Anasayfa / manşet (sayfa 61)

manşet

Alışkanlıklar marka tercihlerini etkiler mi?

Birçok etkenden dolayı, süreklilik gösteren ancak bilinçsizce yapılan davranışlar alışkanlıklarımızı oluşturur. Alışkanlıklarımızın devamlılığı çoğunlukla ne hissettiğimizle ilgilidir. Hislerimizi oluşturan ise seçimlerimiz ve kararlarımızdır. Biz bir alışkanlık eylemini gerçekleştirirken, hislerimiz, seçimlerimiz ve kararlarımızla beraber bilinçaltımızı devreye sokarız. Alışkanlıklarımızla bilinçaltımız arasında ciddi bir bağ vardır. Bu bağ bu kadar kuvvetliyken acaba alışkanlıklarımız marka tercihlerimizi etkiliyor olabilir mi?

Bir insanda alışkanlık yaratan her şeyin kendine göre bir nedeni ve mantığı vardır. Alışkanlık sürecinde bilinçsiz ve süreklilik hali gösteren sadece davranışlarımız değildir; kullandığımız markalar da alışkanlıklarımızdandır. Devamını Oku »

Sabır ne büyük erdemmiş!

Sabır ne büyük erdemmiş hakikaten! Yıllardır duyar dururum. Sabır, sabır, sabır… Hiç de sahip olmadığım bir özelliktir ne yazık ki. Düşündüğümü hemen söylemek, hislerimi hemen paylaşmak, aklıma koyduğumu hemen yapmak isterim. Hemen bütün şartlar bana uysun, her şey hemen o isteğime göre planlansın isterim. Ama hayat bu şekilde ilerlemiyor tabii :) Benim dışımda gelişen şartlar da var. Diğer insanların planları, şartları ve istekleri var. Hayatın getirdiği beklenmedik durumlar var. Peki ben bu sabırsızlığımla ne yapacağım? diye benim gibi soranlar varsa :)

Bir kere insan akıntıya kendini bırakmayı öğrenmeli. Bize nedense hep savaşmak öğretildi. İlle de tuttuğunu koparacaksın! Yahu neden kendimi parçalamam gerekiyor ki? Elbette adım atmak önemlidir ama sonrası için biraz da akışına bırakabimek lazım. Geçenlerde Facebook’ta yazmıştım. Hiçbir düğüm ipleri gererek çözülmez. Şöyle gevşeteceksin ipi, bak bakalım nasıl da kendini salıveriyor o düğümler. Aslında bizim kendimize Devamını Oku »

Yetenek nasıl geliştirilir? Olmazsa olmazı nedir?

Herkesin mutlaka kendisine göre bir yeteneği var. Önemli olan yetenek keşfedildikten sonra onu nasıl geliştirdiğiniz? Çünkü yeteneğinizi geliştirmek için mutlaka bir sisteminiz olmalı. Alison Mowbray Olimpiyat Madalyası sahibidir. Lane4 adlı şirkette de liderlik gelişimi üzerine danışmanlık yapmaktadır. Videoda kendisini olimpiyat madalyasına götüren hikayesini anlatmaktadır. Yetenek nasıl geliştirilir? Olmazsa olmaz olan şey sistem midir? Devamını Oku »

İyi eğitimli kişilerdeki “unutkanlık” ciddi bir tehlike olabilir

Üniversite mezunu olan kişilerde unutkanlıkların, felç habercisi olabileceği belirtildi. Hollanda’daki Stroke dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, eğitimi yüksek olan insanların felç geçirmesi olasılığı, daha düşük eğitimlilere kıyasla % 39 daha fazla. Rotterdam’da 20 yıl süresince, sağlıklı ve 55 ile daha yukarı yaşlardaki 9.000 dolayında insan incelemeye alındı. Katılımcılara unutkanlık sorunu çekip çekmedikleri soruldu. 2012 yılına gelindiğinde incelemeye alınanlar arasından 1.134 kişi felç geçirmişti.

