Anasayfa / İnsan İlişkileri / Neden aynı şeyleri tekrar tekrar yaşarız?

Neden aynı şeyleri tekrar tekrar yaşarız?

Allahım neden ilişkilerim hep aynı bitiyor? Neden hep aldatılıyorum ben? Neden benim başıma geliyor hep aynı şeyler?” diye başladı söze. İlk sevgilisi onu aldattığı için ayrılmıştı. Sonra nişanlısını sekreteriyle yakalamıştı. Altı yıllık evliliği de bir başka kadın yüzünden bitmişti. Artık erkeklere güvenmiyordu. “Her erkek aldatır” diyordu. Bu korkusu yüzünden eşinden ayrılalı 3 yıl olmasına rağmen yeni bir ilişkiye başlayamıyordu. Birkaç kişi çıkmıştı karşısına ama bir türlü onlara güvenemiyordu. Zaten mutlaka da yalanlarını yakalıyordu. Hayatını, şansını, erkekleri, başka kadınları, Türk toplumunu neredeyse herkesi suçluyordu. 

Yaşadıkları gerçekten zor olaylardı. Umudunu yitirmişti. Yalnızlık da zordu ama kimseye güvenemiyordu. Büyük bir çıkmazda, mutsuz ve çaresizdi. “ Bir yolu yok mu? Değiştirmenin bir yolu yok mu?” diye sordu. “Elbette var.. ve bu yolda birlikte yürüyeceğiz..” dediğimde, ilk kez gözleri ışıldadı.

İnsanoğlu, duyduklarını, gördüklerini, hissettiklerini zihninde değerlendirir ve bir sonuca varır. Algıladıklarının sadece odaklandığı kısmını alır ve diğerlerini siler. Ve olayları, bilgileri, davranışları, hisleri kıyaslar. Başkalarıyla, öncekilerle, sonrakilerle, benzerleriyle, zıtlarıyla…. Son olarak da geneller. Hep öyle olduğu sonucuna varır. Birden fazla yaşamışsa, duymuşsa, okumuşsa ve birden fazlasıyla farklı veya benzerse, bunu geneller. Bir yargıya varır. İşte inançlar da böyle oluşur.

İlgili Yazı :   "Müşteri sadakati" oluşturmanın 5 kuralı

Boğulmaktan korkan bir insan, bin kişilik bir plajda bir kişi boğulduğu zaman, geriye kalan dokuzyüzdoksandokuz kişinin boğulmadığını fark etmez. Hele kendisi de bir boğulma tehlikesi geçirmişse, artık onun için deniz tehlikelidir. O boğulan kişinin yüzme bilip bilmemesi, alkollü olup olmadığı gibi bilgileri araştırmaz. Sadece boğulmaya odaklanmış ve denizin tehlikeli olduğu inancını oluşturmuştur bile.

Hayal kırıklıklarıİşte hayatımızda böyle inançlar geliştiririz. Bunları gerçek kabul ederiz. Gerçekleri kendi bakış açımızla oluşturduğumuzu fark etmeyiz. Oysa inandığımız şey gerçeğin kendisi değildir. Bizim onu zihnimizde algılamamız ve şekillendirmemizdir.

Zihin neye inanıyorsa, onun gerçeği işte bu şekilde o olur. İnançlarımız bir süre sonra gerçeğimiz olur. Neye odaklanır, zihnimizde neyi oluşturursak, hayatımızda da onu yaşamaya başlarız. Çünkü, zihnimizde, düşüncemizde ne varsa, davranışlarımızda da onu yaşarız.

Düşünceler davranışları, davranışlar da yaşam şeklini oluşturur. Zihinde ne varsa, davranışlarda o, dolayısıyla yaşamda da o vardır.

Biz neye odaklanır, yani neyi seçersek, onu gerçeğimiz yaparız. Hep aynı düşünerek, hayatımızda hep aynı gerçekleri yaşamaya başlarız. İnançlarımız gerçeklerimizi oluşturmaya, olayları kendi inançlarımızla anlamlandırmaya ve yorumlamaya, hatta yaşamaya başlarız.

