Anasayfa / manşet (sayfa 10)

manşet

Kendi kariyerinizi baltalamanın 10 altın kuralı (!)

Kariyerinizde bir yere gidemediğinizden mi şikayetçisiniz? Çevrenizdeki iş arkadaşlarınız başka şirketlerden teklif alıyor, şirket içi terfiler söz konusu olduğunda hep başkalarının adı geçiyor, siz ise kendinizi görünmez gibi mi hissediyorsunuz? Hep talihsizliğinizden şikayet ediyorsunuz, haksızlığa uğruyorsunuz, her şey kontrolünüz dışında gelişiyor… Gerçekten de öyle mi?

Fast Company yazarı Stephanie Vozza‘ya göre, iğneyi başkalarına çuvaldızı kendinize batırmanın zamanı gelmiş olabilir. Çevrenizdekileri suçlamak, her türlü hatayı, talihsizliği veya olumsuz gelişmeyi kendiniz dışındaki etkenlere bağlamak aslında işin kolayına kaçmak ve kaderci bir şekilde durumunuzu kabullenmek anlamına geliyor. Böyle bir bakış açısı yerinde saymanızın en büyük sebebi. Tarafsız bir durum değerlendirmesi yapın ve kontrolü elinize alın. Devamını Oku »

Mutsuz Olmak

Aman Allah’ım! Bu çağda mutsuz olmak, mutsuz gözükmek ne kadar acizlik göstergesi. Sosyal medyanın mutluluk çağlayanlarında kirli bir “şey” gibi mutsuz gözükmemiz, ya da hiç oralarda olmamak kabul edilir değil. İletişim Yayınları’ndan çıkan Alman felsefeci ve yazar Wilhelm Schmid’in “Mutsuz Olmak, Bir Yüreklendirme” kitabı 92 sayfa olmasına rağmen boyundan büyük bir ağırlık kaplıyor. Bir günde okunabilecek ancak bir günde sindirilemeyecek yoğunlukta ve lezzetle tatlar bırakıyor zihnimizde. Toplam 10 yazıdan oluşan kitabın içinde mutluluk ve talih ilişkisi, hoşnutluk, ebedi mutluluk, hayatın bereketi, depresif olmak, uçurumun kıyısında yaşamak, mutsuzlukla beraber yaşamak için rehber ve melankoli üzerine çok derinlikli, güzel yazılar mevcut. Devamını Oku »

Değişim Sorularla Nasıl Başlar?

Nasreddin Hoca karısıyla bir yaz gecesi damda yatarken, artık ne olduysa olmuş, damdan aşağı düşüvermiş.

Gürültü patırtı derken, Hoca’nın başına toplanmışlar. İçlerinden biri:

– Hocam, hâlin nicedir; ne yapalım, deyince:

– Tez, demiş, bana bir damdan düşen getirin. Hâlimden ancak o anlar!

Benim değişim ve dönüşüm yolculuğum da sorularla başladığı için biraz Nasrettin hoca misali düşünebiliriz.

39 yaşımda 40’a doğru giderken hayatımı hiç sorgulamadan yaşadığımı fark ettim. Lise derken üniversite, derken iş, derken evlilik sonra çocuk… Ben sabah işe akşam eve gidip gelirken 39 yaşıma gelmişim 40 kapısında bekliyor buldum kendimi. 40 yaş ise benim zihnimde “hayatın bittiği, unun elenip eleğin duvara asıldığı” yaştı. Bu dönemde çok korktum ve ilk kez “ben ne yapıyorum? ” dedim… Devamını Oku »

AMA’larla Birlikte Yola Çıkabilmek

Bence hayatta “doğru” diye bir şey yok, “uygun” diye bir şey var. Örneğin kişiye uygun iş var, kişiye uygun arkadaş var. İşe alımda, kötü aday yoktur mesela, uygun aday ya da uygun olmayan aday vardır. Hatta iyi ve kötü insan değil kişiye uygun eş vardır yalnızca. Bir şeyin uygun olup olmadığını bilmek için de elbette önce kendimizle ilgili sahip olmamız gereken temel bilgiler, farkındalıklar var.

Çocuklarımız üniversite ve bölüm tercihlerini nasıl yapsınlar? Doğru tercihi yapmasınlar, kendilerine uygun tercihi yapsınlar. Bunun için ise uygun işleri tanımlamalıyız, ondan önce de çocuklarımızı tanımalıyız, bilmeliyiz. Bu yaşa gelene kadar da kendisi ile ilgili de keşifler yapmasına izin Devamını Oku »

İş yerinde YARATICILIK geliştirmek için tavsiyeler!

Yaratıcılık kavramı bir zamanlar daha çok hobiler ve bazı yenilikçi iş meslekler için kullanılırdı. Bugün ise küresel düzeyde bir yaygınlık kazandı. Şirketler bünyelerinde yaratıcılığı geliştirmeye çalışmaktadır.

Hongkiat’ın bir raporuna göre, Google işyerinden yaratıcılığı güçlü bir biçimde desteklemek için “%20 programı” adını verdikleri bir uygulama başlatmış. Buna göre, geliştiricilerine çalışma saatinin %20’sini kendi projelerini geliştirmeye ayırmalarına izin veriyor. Bu yaklaşım tarzı bir çok işyerinde de rağbet buldu ve şirketlere büyümek için yeni fikir ve stratejiler kazandırmaya başladı.