Rotterdam’daki Erasmus Üniversitesi’nden araştırmacılar elde ettikleri sonuçları inceledi ve daha önce hafıza kaybından şikayetçi olanlar arasında felç tehlikesinin daha yüksek olduğunu gördü.

Felç tehlikesi, daha ileri düzeyde eğitim görmüş bireylerde, daha da yüksek oranda görüldü.

Erasmus Üniversitesi’nde Nöroepidemiyoloji Doçenti olan Arfan Ikram, eğitimin, beynin, bunama gibi bilişsel hasarlara karşı mücadele edebilmesini gösteren iyi bir işaret olduğunu kaydetti. Devamını Oku »

Beni neler mutlu eder?

Değişim hayatın vazgeçilmezlerinden biri. “Aman olmasın” dediğimiz anda bile değişmeyecek bir hayatı değişecek bir hayatla değiştiriyoruz halbuki.. Hayatta bir çok zorlu deneyimin üstesinden gelebilsek de sıra “beni neler mutlu eder?” sorusunu yanıtlamaya geldiğinde zorlanırız. Sizce, insanlar “beni neler mutlu eder?” sorusuna yanıt vermekte neden bu kadar çok zorlanırlar. Hatta “beni neler mutlu eder?” şeklindeki basit bir soruya yanıt bulunabilmesi için meditasyon, koçluk gibi bir sürü sistemler yaratılmıştır.

Evet, gerçekten de “Beni neler mutlu eder?” sorusunun zorluğu, “evet” ya da “hayır” şeklinde kolayca yanıtlanamamasından değil, verilecek yanıtın başımıza bir sürü iş açacak olmasından kaynaklanır. Çünkü “beni neler mutlu eder?” sorusuna yanıt vermeye başladığımızda “DEĞİŞİM” kaçınılmaz olacaktır. Devamını Oku »

İkna yeteneği sizce bir lider için gerekli mi, değil mi?

Birçok yönetici ikna etmenin en önemli liderlik becerilerinden biri olduğunu düşünmüyor. Ama gerçek liderler bunu bilmekle kalmayıp, hem kişisel hem de profesyonel hayatlarında uyguluyor. Bu noktada aklıma, Steve Jobs’ın hayatını konu alan, yönetmenliğini Joshua Michael Stern’in yaptığı Jobs filmi geliyor. Filmin başlangıç sahnesinde Jobs, 2001 yılında, Apple’ın büyük salonunda tüm ekibe iPod’u anlatıyor. O meşhur konuşmayı hatırlayalım:

Seyrettiğinizde daha da etkileneceğinizi garanti ederim. Bu sunumun bir de sadece ürünün teknik özelliklerini, pazarlama ve satış hedeflerini ortaya koyan bir biçimde yapıldığını hayal edin. Çalışanlar ne denli ikna olurlardı sizce? Devamını Oku »

Mülakatlarda insan kaynaklarının sürekli yaptığı 8 hata

Hep mülakata giren kişi tarafında olduk. Onlar açısından derledik, toparladık. Bu sefer koltukları değiştirdik. İnsan kaynaklarının sürekli yaptığı 8 hatayı tespit ettik. Şöyle bir hikayeyle bunlar ortaya çıktı..

Üniversiteden beraber mezun olduğumuz arkadaşlarıma baktığımda, onlara oranla hatırı sayılır derecede fazla şirkette çalıştığımı ve onların ortalamasından en az iki kat daha fazla mülakata girdiğimi söyleyebilirim. Bu benim sabırsız, hırslı ve kariyer odaklı biri olduğumu mu yoksa ne istediğini bilmeyen kafası karışık bir yeni kuşak olduğumu mu gösterir emin değilim, ancak biriktirdiğim bu tecrübenin beni aşağıdaki yazıyı yazacak kadar uzman yaptığına inanıyorum.