İlgili Yazı :   Sorun Ahlak ve Kültür'de

Karda düşeceğimize inanıyorsak, düzgün basamaz düşeriz. Çünkü inancımız neyse davranışımız o doğrultudadır. Yapamam dediğimiz hiçbir şeyi yapamayız. Başaramam diyorsak, burnumuzun dibindeki fırsatı göremez başarısız oluruz. Aldatılacağımıza inanırsak aldatılır, kaybedeceğimizden korkarsak kaybeder, düşeceğimize inanırsak düşeriz.

Olayları tekrar tekrar yaşamak istemiyorsak, düşüncelerimizi değiştirmeyi başarmalıyız. Bu yolda doğru ve emin adımlarla yürüyerek, hayatımızı değiştirebiliriz.

Saygılarımla.

Yazan : Fatoş Cömert
İlişki Terapisti/Bireysel ve Kurumsal Gelişim Danışmanı

Hakkında Özgür ŞAHİN

Türkiye'nin en büyük kişisel gelişim sitesi olan kendinigelistir.com projesinin sahibidir. 2006 yılından bu yana #kişiselgelişim alanında birçok yeniliği bünyesinde bulundurduğu sitede "beden dili, iletişim teknikleri, başarı hikayeleri, motivasyon teknikleri, özgüven gelişimi" gibi bir çok ana tema üzerine yazar, çizer, karalar, öğretmeye çalışır.

7 yorum

  1. Tabi ki düşüncelerin değişimi,geleceğimize bakışımızı ve davranışlarımızı etkiler ama yaşadıklarımızı sırf yanlış düşünüyoruz diye,yanlışa denk geldiğimizle açıklamak mantıksızca geliyor bana.bence terapistlerin bile şaşkınlıkla bakacağı “şanssız” durumlar olmalı.yani sırf etiket koyma çabasına girip,tüm şanssızlığı kabullenip,farklı türde insanlara ilgi duyması için yönlendirmek yerine,”yanlış baktın,yanlışlık yaşadın” felsefesi veya etiketi,oldukça saçma.

  2. Bu güzel yazı için teşekkürler.. hepimizde böyle düşünce,inanç ve davranışlar öyle çok ki.. okurken hak verdim ama bunu nasıl değiştirebileceğim konusunda tereddütteyim yine de..

  3. Bence çok doğru ve güzel bir yazı, insan aklı kadar yaşar diye bir söz var zihnimizde yarattığımız şeyler, gerçekler değil zannettiklerimiz ,tabii gerçeklerde var kendi engellerimiz daha çok
    sanırım buda nasıl düşünmemiz gerektiğini bilmememizden kaynaklanıyor…..
    teşekkürler

  4. Merhaba, bende bu yazı için teşekkür ederim.okurken gerçekten etkilendim.yalnız şu cümlede;
    “aldatılacağımıza inanırsak aldatılır, kaybedeceğimizden korkarsak kaybeder, düşeceğimize inanırsak düşeriz.”
    kaybedeceğimizden korkarsak kaybederiz kısmı bana biraz ters geldi, çünkü bence kaybetmekten korkmak, bir bakıma eldekinin kıymetini bilme ve kaybetmemek için önlem almayı gerektirir.korku iyidir tedbir aldırır.sanırım bu kısımda korkmak yerine inanırsak lafını kullanmak daha doğru olur, hem cümlenin yapısına da uyar.bunun dışında yazı gerçekten çok faydalı olmuş.tekrar teşekkürler.

  5. Güzel bir paylaşaım tşk

  6. Cok dogru seyler gercekler bunlar ve hayatimizn bi parcasi
    tsk

  7. çok guzel paylasım tşkler paylaştığın ıcın

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

TAVSİYE

onemli olan destek olmak

Sorunu çözmek mühim değil! Önemli olan destek olmak..

Sevdiğiniz birinin canı yanarken sizin de yüreğinizin sızladığı oldu mu? Başkaları için ...