıyla ve kimlik dediğimiz şeyin kutuplaştırılmış, kalıplaştırılmış tanımlara hapsedilmesini reddederek karşı koyabiliriz. Bunu, şu anda var olan ‘çoğul kimliğimizi’ oluşturan farklı kimlik boyutlarımızı bastırarak, inkar ederek değil, tersine hem kendimiz onları tanıyarak, hem de başkaları tarafından tanınmaları için politik alanda mücadele ederek yapabiliriz; yani, bir yandan kimliğimizin reddedilen, ezilen yönüne sahip çıkarken onun içine hapsolmayarak!

Kendilik dediğimiz şey aslında bir çoğulluktur, kimlik de yapıp ettiklerimizin, söz ve eylemlerimizin ürünü… Devamını Oku »

Daha ne kadar bekleyeceksin?

Bir şey istiyordum, sonra o şeyi yapmak için bekledim, bekledim, sonra biraz daha bekledim ve tam 1 yıl önce kafamın içinde, gözlerimin önünde bu soru belirdi:

“Daha ne kadar bekleyeceksin?”

Mevcut yaptığım işimde gayet iyi gidiyordum, 09.00-18.00 bir çalışma temposunun üstüne bir de hafta sonu tatili sürdün mü tadından yenmez bir işim varken içimden bir ses devamlı olarak “eksik” diyordu.

Bir şeyler eksik…

Neyin eksik olduğunu bulmam çok fazla zamanımı almadı, beni neyin sarmalayabileceğini biliyordum.

Haydi Tuğçe, dedim. Başlıyoruz! Devamını Oku »

Neden şimdi olmadı? Neyi yanlış yaptım?

Bazen bir şeyler isteriz. En umutsuz anımızda, en derinden…O an olsun isteriz ve sanki o an olmazsa asla olmayacak gibi gelir. Bekleriz. Ve olmamıştır. Hayal kırıklığı yaşarız. “Neden? Neden şimdi olmadı? Neyi yanlış yaptım? Neyi eksik veya fazla yaptım?” diyerek kendimizi hüzün ve acıya boğarız…Ve bir süre sonra geçer acımız. Dileğimizi de unuturuz, acımızı da…

Günler, haftalar, aylar ve belki yıllar kovalar birbirini. Dileğimizden bambaşka yerlere sürülenmiş, bambaşka hedefler peşinde koşmuşuzdur. Hayal ettiğimiz, dilediğimiz noktadan çok uzaktayızdır. Ama evrende bir şeyler olmaktadır. O en derinden dilediğimiz Devamını Oku »

Motivasyon nedir? İnsanı ne(ler) motive eder?

Gündelik yaşamımızda sürekli olarak karşımıza çıkan motivasyon kelimesi en basit şekliyle şöyle tanımlanabilir. “Bir işi yapmak için içimizde duyduğumuz güçlü istek”. Motivasyon kelimesi latince movere “harekete geçmek” sözcüğünden ortaya çıkmış bir kelime olup bizlerin harekete geçmesine yardımcı olan en önemli unsurlardandır diyebiliriz.

Halk arasında motivasyon, daha çok moral terimiyle birlikte anılsa da moral ve motivasyon birbirinden farklı kelimelerdir. Motivasyon bizi harekete geçiren bir güç ise, moral ise bizim ruhsal durumumuzun daha çok nasıl olduğu ile ilgilidir. Yani o anki duygu durumumuzu gösteren bir göstergedir. Genellikle her iki kelime de birbirleriyle kullanılmakta olup birbirlerinin anlamlarını tamamlayıcı nitelik Devamını Oku »

Hayatınıza kim ya da ne yön veriyor?

Hayatınıza kim ya da ne yön veriyor? Diğer insanların sizden beklentileri mi? Başka birine kendinizi ispat ediyor olmanız mı? Ailenizi mutlu etmek mi? Başkaları tarafından  onaylanmak mı? Yoksa kendinizi kendinize kanıtlamak mı?

Bu bölüm yaşamımızı bizzat yönlendirmemiz için yapmamız gereken daha derin bir çalışmayı ele alıyor. Burada iş ortamı, ilişkiler, aile, sosyal çevre, hatta tüm toplum açısından yaşamımızın bütün alanlarını yönlendirmekten söz ediyoruz aslında. Warren Bennis iç dünyasını irdelediği An Invented Life kitabının ilk sayfalarında bu fikri işliyor. Devamını Oku »

Pencereni değiştir

“Pencereni Değiştir” kampanyasına hoş geldiniz!

Kampanyanın amacı algımızın, davranış ve duygularımıza olan yansımasını görmek… Bugün en az bir olaya, duruma ya da kişiye baktığımız noktayı değiştireceğiz. Nasıl mı?

Algılarımız inançlardan, tecrübelerden, travmalardan ve daha birçok farklı nedenlerden beynimize yerleşiveriyorlar. Artık dünyayı onlardan öteye göremez hale geliyoruz. Peki yıllarımızı vererek edindiğimiz, canımız, bir tanemiz bakış açımızı nasıl değiştireceğiz dersiniz? Devamını Oku »

Ne zaman uçmak ister insan?

Ne gerekiyor diyorum içimden, uçmak için ne lazım bize? Hamur kızartması gibi mi hayat, arkanı dönersen kararır mı ansızın… Çuvala sığdırır gibi tıkıştırdığımız anılarımızdan hangileri ütü istemez bugün? Açmaya yüreğimiz var mı bayatlamış hayallerin ağzını, yoksa her birinin küflenmesi işine mi gelmiş sinmiş cesaretimizin? Kanatlar nerede diyorum içimden, insan uçabilir mi gerçekten? Zifiri bir aşkın kuyusunda mı çeker gökyüzü kendine?

Çok mu ıssızdır en tepedeki düşlerimiz,

Yoksa yürümek zor geldiğinde mi dokunmak isteriz bulutlara… Devamını Oku »