Üstelik bu uzmanlığımı masanın hep karşısında oturarak da edinmedim. Son iki pozisyonumdaki yöneticilik rolüm gereği, hem kendi ekibim, hem de diğer yönetici arkadaşlarımın ekibi için, İnsan Kaynakları departmanıyla beraber çalışarak, ciddi sayıda çalışan işe aldım/alıyorum. Böylece İnsan Kaynakları departmanını ve çalışanlarını, hem girdiğim mülakatlarda karşılıklı sohbet ederek, hem de masanın aynı tarafında oturup beraber çalışarak yakından gözlemleme fırsatı buldum. Devamını Oku »

Neden ilişkilerimde hep yanlış kişiler beni buluyor?

Şöyle durup baktığınızda aslında yanlış kişiler sizi bulmuyor. Neyi hak ettiğinizi düşünüyorsanız, kendinizle nasıl bir ilişki kuruyorsanız, seçtiğiniz kişi de buna benzer davranışlarda bulunacak türde bir kişi olacaktır.

Değer ve sevgi görmediğimiz bir ilişki içinde kalmaya çalışıyorsak bunun sebebi kendimize değer ve sevgi göstermekle ilgili bir sorun yaşamamızdır.

Karşımızdaki kişiyle kurduğumuz ilişkinin kalitesi kendimizle kurduğumuz ilişkinin kalitesini yansıtır.

İlişki kuracağımız kişileri biz seçeriz. Bu seçimlere ihtiyaçlarımız doğrultusunda karar veririz. Kendimizi tanır ve seversek secimlerimiz daha sağlıklı olur. Aksi takdirde hep birbirine benzer ilişkiler kurarız ve bu bir kısır döngü haline gelebilir. Bu nedenle insanın kendine dair farkındalığını arttırması ve fark ettikleri üzerinde çalışması Devamını Oku »

Kariyeri değil “karakteri” geliştirmek

Uzun süredir takip ediyoruz ki gençler için kariyer yapmanın ne kadar önemli olduğu anlatılıyor. Kariyer odaklı konferanslar düzenleniyor, üniversitelerde kariyer günleri yapılıyor ve kariyer odaklı kitaplar yazılıyor. Özellikle iş hayatına yeni başlayan genç yetişkinler, kariyer planlamaları ve iş hayatıyla ilgili kaygılarıyla kariyer basamaklarını çıkmaya çalıştılar. Kariyer basamakları çıkılırken geçilen sert ve virajlı yollar, ast-üst ilişkileri, bazı gençleri profesyonel hayata hazırlarken; hayallerinden, ilhamlarından ve aslında karakterlerinden ödün vermeleri gerekliliğini de beraberinde getirdi.

Kurumsal dünyanın sert zemininde kariyer basamakları çıkılırken, iyi insan olma önceliği ve bakış açısının, başarılı ve üst düzey olma yolunda geride kalması aslında en büyük kayıptı. Bu noktada kariyere yapılan yatırımın ve ayrılan zamanın sosyal kültüre ve karaktere de yapılması zorunluluğu en büyük ihtiyaç olarak ortaya çıkmaya başladı. İş hayatının zorlu patikalarında iyi bir karakteri de yara beresiz taşımak ve geri plana atmamak, kariyer yolculuğunda bireysel hırslardan daha büyük bir çekici güç olabiliyor. Devamını Oku »

Çok yetenekli çalışanlar için tek motivasyon para değil!

Birçok yönetici elindeki değerli yetenekleri elde tutmak ister. Ancak bunu yaparken maliyeti düşük tutmak birincil önceliklerinden biridir. Şimdi size iyi bir haber verelim. Araştırmalar gösteriyor ki çok yetenekli çalışanlar için tek motivasyon para değil! Parasal olmayan ödüller, yüksek maaşlardan daha fazla ilgi çekiyor. İşte devreye sokulabilecek, para ödülüne eşdeğer veya daha değerli görülen üç uygulama.

Zamanı esnetin. Çalışanlara uzaktan çalışma seçenekleri, vardiyalı saatler veya kısaltılmış iş haftaları gibi esnek opsiyonlar sağlayın.

Takdir. En iyiler sıkı çalıştıkları için takdir edilmek ister. Kişisel bir e-posta ya da ortak bir alanda insanlarınızın yaptığı iyi işleri takdir edin. Devamını Oku »