Aşağıda, Forbes Koçluk Grubu’nun 15 üyesi, yöneticilerin farkında olmadan yaptıkları yaratıcılığı öldüren birer davranışa dikkat çekmekte ve buna karşılık da yaratıcılığı teşvik edecek birer önerilerini paylaşmaktadır. Devamını Oku »

Nasıl Oluyor da Bazı İnsanlar Daha Kolay Motive Oluyor?

Öğrenciyken okulda, çalışırken iş yerinde nasıl oluyor bir “havuç” birilerini motive eder ve hızla koşmasını sağlarken diğerleri üzerinde etkisiz kalıyor?

Aslında bu sorunun cevabı hormonal farklılıklarda gizli. Yakın zamanda okuduğum bir makalede, Conneticut Üniversitesi Davranışsal Nörobilim Dalı Başkanı John Salamone’un açıklamalarıyla öğrendiğime göre, dopaminin beynin hangi bölgede daha yoğun bulunduğu, kişisel motivasyon farklılıklarını belirliyor.

Dopamin, genellikle mutluluk hormonlarından biri olarak bilinir. Mutluluk hissi vermesinin yanı sıra dopamin insanlarda ve hayvanlarda birçok fonksiyona sahip Devamını Oku »

İşte size okumanız gereken 7 işletme kitabı

Yaz tatili; İşini kurmanın ilk safhalarında olan girişimciler ve hızlı büyüyen bir şirketi yönetenler için bu iki kelime hiç biraraya gelmiyor olabilir ancak kabul etseniz de etmeseniz de yazın işler yavaşlar, beraber çalıştığınız tedarikçiler tatile çıkar, iş arkadaşlarınız seyahat eder, işlerde duraklamalar, gecikmeler olur. Tatile çıkanlardan biri olsanız da, iş seyahatleri arasında kendinize ancak birkaç saat ayırıyor olsanız da, kendi işletmenize yardımcı olacak işletme klasiklerini okumak için zaman ayırmanız yararlı olacaktır.

Günümüzün iş trendlerini ve modern işletme teorilerini detaylandıran kitaplara gömülmek yerine, klasiklerden ilham almak çok daha sağlam bir görüş kazanmanıza yardımcı olacaktır. Evet, bu kitapların dijital odaklı pazarlama planları veya leanmetodolojinin yararlarıyla ilgili bilgi vermeyeceği doğrudur ancak zaman aşımına uğramayıp halen günümüzün iş realitelerini yansıttıklarına kimi zaman şaşkınlıkla kimi zaman hafif bir gülümsemeyle şahit olacaksınız. Devamını Oku »

Kendinize yatırım yapın!

Önceki yıllarda yaptığınız hatalardan gerçekleştiremediğiniz planlara dek tüm hayal kırıklıklarınızı unutun. Geçmiş zaman için “ah vah” demek yerine, 2018’i kendiniz için en verimli şekilde geçirmenin planlarını hazırlamaya başlayın.

Zaman, daima insanlığın en büyük bilmecelerinden biri oldu. İnsan, tarih boyunca zamana boyun eğmeyi de onu denetlemeyi de denedi. Yaşamın içinde akıp geçenleri durdurmaya, anlamaya hatta onlarla birlikte koşmaya uğraştı. Zamanı bölüp parçaladı, anlara sabitledi: Tarihler, mevsim geçişleri, bağ bozumları, festivaller, yıl dönümleri gibi birçok farklı dönem icat etti. Doğanın gece ve gündüzlerini saatlere, dakikalara böldü. Güneş çevresinde dönüşünü yıla, yılları da mevsimlere ayırdı. Sonra da her dönümde geçmişi anmanın, anı yaşamanın ve geleceği planlamanın yollarını aradı. Devamını Oku »

Tanıdığın bir “Yerini Bilci” var mı?

Az önce İzotomi blog sayfasında gezinirken Umut Kısa’nın “Ya istediği farklıysa” başlıklı yazısını okudum. Meslek seçimi aşamasında olan bir öğrenci ile olan görüşmesindeki diyaloğu aktarmış. Bu diyalog beni aldı nerelere götürdü dersiniz?

Sevgili okur, saygıdeğer kişi,

Sakın kıpırdama, olduğun yerde kal ve bir kendine bak. Yüzünü görmek istiyorsan hemen bir ayna bul kendine. Devamını Oku »

Başarılı İnsanların En Temel 3 Özelliği

Benzer listelerde yer alan, sabırdı, meraktı, erken uyanmaktı vs geçiyorum ve en temeldeki üç özellikten bahsedeceğim..

1- Kendini bilmek

Kendini bilmekten kastım kendini tanımak. Yani enerjin ne zaman düşer ne zaman yükselir, günün hangi saatlerinde daha zinde ve üretken olursun, nasıl insanlarla nasıl başa çıkarsın gibi soruların cevabını bilir ve buna göre yaşarsanız başarılı olmanız kolaylaşır. Ayrıca önceliklerinizi bilmelisiniz.

Örneğin, Steve Jobs yaşamının son 33 yılında her sabah kendine şunu sormuş: “Eğer bugünün hayatımın son günü olacağını bilseydim, bugünü nasıl geçirirdim?”.

Benzer şekilde Benjamin Franklin’in yayınlanan günlüklerinden öğrendiğime göre Devamını Oku »